Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

Mimarlık ve Tasarım Üzerine Çıkan 10 Yeni Kitap

mimarizm.com / 23 Ekim 2019
Yeni akademik dönemin başladığı son bir ay içinde yayınevlerinden ardı ardına yeni mimarlık, tasarım, planlama, kültür, sanat kitaplarının çıktığı haberlerini alıyoruz. Ekonomik açıdan oldukça zorlayıcı olan bu dönemde kitapların sayısının artması belki de her zamankinden daha bir mutluluk verici. Biz de bu sevinci paylaşmak için yeni kitaplar arasından mimarlık, iç mimarlık, tasarım öğrencilerinin, akademisyenlerin, mimarların, tasarımcıların ilgisini çekeceğini düşündüğümüz özenli bir seçki yapmaya çalıştık…. Hem kültürel hem de akademik gelişime katkı sağlamasını umduğumuz nitelikli kitapların sayısının artması dileğiyle, “yaşasın kitaplar” diyoruz. Keyifli okumalar...

Kültür Mirasını Koruma İlke ve Teknikleri

Kültür mirası, koruma ve restorasyon alanlarında Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’ın, Türkiye’deki mimarlık okullarının temel başvuru kaynaklarından olan Tarihi Çevre Koruma ve Restorasyon kitabının tamamlayıcısı niteliği taşıyan yeni kitabı Kültür Mirasını Koruma İlke ve Teknikleri YEM Yayın’dan çıktı. Ahunbay, yeni kitabında, çağdaş koruma uygulamalarını yönlendirmek için geliştirilen uluslararası ilkeleri, yaklaşımları irdelerken; bir yandan da oluşturulması gereken bilimsel altyapıyı açıklıyor;seçtiği ulusal ve uluslararası örneklerle, tarihi yapıları tanımaya, hastalıklarını teşhise ve koruma ilkelerine dayalı doğru seçimler yapmaya yardımcı olacak bilgiler paylaşıyor.

Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, kitabı hazırlama gerekçesini şöyle özetliyor: “Ülkemizin zengin kültür mirasının korunması için adeta bir seferberlik yaşanıyor. Devletin sorumlu kuruluşları yanında, belediyeler, sivil toplum örgütleri kültür varlıklarının korunmasına kaynak sağlamaktalar. Halkın kültür mirasına sahip çıkması, korumayla ilgilenmesi, gönüllü, bilinçli çabalar yürütülmesi olumlu gelişmeler. Dileğimiz, iyi niyetle girişilen onarımların bilgiyle desteklenmesi, vasıflı ekiplerce özen ve sabırla yürütülerek, başarılı sonuçlar elde edilmesidir. Restorasyon, basmakalıp bilgilerle, sıradan işçilikle yapılan basit bir tamir işi değildir. Başarıya ulaşmak için sistematik bilgiye, analitik gözlem yetisine sahip disiplinlerarası ekiplerle çalışılmalıdır.”

Kitap, “Türkiye’de Koruma Uygulamaları Yapan Kurumlar; Yetki Alanları ve Çalışma Yöntemleri”, “Koruma Teknikleri İle İlgili Uluslararası İlkeler”, “Koruma Eğitiminde Temel İlkeler”, “Koruma Teknikleri”, “Arkeolojik Alanların Korunması” ana bölümlerinden oluşuyor. Ayrıca kitabın sonunda verilen “Uluslararası Tüzük, İlke, Belge, Bildirge ve Kılavuzlar” ile “Sözlük” bölümleri ise kültür mirasını koruma konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyenler için rehber niteliği taşıyor.

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın

Ansiklopedik Kent Sözlüğü

Temel amacı, günümüz dünyasında kent ve kentsel yaşantı konusunda bütünsel bir yaklaşıma, çok boyutlu bir kavrayış ve farkındalığa mütevazı bir katkı sağlamak olan Ansiklopedik Kent Sözlüğü Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları’ndan çıktı. Bu çalışmada belirli bir birikim ve duyarlılık yaratabilecek ve kullanılabilir bir sözlük hazırlamaya öncelik verilmiş. Sözlükte yer alan maddelerin büyük bir çoğunluğu farklı dil ve kültür dünyalarından devşirilmiş kelimeler. Sözlükteki temel kategoriler arasında sözcükler, kavramlar, terimler, akımlar, hareketler, deyişler, anlayışlar ve benzeri yer alıyor. Bu çalışma, benzeri tüm girişimlerde olduğu gibi, “ortak bir ürün” niteliğine sahip, diğer bir deyişle, bu çalışma belirli özgün katkıların yanı sıra, önemli ölçüde bu alanda daha önce gerçekleştirilmiş olan birikimin yeni bir yaklaşımla dile getirilmesini içeriyor. Giriş ve 1800 dolaylarında maddeden oluşan bu sözlük alfabetik bir düzene sahip. Her maddenin kısa bir tanımı ya da açıklaması veriliyor. Bazı durumlarda daha ayrıntılı bir yazım yoluna başvuruluyor. 

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın

Mimarlık Okulunda Hayatta Kalma Kılavuzu

YEM Yayın’ın, Mimarlık Okulunda Hayatta Kalma Kılavuzu adlı yeni kitabı,öğrencilere yardımcı olacak en önemli ve temel ipuçlarını, yazarın esprili ve birbirinden güzel el çizimleri eşliğinde sunuyor. Türkçe’ye Prof. Dr. Özlem Erdoğdu Erkarslan tarafından çevrilen Mimarlık Okulunda Hayatta Kalma Kılavuzu’nun, mimarlık öğrencileri için temel başvuru kaynağı olması amacıyla hazırlayan kitabın yazarı Iain Jackson’ın kitaba ilişkin görüşleri şöyle: “Mimarlık Okulunda Hayatta Kalma Kılavuzu, hem kendinizi daha etkili biçimde ifade etmenize hem de tasarımlarınızı daha dikkate değer ve doğru biçimde sunmanıza yardımcı olacaktır. Her bir sayfa, mimarlığın temel bilgilerine ilişkin önemli tavsiyeler içerir. Burada verilen ipuçlarını, ilkeleri ve rehber olma niteliği taşıyan bilgileri tasarımlarınızı daha etkin kılmak için kullanın. Basit çizim hatalarının ve dikkatsizliklerin iyi tasarımların niteliğini düşürmesine izin vermeyin. Kitabın en önemli amacı, tasarım çalışmalarınızda sizlere yardımcı olmak ve düşüncelerinizi karşı tarafa doğru aktarabilmek için ihtiyaç duyacağınız becerileri geliştirmektir.”

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın

Mimarlığın Maddiliği

Antoine Picon’un Mimarlığın Maddiliği başlıklı kitabı Janus Yayınları’ndan çıktı. Mimarlık maddeyi dile getirmek için madde üzerinde çalışır. Madde dilsizdir, inatçılığını kırmak mimarlığın işidir. Maddiliğin yorumlanması Vitruvius’dan bu yana çok değişti. Bu çalışmasında Antoine Picon maddilikten kalkarak yeni bir mimarlık tarihi yazmaya hazırlanıyor.

“Mimarlık son derece maddi bir sanattır. Ahşap, tuğla, taş, beton ya da çelik kütleleri üzerinde çalışır. Mimarlık nerede yer alır? Mimarlık maddenin yanında yer alır, ama dile varacak yolun üstünde anlatımının yanında da yer alır, doldurulması imkânsız bir mesafe vardır mimarlıkla anlatım arasında, mimarlık anlatımdan ayrıdır.”

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın

Temel Tasarım

YEM Yayın’ın, güzel sanatlar, mimarlık ve tasarım eğitimi veren yükseköğretim kurumlarının akademik programlarında temel oluşturucu, hazırlayıcı bir işlevi yerine getirmeyi amaçlayan yeni kitabında “Temel Tasarım” eğitiminin amacı, işlevi ve bugün nasıl anlaşılması gerektiği; tarihte ilk kez programında yer aldığı Bauhaus’tan günümüze tarihsel bir projeksiyonla değerlendiriliyor. Kitapta, insanın nesneyi kavramasında, tüm varoluşsal çabalarında belirleyici olan potansiyelleri, yaratıcı edimlerine baz oluşturan algı mekanizmaları ve işleyişi ele alınıyor ve tüm algı girdileri içinde en yüksek orana sahip olan görsel algı konusu, görsel sanatlara da temel oluşturan yapısıyla detaylı bir biçimde inceleniyor. 

Prof. Dr. Ali Seylan’ın kitabında, “Temel Tasarım” eğitimi özü gereği, kurallara, önyargılara, gelenekselleşen ve sıradanlaşan eğitim yaklaşımlarına karşı; geleceğe hazırlayan ve sürekli yenilenmeyi gerektiren bir temel disiplin olarak gösterilmeye çalışılıyor. Temel kavramlar, bir tanım kalıbına sığmayacak, bir yönerge oluşturmayacak biçimde tartışılmaya çalışılmış, örnekler ise yalnızca konuyu ifade etmede açıklayıcı olmaları bakımından seçilmiş.

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın

Mimarlık Okullarında Tasarım Stüdyoları: Farklı Denemeler

YEM Yayın’ın, mimarlık eğitiminde farklı üniversitelerin bakış açılarını Türkiye mimarlık ortamıyla paylaşmak amacıyla Prof. Dr. Ayşen Çelen Öztürk tarafından hazırlanan Mimarlık Okullarında Tasarım Stüdyoları: Farklı Denemeler adlı yeni kitabı çıktı.

Türkiye’deki mimarlık okullarının proje atölyelerinde yapılan çalışmaların çeşitli ortamlarda paylaşılması, bu konuda çalışan akademisyenlerin ve öğrencilerin birbirlerini takip edebilmesi, tecrübelerini  paylaşabilmesi açısından büyük önem arz ettiğini düşünen Öztürk’ün, kitap üzerine görüşleri şöyle: “Mimari tasarım stüdyoları, mimarlık eğitiminin en önemli parçasını oluşturmakta ve mimarlık öğrencisinin tasarlama zihnini kurgulamaktadır. Bu derleme kitabın oluşum amacı da mimarlık eğitiminde farklı üniversitelerin, farklı bakış açılarını ortama sunmak için yazılı bir iletişim materyali yaratmaktır. Bu kitapta yer alan Üniversite ve tasarım stüdyosu seçimleri, zaman içerisinde çalışmalarını takip edebildiğim ve tasarım ortamlarında öncü çalışmalar olduğuna inandığım akademisyenlerin, davet edilmesi ile oluşmuştur. ‘Mimarlık yapı yapmanın ötesinde düşüncenin inşa edilmesidir.’ Mimarlık ortamında yapılan, birçok değerli stüdyo çalışmasının gelecekte de paylaşılması dileğiyle...”  

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın

Duran Her Şey Hareket Ediyor

Aykut Köksal’ın genel yayın yönetmenliğinde kurulan Arketon Yayınları’nın ilk kitabı “Duran Her Şey Hareket Ediyor”, 2018’de yitirdiğimiz Atilla Yücel’in İstanbul üzerine yazdığı metinlerden oluşuyor. Kitap, kentin modernleşme öyküsünden mimarlığına, siluet sorunundan 19. yüzyıl sıra evlerine, Taksim Meydanı’ndan Galata ve Pera’ya uzanan geniş bir çerçeve çiziyor.

Atilla Yücel, kitaba yazdığı önsözde şöyle diyor: “İstanbul Yazıları, üzerinde binlerce, on binlerce yazının, yapıtın, düşün inşa edildiği bir gerçekliğin, İstanbul’un kent mekânı ve mimarlık ile ilgili görünümleri üzerine üretilmiş bazı satırların bir derlemesi. İstanbul bir kent, aynı zamanda bir kavram, aynı zamanda, yüzyıllar boyunca oluşmuş bir tarihsel birikime dayanan bir kültürün, bir aidiyetin adı, bir külliyatın nesnesi, belki bir mitos. Bugünün karmaşık megapol gerçekliği, farklı dönemlerdeki daha sade bir kozmopolit varoluşun küresel dinamikler sonucunda her gün yeniden biçim kazanmakta olan bir başka katmanı. İstanbul külliyatı edebiyattan düşünceye ve bilime bu katmanlaşmanın farklı dönemlerini, farklı izlerini, farklı izlenimlerini içeriyor. İstanbul Yazıları bu zengin ve farklılıklar içeren külliyat içinde bir küçük halka olduğu kadar yazar açısından aynı zamanda kendi düşünce ve yazın yaşamının bir halkası, başka mekânlarla, başka deneyimlerle, başka düşüncelerle ve başka metinlerle ilişkileri var. Çünkü her metin nesnesini dile getirirken kendi öyküsünü ve kendi gerçekliğini de içinde barındırır ve örtülü biçimde de olsa ifşa eder.”

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın

Mimar Gözüyle Gelibolu

Nevnihal Erdoğan ve Hikmet Temel Akarsu’nun yazdığı Mimar Gözüyle Gelibolu kitabı Verita Kitap’tan çıktı. Kitabı Türkiz Özbursalı yayına hazırlamış. Gelibolu, boğazlar su geçiş yolunun stratejik bir noktasında bulunması dolayısıyla tarihin her döneminde önemli uygarlıkların ilgi alanı ve çekişme sahnesi olmuş son derecede ayrıcalıklı ve önemli bir coğrafyada yer alır. Bu konumundan dolayı her dönem imar ve inşa faaliyetleri ile tahkim edilmiş ve bugüne kadar gelebilmiş tarihi kalesi ve çevresinde kurulu pek çok sayıdaki mimari miras unsuru yapı ile birlikte tarihi kent vasfını taşıyan bir konumdadır. 

Ancak bulunduğu coğrafyanın sorunsallarından dolayı Gelibolu her dönemde ağır darbeler yemiştir. Deprem bölgelerinin en hareketli fay hatlarından birinin üzerinde bulunması, yüzyıllar boyunca yediği şoklar, savaş ve çarpışmalar, göçler ve istilalar dolayısıyla mimari mirasını korumakta büyük güçlükler çekmiştir. Oysa Gelibolu’nun sahip olduğu anıtsal değerler; kaleler, dini yapılar, çeşmeler, anıtlar, hanlar, hamamların yanı sıra; geleneksel sivil mimari dokusunun korunması, restore edilmesi, geleceğe aktarılması ve mimar titizliğiyle kaydedilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın

Mimarlık Antolojisi Klasik Metinler

Aylin Tümertekin’in derlediği Mimarlık Antolojisi – Klasik Metinler, Janus Yayınları’ndan çıktı. “Klasik Metinler”mimarlık kuramının en eski ve en duyulmuş isimlerinden Marcus Vitruvius Pollio ile başlayan ve Karl Bötticher ile Eduardvan der Nüll’e kadar uzanan çok geniş bir dönemi kapsıyor. Kitapta, Mimarlıkta Klasik geleneğin kurulması, Rönesans mimarlığı, Klasisizm, ardından Klasik değerlerin yeniden keşfedilmesi, Aydınlanma Çağı ve nihayet 19. yüzyıl Historisizm’i ve Endüstri çağı, en yetkin temsilcileri tarafından anlatılıyor.

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın

Osmanlı Payitahtı Edirne

YEM Yayın’ın, Prof. Dr. Nevnihal Erdoğan tarafından hazırlanan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci başkenti Edirne’nin mimari, tarihi, kültürel değerlerini bir arada sunan, Osmanlı Payitahtı Edirneadlı yeni kitabı çıktı. Kitapta, büyük çoğunluğu Osmanlı olmak üzere, kentin tüm geçmiş dönemlerinden kalan eserler aracılığıyla Edirne’nin mimari, kültürel ve sosyal karakteristiği ortaya konuyor. Bir yandan da geçmişe doğru tarihsel bir perspektifle yaklaşılarak bu kadim şehrin bütün olarak aktarılması hedefleniyor.20. yüzyılın başında özellikle Osmanlı İmparatorluğu döneminin sona ermesi ve bunun neredeyse tüm etkilerinin siyasi, sosyal, somut olaylarla birlikte bizzat Edirne’de geçmesi de şehrin ülkemiz, tarihimiz ve kültürümüz için ne denli önemli bir rolü olduğunun göstergesi. Kitapta şehir, “Edirne Kent Merkezi”, “Eski Dış Bölgeler” ve “Kentiçi Yeni Bölgeler”deki eski mahalleler, sokaklar ve konutlar gibi üç ana yerleşim ve bina ölçeğinde ele alınmış. Bu yerleşim bölgelerindeki, tarih ve mimarlık açısından değer taşıyan anıtsal eserler ve sivil mimarlık örnekleri sayıca fazla olduğundan, sadece çok önemli olanlara, bilinenlere, yıkık olmayanlara ve restore edilenlere yer verilebilmiş. Bu eserlerin çoğunluğu önemli külliyeler, camiler, medreseler, kervansaraylar, köprüler, sinagoglar, kiliseler, resmi binalar, hamamlar, çeşmeler, türbeler, tarihi cadde, sokaklar ile ev ve konaklardan oluşuyor. Osmanlı Payitahtı Edirne’de, kentin mahallelerinin kısa tarihçeleri, mimari eserlerin yapım tarihleri, mimari karakteristikleri, geçirdikleri fiziksel ve işlevsel değişiklikler, sosyo-kültürel arka planları, estetik değerleri, mimari tasarım ve planlama birikimleri açısından bütüncül olarak sunulmaya çalışılıyor.

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın


Etiketler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları