“Bizim Gadjo Dilo ya da Sulukuleli Matthieu”

05 Şubat 2008
 

Romanlar üzerine çektiği filmlerle tanınan Cezayir asıllı Fransız yönetmen Tony Gatlif'in 1997 yapımı "Gadjo Dilo " (Çılgın Yabancı) filmi, dünyada önyargılarla en çok boğuşan halklardan biri olan çingenelerin yaşantısına bir yabancının gözünden bakar. Filmin esas oğlanı yani "çılgın yabancı" Stéphane, babasının ölümünden sonra onun son isteğini yerine getirmek için elindeki zayıf bir ses kaydından yola çıkarak Nora Luca adlı bir çingene şarkıcıyı aramaya koyulur. Nora Luca'nın izini sürerken, dilini bilmediği insanlarla tanışır, kaynaşır, onların müziklerini kaydeder, hatta bir çingene kızına aşık olur. Cenazelerinde bile gülmeye çalışan çingenelerin gerçek hayatta maruz kaldıkları acı deneyimler Stéphane'ı o kadar etkiler ki, o ana kadar tanıklık ettiği çok renkli, çok neşeli ve bir o kadar hüzünlü Roman yaşantısını başkalarıyla paylaşmak yerine onlardan biri gibi yaşamayı seçerek yoluna devam eder.

 

 

32 yaşındaki Fransız gazeteci Matthieu Chazal, bu filmi seyretti mi bilmiyoruz. Ama hikayesi Stéphane'ınkine çok benziyor. Çocukluğundan beri çingenelerin dünyasını merak eden Chazal, gazeteci olduktan sonra bu konuda çalışmaya başlıyor. Sadece çingeneler değil, dünyanın çeşitli ülkelerinde yok olmakla karşı karşıya kalan azınlıkların hikayelerinin peşine düşüyor. Chazal; Perpignan'daki Çingene mahallesinde, Nijer'de Tuaregliler'le, Senegal, Moğolistan, Vietnam, Tayland'da oranın geleceğinde belki de yer alamayacak kültürleri fotoğraflıyor, belgeliyor, bu konularda yazılar yazarak Avrupalıları dünyanın küçük ama önemli ayrıntıları üzerinde duyarlı olmaya davet ediyor.   

 

Sulukule'yi tesadüfen dinlediği bir radyo anonsundan duyarak keşfeden Matthieu Chazal, Ekim ayından beri bölgede çektiği fotoğraflardan oluşan bir sergi açmayı planlıyor. Burada geçirdiği dört ay boyunca Sulukulelilerin "bizden oldu artık, görmeyince merak ediyoruz" dediği Matthieu Chazal, biriktirdiklerini sergilemek için ülkesine geri döndü.  Mayıs ayında yeniden Türkiye'ye gelecek ve belki de Sulukule'yi bıraktığı gibi bulamayacak. Chazal'ın bir sonraki hedefi ise, projeyi Türkiye'deki tüm çingene kolları üzerinden genişleterek, duyarlı insanların ilgisini bu yöne çekmek.

 

Sulukule maceran nasıl başladı?

 

Geçen kış, Paris'te Fransız Ulusal Radyosu'nu dinlerken,  dünyanın en eski çingene yerleşim bölgesi olarak adı geçen Sulukule'de gerçekleşecek yıkımlardan bahseden bir haber duydum. O sıralarda çingeneler üzerinde bir proje yürüttüğüm için, bu bir iki cümlelik bilgi bile heyecanlandırdı. Biraz araştırma yapınca; Şükrü Pündük ve 40 gün 40 gece organizasyonuna ulaştım. Para biriktirdim, sonra da arabama atlayıp buraya geldim.

 

Romanlar konusunda ilgini çeken nedir?

 

Matthieu Chazal

 

Aslında nomadizmle ilgileniyorum. Yani, aynı yerde uzun süre yaşayamayan, periyodik olarak taşınan göçebelik ilgimi çekiyor. Bir çok defa Tuareglileri incelemek için Nijer'e gittim. Çingeneler de bu açıdan bakıldığında çok önemli figürler. Fransa'da çingeneler hakkında iki farklı önyargı vardır. Birincisi, çingeneler çocuk hırsızıdırlar, pistirler, suça yatkındırlar. İkincisi, çingenelerin özgür, çılgın, başına buyruk hayat yaşadığını düşünürler. Bu fantezilerin peşine düşerek, dış dünyaya genelde kapalı, kendilerine özgü kültür kodları olan bu insanların hikayesini öğrenmek istedim. Şimdi de buradayım.

 

Sulukule'de aradığını buldun mu?

Ben birbirine bağlı bir çingene komünü arıyordum, bu anlamda Sulukule'de aradığımdan fazlasını buldum. Tüm medyanın ilgi gösterdiği, gazetelerin, televizyonların sürekli mahallede olduğu bir zamanda gelmem biraz şans oldu tabii. Bu mahalleyi kurtarmak isteyen gönüllü insanların çabalarından da çok etkilendim. Sivil Toplum kuruluşları, mimar, gazeteci, öğrenciler herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ben de fotoğraflarla katkı yapmak istedim. Bazı konferanslarda, web sitelerinde yayınlanıyor fotoğraflarım. Bu konu üzerinden hazırlayacağım bir haberle de Avrupa'da duyurmaya çalışacağım.

 

 

Matthieu Chazal

 

Sulukule'nin son günlerine bir yabancı olarak tanık olurken bir anlamda buranın belgeselini de ortaya çıkartıyorsun. Bu bir projeye dönüşecek mi?

 

Burada bazen üzgün bazen kızgın olan insanları, onların çabalarını fotoğraflamaya çalıştım. Aralık başında Paris'te bir koleksiyonere bir kaç fotoğraf sattım. Asıl projemse sergi açmak. Baharda da bir sergi açmak istiyorum. Fotoğraflarda müzisyenler, sokaktan insanlar, portreler, son günlerini yaşayan bir mahalledeki yaşam anları var... Aklımdaki şey zaten bu son anları ölümsüzleştirmekti. Tabii ki umut kesilmez ama Şükrü (Pündük) bana baharda geldiğimde bu mahalleyi bulamayabileceğimi söylüyor. Bu dünyanın her yerinde olan bir şey. İnsanlara biraz para verip onlardan başka bir hayat kurmalarını istiyorlar.  Ama bin yıldır burada yaşayan bir insan topluluğundan bahsediyoruz. Buralılar için tabii ki çok üzücü bir durum ama Roman kültürünün önemli öğelerinden birinin kaybolması hepimiz için büyük bir dram.

 

 

 

Matthieu Chazal

 

Mahallede yaşadığın en iyi ve en kötü anın ne?

 

Medyanın buraya akın ettiği; Platform'un organizasyonlarıyla, umut ederek geçen günler; mahallede yürümek, gönüllülerin, öğrencilerin, öğretmenlerin, burada yaşayanların yani herkesin bir şey yapmaya çalıştığı günler çok etkileyiciydi. Bu çaba hala devam ediyor, mahalleye ne zaman gelsem Şükrü'yü karşısındaki yabancılara bir şey anlatırken görüyorum. Fatih Belediyesi'nin mahallenin bir kısmını yıkmaya başladığı gün ise herhalde en kötü gündü. Buraya beldiyenin öngördüğü proje yapıldığı takdirde Sulukulenin ruhu ya da Romanların ruhu kaybolacak. Modernizasyon yapılmalı belki ama özgün dinamiğin kaybolmaması gerekiyor.


Sırada neresi var?

 

Fransa'da fotoğraflarla ilgili birkaç görüşmeden sonra Hollanda'ya gideceğim. Orada yaşayan bir çingene komününü incelemek istiyorum. Baharda ya da yaz gibi de daha büyük bir proje için Türkiye'ye geri geleceğim. Sadece İstanbul'dakiler için değil, Türkiye'de yaşayan diğer çingenelerle de ilgili bir çalışma olacak bu. Çingeneler konuştukları dillere göre ayrılıyorlar. Romanlar ya da romlar; yani bugün Sulukule'de, Edirne'de yaşayanlar. Dom'lar Kars, Laksi, Erzurum'da yaşıyorlar. Lomlar ise güneydoğu, Diyarbakır civarında yaşıyorlar. Bilgi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan etnolog Adrian Marsch'la beraber yapacağız projeyi.

 

Matthieu Chazal

 

Burayı bir cümleyle anlatacak olsan....

 

Kırık hayaller derdim sanırım. "Espoir deçu"... Her gün ümit ediliyordu burada. Hala bilmiyorum ümit edilecek bir şey var mı...

 

 

Fotoğraflar: Matthieu Chazal

 

Matthieu Chazal'ın KARANLIK ODA'da yayınlanan fotoğraflarını görmek için tıklayınız.


"Sulukule Yenileme Projesi'ne Hayır!"
Sulukule için hala bir umut olabilir mi?
Yenileme Projesinin Mimarları Projeyi Anlatıyor
"En çok İstanbulludan bile daha çok İstanbulluyuz"
İstanbul Barosu Kent ve Çevre Komisyonu Başkanı Avukat Ömer Aykul ile Sulukule'deki "hukuk" üzerine
Dünya üzerindeki en eski roman yerleşimi; Sulukule
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin