Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

I.M. Pei’in 10 Önemli Yapısı

mimarizm.com / 17 Mayıs 2019
Çin kökenli Amerikalı mimar I.M. Pei’in 70 yıllık kariyerinin en önemli 10 mimari eserini bir araya getirdik.

Ieoh Ming Pei, 26 Nisan 1917'de Çin'in Guangzhou şehrinde doğdu. Pennsylvania Üniversitesi'nde mimarlık okumak için ABD'ye taşındı, daha sonra Massachusetts Institute of Technology'de (MIT) mühendislik yaptı ve sonunda Harvard'ın Tasarım Enstitüsü'nü bitirdi. Burada eski Bauhaus ustaları Walter Gropius ve Marcel Breuer ile çalıştı.

İkinci dünya savaşının sonuna doğru, ABD Ulusal Savunma Araştırma Komitesi’ndeki çalışmalarının ardından Pei, mimarlık kariyerine başladı ve 1948’de Amerikalı emlakçı William Zeckendorf için çalıştı.

İlk kez 1955 yılında New York’da kendi ofisini açan Pei, birçok isim değişikliğinden sonra 1989'da Cobb Freed & Partners adı altındaki kendi firmasıyla mimarlık çalışmalarına devam etti. Mimar, bir yıl sonra, 1990’da, tam zamanlı uygulamadan emekli olarak projelere danışmanlık yapmaya karar verdi.

Pei, 1979’da AIA Altın Madalyası, 1983’de Pritzker Ödülü, 1989’da ilk Praemium Imperiale ve 1989’da RIBA’nın Kraliyet Altın Madalyası’nı aldı.

Mimarisi, katı geometrileriyle tanımlanabilir: plan, kesit ve yükseklikteki iki ve üç boyutta ortaya çıkan daire, kare ve üçgen kombinasyonları. Pei, tam 102 yaşında aramızdan ayrıldı. 

Pei’in en önemli çalışmaları olduğuna inandığımız 10 proje:

Le Grand Louvre, Paris, Fransa, 1989
Belki de dünyadaki en tanınmış yapılardan biri olan Paris'teki Musée du Louvre’a eklemlenmesi için Pei’in tasarladığı yapı, kamuoyu ile paylaşıldığında oldukça çok tartışılmıştı.

Tarihi eski sarayın kapsamlı bir şekilde elden geçirilmesinin bir parçası olarak yaratılan cam ve çelik piramitler, kompleksin merkez avlusundan yerin altındaki galerilere ışığın geçmesini sağlayacak şekilde tasarlanmıştı.

***

Çin Merkez Bankası, Hong Kong, Çin, 1990

367,5 metrelik bu gökdelen, Hong Kong silüetinin tartışmasız en çarpıcı olanı. Yapının karmaşık geometrisi, binanın kare planının iç tarafa bakan üçgen kadranları tarafından oluşturulur; bina yükseldikçe bu üçgen kadranlar da birer birer eksilir. 

***

Suzhou Müzesi, Suzhou, Çin, 2006

Pei, Çin sanat ve zanaat müzesinin yeni binasını tasarlarken, antik kentteki yerel yapılardan etkilenmiştir.Siyah çizgili beyaz hacimler geleneksel evlerden ödünç alınmıştır.

*** 

İslam Eserleri Müzesi, Doha, Katar, 2008

Pei, bu müzenin tasarımında geleneksel İslami desenlerde bulunan sert geometrileri kullanmış. Müze, merkezi bir atriyumun üzerinde yükselen beş katlı bir kuleden oluşuyor. 
Basra Körfezi'ndeki yapay bir adada bulunan bina, çöl güneşini yumuşakça yansıtan hafif kireçtaşı bloklardan inşa edilmiş. Kuzey taraftaki bir cam duvar, beş katlı galeri mekânının tamamında Doha Körfezi ve West Bay bölgesinin panoramik manzarasını sunuyor.

***

Dallas Belediye Binası, Dallas, ABD, 1978

Dallas Belediye Binası için ters çevrilmiş üçgen bir bölüm yaratılmış çünkü daha düşük sivil alanlar yukarıdaki hükümet ofislerinden daha az taban alanına ihtiyaç duyuyormuş.

Beton binanın açılı kenarları, yedi katlı yüksekliğe ulaşan ve ağırlıklarını desteklemeye yardımcı olan anıtsal dikey bitişlerle tamamlanıyor. 

***

Luce Anıtı Şapeli, Taichung, Tayvan, 1963

Pei'nin daha mütevazı yapılarından biri olan bu Hristiyan kilisesi, mimarın daha önceden planladığı, Tunghai Üniversitesi kampusünde yer alıyor. Her iki tarafta da, kıvrık tuğla duvarlar yükseliyor. İç kısımda, nem ve sismik faaliyetlerle daha iyi mücadele etmek amacıyla duvarlar, ahşap yüzey çapraz geçişli bir beton kafesle kaplanmış.

***

Miho Müzesi, Kyoto, Japonya, 1997

Kyoto dışındaki dağlarda bulunan bu müzeye, tüp şeklindeki bir tünelden ve bir geçit köprüsünden ulaşılıyor. Müze bu yılın sonunda bir Louis Vuitton podyum gösterisine ev sahipliği yapacak. Yapının, yarı saydam üçgenlerden oluşan çatısı kompleksin üzerine katlanarak kireçtaşı kaplı galerilere ışığın girmesine izin veriyor. 

***

Rock'n Roll Şöhretler Salonu, Cleveland, ABD, 1995

En çok bilinen müzik sanatçılarının ve Rock müziğinin tarihini şekillendiren etkili figürlerin anısı Erie Gölü kıyısındaki bu müzede kutlanıyor. Pei'nin bu müzeyi tasarlarken mimarideki hareketin "enerjisini" yakalamayı amaçlıyordu.

İki büyük üçgen cam yüzey, 162 metre yüksekliğindeki (49 metre) bir kule tarafından desteklenerek 55.000 metrekarelik bir sergi alanı yaratmış. Burada aynı zamanda idari ofisler, mağaza ve kafe de yer alıyor. 

***

Kennedy Kütüphanesi, Boston, ABD, 1979

Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı John F Kennedy'yi anısına inşa edilen kütüphane ve müzede, başkanın görevdeki zamanından kalma belge ve malzemeler saklanıyor ve hayatı hakkında sergiler düzenleniyor.

Pei, Kennedy 1963'te öldürüldükten sonra ailenin mimarı olarak seçilmiş, ancak proje yıllar süren uzatmalar ve yer değişikliği nedeniyle tam 16 yıl sonra tamamlanabilmiş. Ortaya çıkan bina, Boston kıyı şeridi üzerinde yer alıyor.

***

 

Amerikan Ulusal Sanat Galerisi Doğu Binası, Washington DC, ABD, 1978

Amerikan Ulusal Sanat Galerisi’ne yapılan bu ekleme, kurumun orijinal neoklasik yapısının hemen yanında yer alıyor, ancak biçim bakımından iki bina belirgin şekilde birbirinden farklılaşıyor. Daha büyük bir ikizkenar ve daha küçük dik açılı bir üçgen oluşturan planı içeride, doğal olarak üçgen ve elmas şeklinde mekânlar yaratıyor.

Taş kaplı ana binanın köşeleri, merkezinden daha yükseğe çıkarak soyut taretlerin etkisine neden oluyor. Üçgen cam panellerden oluşturulmuş bir tavan, binanın iki tarafını birbirine bağlayan merkezi atriyumu kaplıyor.

Bu haber Dezeen'den derlenmiştir. 


İlişkili Haberler
Etiketler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
  • Erol eti 5 ay önce Yapılarının tümünde Bauhaus etkisi hakim yalınlık ve anıtsallık
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları