Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

Türk ve Yunan Toplumları için Erişim Ağı Projesi

05 Mayıs 2009

Sanırım projenin en önemli noktası okulda hem engelli, hem de engelsiz çocukların bir arada bulunabiliyor olması?

A.S.E: Evet. Mersin Üniversitesi'nin Selanik'teki Aristo Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü ACTUS'un (Accessibility Network for Turkish and Greek Societies / Türk ve Yunan Toplumları için Erişim Ağı Projesi) Mersin'deki ikinci toplantısına bizi de davet etmişlerdi geçtiğimiz ay. O toplantıda da projenin hem engelli, hem de engelsiz çocukları bir arada tutacak şekilde kurgulanmış olmasının önemine vurgu yapılmıştı.

ACTUS'tan biraz bahsedebilir miyiz? Bu projenin içeriği nedir?

A.S.E:
Proje, az önce de söylediğim gibi Avrupa Birliği (AB) desteğiyle Mersin Üniversitesi ve Selanik'teki Aristo Üniversitesi ile tarafından yürütülen, üniversite kampüslerinin iyileştirilmesi ile ilgili 18 aylık bir çalışma. Akademik anlamda çalışmalar sürüyor. Projenin ilk toplantısı 2008'de Selanik'te yapılmıştı, ikinci toplantısı ise geçtiğimiz ay Mersin'de yapıldı.

Nüfusun yüzde 10'unundan fazlası engelli ve bu engelli nüfusun da ciddi bir oranı üniversite çağında. Fakat üniversite kampüsleri engellilerin kolaylıkla faydalanabileceği biçimde yapılmadığı için üniversite çağındaki engelliler üniversiteye gidemiyor. Mersin'deki seminerde Selanik'ten gelen akademisyenlerin anlattıklarına göre, üniversite sınavları çok zor olan Yunanistan'da engellileri üniversiteye sınavsız alıyorlarmış. Fakat buna rağmen üniversite mekânları kendileri için uygun olmadığından engelliler üniversiteye gidemiyormuş.

Aristo Üniversitesi, fiziksel çevreyi iyileştirmeye başladığından beri, kayıt olmak isteyen engellilerin sayısında artış olmuş. Aristo Üniversitesi ciddi anlamda ilerleme kaydetmiş konu üzerinde, Mersin Üniversitesi'nde ise tespit çalışmaları sürüyor.

Bu toplantıya siz nasıl katıldınız, peki?

A.S.E:Türkiye'de bu konu üzerine çalışan özel mimari büroları taramışlar, fakat bizden başka kimseyi bulamamışlar. Onların bulamamış olması bu konu ile ilgili kimsenin olmadığı anlamına gelmez tabii, ama en azından böyle sıkıntılı bir konuda yarışma düzenlemek suretiyle konuya eğilen bir tek biz varız. Dolayısıyla bizi de toplantıya konuşmacı olarak davet ettiler. Orada yaptığım sunumda da projemizin birincisi engelli çocukların engelsiz çocuklarla birlikte okul öncesi eğitim alarak sosyal hayata entegre olması ve ikincisi de uzun vadede toplumdaki "çarpık engelli imajı"nın düzeltilmesi olmak üzere iki ayağının olduğunu anlattım.

Okul çağında engellilerin engellerinin aslında fiziksel çevrenin imkânsızlıklarından kaynaklandığını anlayan bir çocuk, büyüdüğünde belediye başkanı, vali olduğu zaman ya da yönetici değil de sıradan bir vatandaş olduğunda kentsel ve kamusal mekânların engellilere uygunsuz olduğunu gördüğü zaman, bundan rahatsızlık duyar. Nüfusun bu kadar büyük bir kısmı engelliyken, niye ben sokakta hiç engelli göremiyorum diye düşünür. Ayrıca bizim okulumuz başarılı olursa, örnek olursa bu tip okullarda yetişen çocukların ve onların ailelerinin oluşturduğu toplumda engelli imajı değişecek.

Benim sunumumdan sonra bana sorulan tek soru "Engelsiz çocuğu olan aileler, çocuklarını engelli çocukların da olduğu bir okula göndermek isterler mi?" idi. İstemeyebilirler. Ama en azından birileri denedikten ve hiçbir şey olmadığını gördükten sonra hem çocukların hem de ailelerin algıları değişecek. Biz en azından, bu projeyi uygulayarak bunu denemek istiyoruz. Bir de tabi Bakırköy Kız Meslek Lisesi'nin bahçesinin içinde okulumuzu açtığımız zaman, o lisede özel eğitim gerektiren çocuklar öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarına da bir pratik alanı sağlamış olacağız.

Mersin tarafı da merak ediyor tabii ama özellikle projenin Yunanistan tarafı bizim projemiz uygulandıktan sonra alacağımız geri beslemeler konusunda bilgilendirilmeyi istedi.


Mahmut Bülent Müftüoğlu ile söyleşi başlıyor...
Sıra ekipte
MDM'nin sosyal sorumluk projesi; Fonksiyonel Mekânlar Tasarım Yarışması
Eylem Görmüş Ekizce ve Ali Sefa Ekizce ile "sıkıcı" bir konu; deprem üzerine...
Projeler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları