Anadol’dan “Eriyen Hatıralar” ve “pladis Veri Uzayı”

mimarizm.com / 14 Mart 2018
Refik Anadol’un Pilevneli’de gösterime sunulan “Eriyen Hatıralar” adlı sergisi, insanoğlunun anılar ve bellekle ilişkisini son teknolojinin yardımıyla ve beynin olanaklarının sınırsızlığına yoğunlaşarak ele alıyor. Anadol, Eriyen Hatıralar'a paralel olarak Yıldız Holding’de “pladis Veri Uzayı” isimli yeni eserini sergiliyor.

pladis Veri Uzayı

17 Mart'a kadar uzatıldı!

Refik Anadol'un “Eriyen Hatıralar” isimli sergisi yoğun istek üzerine 17 Mart'a kadar uzatıldı. Sergi her gün 10:00 - 18:00 saatleri arasında Pilevneli’de ücretsiz gezilebilir.

Hatıralar nedir, bize ne anlatır? 

“Eriyen Hatıralar” sergisi, Refik Anadol'un 2012 yılında Pilevneli Project’te gerçekleştirdiği sergiden sonra Türkiye'deki ikinci kişisel galeri sergisi. Anadol, 20. yüzyılın başından itibaren sanat ve edebiyat dünyasını meşgul eden “hatıralar nedir ve bize ne anlatırlar?” sorusunun, geçmişle bağlantı kurmanın nispeten kolaylaştığı bu yüzyılda “hatıralar ile ne yapılabilir?” sorusuna dönüştüğüne inanıyor.

İşlerinin temelinde her türlü veriyi görsel materyale dönüştürmek yatan Anadol, bireyin en mahrem verisi olan anıları ve onları hatırlama sürecini, beynin maddeselliğini de gözler önüne seren bir süzgeçten geçiriyor. İleri teknolojiyi ustalıkla manipüle ederek sanatın ve bilimin kesiştiği noktada durmanın sanatçıya tanıdığı olanaklara dikkat çekiyor ve makina zekâsının ferdiyet ve mahremiyetle savaş halinde olmadığı bir sanat alanının ihtimalini sorguluyor.

Eriyen HatıralarEriyen Hatıralar

Antik Mısır’dan Orta Çağ’a kadar birçok düşünür, René Descartes’ın algı konusundaki tezleri, nörolojik hastalıklarla ilgili tıbbi çalışmalar ve geçtiğimiz yıl vizyona giren “Blade Runner 2049 / Bıçak Sırtı 2049” filmi, Refik Anadol’un üretim sürecine giden yoldaki ilham kaynakları arasında. Anadol bu sergide yer alan işlerini, bir anıyı hatırladığımız esnada beynimizde oluşan hareketlerin Kaliforniya Üniversitesi nöroloji laboratuvarlarında kullanılan üstün araştırma odaklı bir beyin dalgası sensörü aracılığıyla algoritmalara dönüştürülmesi fikrinden yola çıkarak üretti. Hatıraların içeriğine değil de hatırlama eyleminin beynin karanlık odalarında yol açtığı titreşimlere odaklanarak oluşturulan bualgoritmalar, aynı zamanda çağdaş sanatta temsil konusunu yeni bir boyuta taşıyan görsellerin yapı taşları.

İzleyiciler bu sergide yer alan heykelleri ve üç boyutlu tuvalleri, mimari ölçekli LED ekranlarda ışık ve projeksiyonlar eşliğinde deneyimleyebilecek. “Eriyen Hatıralar” sergisi Samsung, Godiva, Nespresso ve Jotun’un katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

Anadol’un yeni ilham kaynağı “pladis ve uzay”

Refik Anadol, Pilevneli’deki “Eriyen Hatıralar” sergisine paralel olarak Yıldız Holding’de “pladis Veri Uzayı” isimli yeni eserini sergileyecek. 

Sanatçının Yıldız Holding’in atıştırmalık şirketi pladis’in geldiği yerden ilhamla yarattığı görsel ve işitsel enstalasyon, Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü’nde 9 Şubat’tan itibaren hafta içi her gün 08:30-18:30 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak.

pladis Veri Uzayı

pladis Veri Uzayıpladis Veri Uzayı

İlhamını, antik Yunanca ve Latincede yedi yıldızdan oluşan takım yıldızı anlamına gelen Pleiades, Türkçe’de de yine "yedi yıldızdan oluşan takım yıldızı" anlamına gelen Ülker'den, insanların yıldızlara ulaşma hedefinden ve de NASA’nın geçtiğimiz yıl kamuoyu ile paylaştığı “açık kaynaklı uzay araştırma” verilerinden alan bu sanat eseri, verinin şiirsel bir dilde görülmeyeni görünür kılmasını sağlıyor. Zahiri uzayda çıkılan hayal yolculuğu izleyiciyi ilham ve merak uyandıran bir gerçekliğe davet ediyor.

Eser, yansıtma teknolojisinin yarattığı sanal mekân ile izleyicinin yer aldığı fiziksel mekân arasındaki eşiğe dikkati çekmekle birlikte; algının göreceliliği ve onun çevremizi ve anlayışımızı nasıl etkilediğini sorgulamayı amaçlıyor.

* * *

REFİK ANADOL hakkında:

Yeni medya sanatçısı, yönetmen ve tasarımcı Refik Anadol, 1985 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Fotoğraf ve Video Programı’nda tamamlayan Anadol, aynı üniversitenin Görsel İletişim Tasarımı Programı ile University of California, Los Angeles (UCLA) Design Media Arts’ta yüksek lisans eğitimi aldı.

Görsel ve işitsel canlı performans, mekâna özgü enstalasyon ve parametrik heykel üretimi yapan Anadol’un projeleri, mimarlık ve yeni medya sanatları arasında melez bir ilişki kurarken dijital ve fiziksel varlıklar arasındaki alanı keşfeder.

Refik Anadol

Google, Microsoft, Nvidia, Intel ve IBM gibi uluslararası kuruluşlar tarafından takip edilen Refik Anadol’un mekana özgü işitsel / görsel performansları Walt Disney Concert Hall (ABD), Hammer Museum (ABD), ANAMED (Türkiye), MeConvention (Almanya), International Digital Arts Biennial Montreal (Kanada), Ars Electronica Festival (Avusturya), l’Usine | Genève (İsviçre), Arc De Triomf (İspanya), Zollverein | SANAA’s School of Design Building (Almanya), SALT (Türkiye), santralistanbul Contemporary Art Center (Türkiye), Outdoor Vision Festival SantaFe New Mexico (ABD), Istanbul Design Biennial (Türkiye), Sydney City Art (Avustralya) ve Lichtrouten’de (Almanya) gösterildi.

Refik Anadol, Microsoft Araştırma En İyi Vizyon Ödülü, Alman Tasarım Ödülü, UCLA Sanat+Mimarlık Moss Ödülü, University of California Institute Sanatta Araştırma Ödülü’nün sahibidir. SEGD Global Design Award ve Google’s Art and Machine Intelligence Artist Residency Award’ın da dahil olduğu birçok ödüle de layık görülen Anadol, Walt Disney Concert Hall (Los Angeles), Hammer Museum (Los Angeles), Uluslararası Dijital Sanatlar Bienali (Montreal) ve Ars Electronica Festivali (Linz) gibi birçok önemli kurum ve programlarda projeler gerçekleştirdi.


Etiketler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :