Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

“İyi bir iç mimar olabilmek için öncelikle yeteneğiniz, iyi bir çevreniz ve biraz da cesaretiniz olmalı”

02 Kasım 2016

İç mimarlık okumaya nasıl karar verdin?

YT: Babam iç mimardı. Hafta sonları parkta oynamak yerine mimarlık ofisine ve atölyeye gidince, evde sürekli bir takım tadilatlar yapıldıkça ister istemez mekanlarla ilişki kurmaya başlıyorsun. Onları yeniden yaratmaya ilgi duyuyorsun. Babamın İzmir’deki bürosunda 5 yaşında küçük bir çocukken cetvellerle şablonlar üzerine daireler çizdiğimi hatırlıyorum. İşin tozunu yutma diye tabir edilen şey bu olsa gerek. Lise son sınıfta Mimar Sinan ve Marmara Üniversitesi’nin sınavlarına girdim. Her ikisinin de sınavlarını kazanmama rağmen bir arkadaşımın da etkisiyle Bilkent Üniversitesi’nin İç Mimarlık Bölümü’ne kaydolmaya karar verdim. O dönem babam buna karşı çıkmıştı. Devlet üniversitesini kazanmışken paralı bir üniversiteye gitmeye gerek olmadığını düşünüyordu. 

Bilkent Üniversitesi’nde ODTÜ’lü çok değerli hocalarımız vardı. Gerçekten de sıkı çalışıyorduk. Üniversitede bu işi gerçekten iyi yapmayı hedefleyen bir arkadaş grubumuz vardı. 

Üstteki fotoğraflar: Ayakkabı Dünyası Showroom

Kendi ofisini kurma hikayenden bahsedelim mi? Babanın da iç mimar olduğunu söylemiştin. Var olan bir ‘kurulu düzen’i neden devam ettirmek istemedin?

YT: Okuldan mezun olduktan sonra 1, 1,5 yıl babamla çalışmayı denedim. Çok fazla deneyimi olan ve sürekli senin hiç hata yapmanı istemeyen bir kişiyle birliktesin. Yıllar içinde biriktirdiği tüm deneyimi 1 yıl gibi kısa bir sürede sana öğretmek istiyor Özgür bir ruha sahip biriysen buna katlanmak zor. Bir süre sonra kendi kararlarını almak ve hatta kendi hatalarını yapmak istiyorsun. 

Üstteki fotoğraflar: Koleksiyon Showroom, Ankara​

Erken yaşta kendi ofisini kurmaya cesaret etmiş bir iç mimar olarak genç iç mimarlara vereceğin bir tavsiye var mı?

YT: Yıllar içindeki gözlemlerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki; çok uzun süre bir ofis çatısı altında çalışan insanların kendi işlerini kurmaları giderek zor bir hale geliyor. Yaşın ilerledikçe cesaretin biraz azalıyor, kendini daha çok güvende hissetmek istiyorsun. Bir ofiste çalışmak her zaman daha konforlu görünüyor. Halbuki genç yaşta daha çok risk alabiliyorsun. Kendi işini kurmak isteyenlerse başarılı olmak için 3 kritere sahip olup olmadığını kendisine sormalı: Yetenek, cesaret ve çevre.  Yeteneklisin, biraz cesaretin de var ama iş getirebilecek bir çevreye sahip değilsin. İnsanlar bu nedenle işyerlerini kapatabiliyorlar. Ya da çevren var ama ortaya özgün bir iş çıkaracak yeteneğe sahip değilsin. Her durumda durup biraz düşünmek lazım. 


Yalın Tan ile
Ortaklar ile
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları