Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

Tepebaşı'ndan Galata'ya

17 Kasım 2014

PERA PALAS OTELİ

Pera Palas Oteli, etkileyici mimarisinin yanında hikayeleriyle de ünlü. Mimar Alexander Vallaury tarafından tasarlanan otel 1895 yılında hizmete açılmış. Yapılış nedeni ise Orient Express'le lüks yolculuk yapanlara yine aynı lüksü sunabilmek.



Siyaset ve sanat dünyasından pek çok ünlüyü ağırlayan Pera Palas'ın en değerli konuğu Mustafa Kemal Atatürk olmuş. Otelde defalarca kalan Atatürk'ün anısına 101 numaralı oda Atatürk Müze Odası olarak düzenlenmiş.

İstanbul'un işgal günlerinde İngiliz General Hamilton tarafından karargah olarak kullanılan otel, asıl ününe cinayet romanlarının usta ismi Agatha Christie'nin burada kalmasıyla kavuşmuş. Ernest Hemingway, Greta Garbo, Sarah Bernardt, Alfred Hitchcock otelde kalmış olan diğer ünlülerden bazıları.

*

FRANSIZ ve VENEDİK SARAYLARI

Fransız Sarayı olarak bilinen ve ilk olarak 16. yüzyılda inşa edilen eski Fransız Elçiliği bugünkü şeklini 19. yüzyıl sonlarında almış. Bu nedenle yapının cephesinde Neoklasik tarzın etkileri öne çıkıyor. Kapitülasyon mahkemesi olarak da kullanılan binanın cephesine adaleti simgeleyen süslemeler yapılmış.



Bu binanın yanında 1695 yılında Palazzo di Venezia adıyla inşa edilen Venedik Sarayı bulunuyor. Dönemin etkin gücü Venedik Cumhuriyeti'nin elçilik binası olarak yapılan bina bugün İtalya Başkonsolosluğu olarak kullanılıyor. Venedik Sarayı'nın karşısında ise bir zamanlar İtalya Oteli olarak kullanılan yapı yer alıyor. Bu güzel binalarla çevrelenen küçük meydan özellikle mimari fotoğraf çekmeyi sevenlere istediklerini fazlasıyla verecek nitelikte.



*

GALATA MEVLEVİHANESİ

İstanbul'un ilk büyük Mevlevihanesi olan yapı 1491 yılında inşa edilmiş. Yaptıran ise, II. Bayezid Dönemi vezirlerinden İskender Paşa. Galata'nın en yüksek yerinde bulunan Mevlevihane yapıldığı yıllarda insanlardan uzak, doğanın içinde ve muhteşem İstanbul manzaralı bir dergah iken, şimdilerde binaların arasında kalmış durumda. Her şeye rağmen çölde vaha olma özelliğini hiç kaybetmemiş.



Geçmişte insanların manevi susuzluğunu gideren dergah, bugün Galata'nın kalabalık sokaklarıyla tezat oluşturan sakin bahçesiyle dikkat çekiyor. Bir bölümü Divan Edebiyatı Müzesi olarak hizmet veriyor. Kitaplık bölümünde 3500 civarında Osmanlıca eser bulunuyor. Semahane bölümünde ise tasavvufla ilgili müzik aletlerinin yanında, el yazması mesneviler ve dergahta kullanılmış objeler sergileniyor.

*

SERDAR-I EKREM SOKAK


Sokak boyunca sıralanan 100-150 yıllık muhteşem binalar son yıllarda restore edilerek tekrar yaşanır hale getirildi. Sokağa girer girmez kendinizi Fransa ya da İtalya'da bir sokakta yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Her ne kadar "mış" gibi olsa da, sokağın bu hali bölgenin insan çeşitliliğine katkı sağlamış. Tarihi binaların alt katları özel tasarlanmış sanat galerisi, kafe, restoran, mağazalar haline getirilmiş. Üst katlar ise ofis ve konut olarak kullanılıyor.



Yıllar önce rahatlıkla avlusuna girip, seyrine doyum olmayan Boğaz manzarasını izlediğimiz ünlü Doğan Apartmanı da bu sokakta bulunuyor. Her ne kadar bugün avlusuna girmek pek mümkün olmasa da muhteşem mimarisi ve detayları göz kamaştırıyor. Bu sokakta bulunan bir diğer önemli yapı ise, Neoklasik tarzıyla dikkat çeken ve 19. yüzyılda Galata'nın ünlü bankeri Avram Kamondo tarafından yaptırılan han.

*

GALATA KULESİ

Cenevizliler tarafından 1349 yılında inşa edilen kule, Ceneviz Surları'nın bir parçası olmasına rağmen, Cenova'nın gücünü göstermek için son derece heybetli bir şekilde tasarlanmış. Bizanslılar kuleye "Büyük Burç" derken, Cenevizliler "İsa Kulesi" olarak adlandırmışlar. Yüksekliği 61 metre olan kulenin çapı yaklaşık 17 metre, iç çapı ise yaklaşık 9 metre.



IV. Murat döneminde kollarına taktığı kanatlarla kuleden atlayarak Üsküdar'a kadar uçmayı başaran Hezarfen Ahmet Çelebi'nin hikayesi, kule için anlatılan en ünlü öykü. Aynı dönemde kuleden sarkıtılan bir halatla aşağıya inilip, yukarıya çıkmanın bir tür yarışa dönüştüğü de biliniyor.

Uzun yıllar rasathane, yangın gözetleme kulesi, hapishane gibi amaçlarla kullanılan kule, günümüzde İstanbul'u kuş bakışı izlemek isteyenlerin uğrak yeri durumunda.


Önerilen Gezi Rotası
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları