"Emek Sineması suçlu!"

06 Mayıs 2010
 

Emek Sineması'nın sizin talepleriniz doğrultusunda korunacağına ve işlevlendirileceğine inanıyor musunuz?

Evet, inanıyorum. Yetkililer bir süre kulaklarını tıkayıp, bizim taleplerimizi görmezden gelebilirler, fakat eninde sonunda kamuoyunun taleplerini dinleyecekler. Ayrıca yargıya da güveniyorum, Mimarlar Odası'nın açtığı avan projenin iptaline yönelik bir dava da sürüyor.

Dilekçede imzası olanların arasında Türkiye'deki en önemli festivallerin organizatörlerinin imzası var; İKSV direktörleri, İf direktörleri var, Belgesel Filmler Festivali organizatörü, Kadın Filmleri Festivali organizatörleri… Yani Türkiye'de film festivali organize eden kurum ve kuruluşlarının temsilcileri de o dilekçenin arkasında. Dolayısıyla ben bu isteğin yetkililer tarafından dikkate alınacağını düşünüyorum.

İKSV direktörlerinin imzası var, ama önceleri İKSV bu konuya sessiz kaldı?

Evet, ben de yeni öğrendim ki İKSV'nin içinde başta belediyeler olmak üzere çeşitli çevrelerden de temsilciler varmış. Muhtemelen bu yüzden karar vermek ve almak konusunda çok geç kaldılar ve dolayısıyla da maalesef sürecin başında sessiz kaldılar. Ama bir yerden sonra sessizliklerini sürdüremediler, çünkü festivalde alkışlar başladı ki, o alkışlar da bizim Facebook grubunda örgütlendi. Dolayısıyla bir süre sonra İKSV sinemaseverlerin taleplerine uydu.

Bir sinemasever olarak bu konuya dair hislerinizi öğrenebilir miyiz?

Emek sineması bırakın beni, annemin çocukluk anılarında yer alıyor. Gencinden yaşlısına bütün İstanbulluların anılarında yer alıyor. Bu bile yeter Emek Sineması'nın yaşaması için… Ama önemli olan niyettir tabi, siz niyeti bozduysanız önüme uzun boylu bir adam oturdu, filmi izleyemedim, diye de Emek'i yıkmaya kalkabilirsiniz. Kamuoyunu dinlemeden yıkabilirsiniz, ama o zaman sorarlar size, sizin ülkenizde demokrasi var mı, diye.

İnsan bir şeyi yıkarak korumaz. O zaman her şeyi yerinden sökelim, korumak için başka yerlere taşıyalım. Galata Kulesini Beylikdüzü'ne, Topkapı Sarayı'nı Şile'ye taşıyalım.

Sökme işleminde, çivisine kadar sökmeniz ve aynı şekilde söktüğünüz şeyi monte etmeniz gerek. Ama proje tam tersine tarihi değeri olduğunu düşündükleri süsleri sökmeyi öneriyor. Halbuki fuaye de dahil olmak üzere o sinema atmosferin tamamı kültürün ve tarihin bir parçası.

Bu tam da dünyanın yavaş yavaş terk etmeye başladığı "para ideolojisi"nden başka bir şey değil. Biz Emek Sineması'nın rant hırsına kurban edilmesini istemiyoruz… Ne kadar "yıkmıyoruz", "koruyoruz", "zaten kimse gitmiyordu" gibi bahaneleri sayarlarsa saysınlar asıl sorun Emek'in üzerinde bulunduğu arazi! Emek'i maalesef çok değerli bir araziye kurmuşlar ve Emek'in suçu da zaten bu. (Gülüyor) Gerçekten suçlu emek sineması! O zaman çıkın doğruyu söyleyin, Emek'in arazisi çok değerli, biz buradan para kazanacağız, deyin. Bin dereden su getirmeye gerek yok!

Bu İngilizce "outrages" denen şey; mezalim, rezalet, saçma yani. Zihni Sinir projesi gibi diyeceğim, ama ona da dilim varmıyor, çünkü onun projelerinde bir mantık ve sevimlilik vardır. Bunda öyle bir şey de yok!


emeksinemasiniyasatalim.org'un kurucusu Mehmet Kurtkaya ile…
ŞPO'dan Akif Burak Atlar ile…
Projenin mimarı ile...
Emek emekçileri...
Kurumlardan...
Yazarlardan forum niyetine...
Sinemacılardan forum niyetine
Emek'e dair
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin