Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

Şiirsel Dokuma Mimarisi; Weaving Architecture

mimarizm.com / 11 Haziran 2018
Miralles Benedetta Tagliabue (EMBT)'nin Venedik Mimarlık Bienali’nde sergilenen ‘Weaving Architecture’ adlı çalışması, ofisin yıllardır sürdürdüğü deneysel çalışmaların bir özetini sunuyor. Kızıl meşe ve cam elyaf ile üretilen enstalasyon, dokuma gibi manuel tekniklerin kamusal alanı ‘insancıllaştırma’ becerisine sahip olduğunu aktarıyor.

fotoğraflar: Giovanni Nardi

Miralles Benedetta Tagliabue (EMBT) mimarlık ofisi tarafından hazırlanan ‘Weaving Architecture’ (Mimarlığı Dokumak) adlı enstalasyon, 16. Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi kapsamında ziyarete açıldı.

‘İnsancıl’ bir teknikle katılımcı alan yaratma

Amerikan kızıl meşe ile cam elyaf sargısından üretilen ve bienal boyunca sergilenecek olan enstalasyon, stüdyonun çalışma felsefesini ve mimari ile yaptığı yenilikçi deneyleri yansıtıyor. Bienal bu seneki teması ‘Freespace’ (Serbestmekân)'dan yola çıkarak tasarlanan strüktürün ana fikriyse, özgürlük tezahürü olarak katılımcı bir alan sunmak. Miralles Tagliabue EMBT’nin bu düşünceyle gerçekleştirdiği ‘Weaving Architecture’ projesi, dokuma gibi manuel tekniklerin kamusal alanları ‘insancıllaştırma’ becerisine sahip olduğunu aktarıyor.

EMBT kurucu ortağı Benedetta Tagliabue

Dokuma ile mimari deneyler

Venedik'te sergilenen bu şiirsel yapı, iki düzeyde iç içe geçmiş çeşitli unsurlardan oluşuyor. Yüksekteki kısımlar Amerikan kızıl meşe modülleri, alt kısım ise çelik modüller ile inşa edilirken her ikisi de, görsel efekti yumuşatan ve yapının yarattığı sınırları bulanıklaştıran farklı renklerde cam elyaflarla dokunmuş. ‘Weaving Architecture’ dokuma mimarisi projesi, Benedetta Tagliabue ve EMBT'nin 2010 yılında Şangay Expo’daki İspanyol Pavyonu ile başlayan ve yıllardır süren deneysel çalışmalardan beslenen düşünme tarzını özetliyor.

Ofis bugünlerde, Clichy-sous-Bois ve Montfermeil'de (Paris) bir metro istasyonu ve bir pazar yerinin yanı sıra, fiberle inşa edilecek bir kentsel yenileme alanı üzerine çalışmalar yürütüyor. Venedik Bienali’nin en dikkat çekici enstalasyonlarından biri olan ‘Weaving Architecture’, metroyla kenti dokuma, halkın kamusal alandaki faaliyetlerini dokuma, çadır alanının yapısını elyaflı kumaşlarla giydirerek dokuma gibi farklı ölçeklerde dokuma kavramını ele alıyor.

Weaving Architecture

Paris'i dokuyan projenin enstalasyonu

Tenteli yapısal alan, koruma ve gölge sağlarken, çeşitli ortak faaliyetler için de rahat bir yarı açık alan yaratıyor. Renkli doğası, Afrika geleneksel kıyafetlerinin ve yerel grafitilerin desenlerini hatırlatan enstalasyon, Clichy-sous-Bois ve Montfermeil'in ruhunu ifade ediyor. Temsil ettiği altyapı gibi, bölgeleri birbirine bağlıyor ve mimarlığın sosyal rolünü ortaya koyarak bir sosyal kaynaştırma duygusu oluşturuyor.

Miralles Tagliabue EMBT’nin çalışmalarını sürdürdüğü Grand Paris Express metro projesi şu anda, Avrupa'nın en büyük altyapı ve geliştirme projesi. 200 km'lik otomatik metro hattı ile metro ağları, trenler ve havalimanlarını bütünleştiren Grand Paris Express, 68 yeni istasyon inşaatını kapsıyor. Proje, sadece teknik ve mimari bir yenilik olmanın ötesinde, istasyonların yer aldığı mahalleleri daha yaşanabilir kılacak bir ekonomik, sosyal ve kültürel değişim hareketi. Metropol sınırları içinde eşitliği teşvik ederek bölgenin çekiciliğini güçlendirecek olan Grand Paris Express, milyonlarca kullanıcı için taşıma kolaylığı sunarken, hizmet sağladığı bölgelerde olumlu değişiklikler yaratacak.

Asil ve çevre dostu bir malzeme; kızıl meşe

‘Weaving Architecture’ projesinin kızıl meşe bileşenleri, Madrid'de, mimari marangozluk alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip bir atölye olan Intrama'daki ustalar tarafından üretildi. 80'lerden beri kızıl meşe ile çalışan atölyenin, İspanya Parlamentosu doğramaları gibi pek çok büyük projede imzası bulunuyor. Intrama direktörü Antonio Arce, asaleti yansıtığı, harika bir görünüme sahip olduğu ve işlemesi kolay bir ağaç olduğu için kızıl meşe ile çalışmayı çok sevdiklerini vurguluyor. Mimar Benedetta Tagliabue da bu projede, kızıl meşenin muazzam dokusunu vurgulamak amacıyla keresteyi tamamlamak için doğal bir yağ kullandıklarını belirtiyor.

Weaving Architecture

Amerikan Sertağaç İhraç Konseyi (AHEC)'e göre, en düşük karbon ayak izine sahip olan kızıl meşe, tam bir çevre dostu. ABD'nin yaklaşık 120 milyon hektarını kaplayan Amerikan sertağaç ormanı, küçük toprak sahiplerinin birbirini izleyen nesilleri tarafından yönetiliyor. Ağaçlar seçilerek hasat ediliyor ve doğal rejenerasyon ile yenileniyor. Kereste, kesime göre çok daha yüksek bir hızla artıyor ve orman, her dakika bir futbol sahasına eşdeğer olarak, yılda 401 hektar büyüyor.

AHEC - Tagliabue iş birliğinin tarihçesi

Benedetta Tagliabue, ormanda bolca yetişmesine rağmen moda olmadığı için az kullanılan türlerin potansiyelini göstermek amacıyla iki yıl önce AHEC ile bir yolculuğa çıktı. Bu yolculuk, The Workshop of Dreams (Rüyalar Atölyesi) projesiyle başladı. Tagliabue projede, sürdürülebilir Amerikan sertağaçlarını kullanarak bir dizi kahve sehpası yaratmak üzere Pritzker Ödülü Direktörü Martha Thorne ile birlikte çalıştı. Mimarın AHEC ile işbirliği, 2017 Milano Tasarım Haftası’nda sunulan ve kuruluşların gerçek sürdürülebilirliğe ulaşmak için ormanların ürettiği tüm farklı türlerin kullanılması konusundaki diyaloğu başlatan bir enstalasyon olan Too Good to Waste (Çöpe atılmayacak kadar iyi) projesiyle devam etti. 

Amerikan kızıl meşe, Weaving Architecture için malzeme düşünüldüğünde, EMBT’nin istisnasız seçimi oldu. Ofis, daha önceki iki proje sayesinde, bu ahşap türüyle çalışma konusunda deneyimli olmanın yanı sıra, kızıl meşenin olağanüstü çevresel özelliklerinin de farkındaydı. Kızıl meşe, ABD ve Asya gibi bölgelerde gözde olmasına rağmen, diğer pazarlarda yaygın olarak kullanılmamakta. ABD ormanlarındaki her beş sertağaçtan biri kırmızı meşe, ancak endüstriler bunu kullanma konusunda biraz isteksiz. Tam da bu nedenle, Weaving Architecture projesinin, estetik ve sürdürülebilir bir tür olan kızıl meşenin yaratıcı kullanımına dikkat çekmesi ve sonraki çalışmalara ilham kaynağı olması umuluyor.


Sergi Künyesi

Katılımcılar:
Elena Nedelcu, Nazaret Busto Rodríguez, Ana Otelea, Arturo Mc Clean, Lin Lap, Giorgia Mazzeo, Vanessa Mingozzi, Andrea Grigoletto, Lluc Miralles.

Destek sağlayanlar:
Fonds de dotation du Grand Paris Express, Société du Grand Paris, Ministerio de Fomento de España, Amerikan Sert Ağaç İhracat Konseyi (AHEC), Institut Ramón Llull.

Ek destekçiler:
Studio Iorio, I-Mesh, Intrama, Estmart, Marcotran, Tagi 2000


İlişkili Haberler
Etiketler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları