2016’nın Merakla Beklenen Projeleri

Tuba Tellioğlu Şeren / 19 Şubat 2016
Dünya mimarlık gündeminde çokça konuşulan, yapım aşamaları yakından takip edilen ve 2016 itibariyle tamamlanması öngörülen projeleri sizler için derledik.

Atelier Jean Nouvel | Louvre Abu Dhabi

Paris’teki müzenin uydusu olarak tasarlanan Louvre Abu Dhabi, 2016 yılında Saadiyat Adası’ndaki yeni binasıyla kapılarını ziyaretçilere açacak. Pritzker ödüllü Fransız mimar Jean Nouvel'in imzasını taşıyan proje, örgü şeklindeki palmiye yapraklarından esinlenilerek tasarlanan ışık geçirgen kubbesiyle öne çıkıyor.

Atelier Jean Nouvel, görsel: TDIC'in izniyle.

Kubbenin yüzeyinden süzülen gün ışığıyla iç mekanlar, tipik bir Arap pazar yeri atmosferine kavuşturulmuş.

Atelier Jean Nouvel, görsel: TDIC'in izniyle.

Atelier Jean Nouvel, görsel: TDIC'in izniyle.

Louvre Abu Dhabi, adanın 2016 yılında tamamlanması beklenen 3 büyük projesinden biri. Frank Gehry tarafından tasarlanan Guggenheim Abu Dhabi ve Foster+Partners imzası taşıyan Zayed National Museum ise kısa sürede bitirilmesi beklenen projelerden diğer ikisi. 

*

Heatherwick Studio | Zeitz MOCAA

Heatherwick Studio

Londralı tasarımcı Thomas Heatherwick, Güney Afrika'nın başkenti Cape Town'daki kullanılmayan bir tahıl silosunu, Afrika sanatıyla ilgili önemli bir koleksiyona ev sahipliği yapacak bir müzeye dönüştürüyor.

Heatherwick Studio

Daha önce tahıl depolanan mekanı 42 dikey beton boru ile dilimlere ayıran Heatherwick Studio böylece, galerilerin ve merkezi dolaşım alanının yerleşebileceği bir boşluk yarattı. Beş metre çapındaki boruların üst bölümü camla örtülerek günışığının alt katlara ulaşması sağlandı.

Heatherwick Studio

Üst kattaki mevcut açıklıklara pencereler eklemeyi düşünen Heatherwick Studio, binayı geceleri parlak bir fenere dönüştürerek,  yeniden canlandırılan Victoria & Albert sahil şeridine daha çok ziyaretçi çekmeyi amaçlıyor.

*

OMA | Taipei Performans Sanatları Merkezi

OMA, görsel: Artefactory'nin izniyle.

Projenin, Tayvan’ın başkenti Taipei’nin kültürel panoramasına önemli katkı sağlayacağı düşünülüyor. Tasarımı Rem Koolhaas’ın stüdyosu OMA tarafından gerçekleştirilen projede; girişleri ve sahne arkası desteği merkezdeki küp şeklindeki ana binadan sağlanan, kendi içinde bağımsız üç farklı tiyatro bulunuyor.

OMA, görsel: Artefactory'nin izniyle.

Yapının ön bölümünde bulunan küre biçimindeki Proscenium Playhouse performans merkezi dahil olmak üzere, projeye ait tüm yapılar küp şeklindeki ana binayla iç içe geçecek şekilde tasarlanmış. Ancak yine de dışarıdan bakıldığında her bir yapı birbirinden kolaylıkla ayrıştırılabiliyor. Performans Sanatları Merkezi’nin daha çok ziyaretçi almasını sağlamak amacıyla ana bina, caddenin üzerinde yükselecek şekilde konumlandırılmış. 

OMA, görsel: Artefactory'nin izniyle.

*

BIG | VIA 57WEST
Son dönemde Manhattan siluetine yapılan eklemeler arasında en merakla beklenen yapılardan biri olan VIA 57WEST, bir köşesi sivrilerek göğe yükselen 137 metre yüksekliğinde bir kule. 

BIG & Glessner Group

Yapıya imza atan Danimarkalı mimarlık pratiği BIG tarafından "Avrupa tarzı avlulu apartman bloğu ile geleneksel Manhattan gökdeleni arasında bir melez" şeklinde tanımlanan VIA 57WEST'in dikdörtgen formlu planı, sokaktan görülebilen bir orta avluya sahip. Güneye bakan terasları içerecek şekilde tasarlanan eğimli çatının, az katlı yapılar ile kuleler arasında geçiş hissi yaratması amaçlanmış.

BIG & Glessner Group

*

Freelon Adjaye Bond/SmithGroup | Ulusal Afroamerikan Tarihi ve Kültürü Müzesi

Washington, National Mall milli parkında yer alan Ulusal Afroamerikan Tarihi ve Kültürü Müzesi, şehirdeki kültür kurumları yelpazesini genişletmeyi amaçlıyor.

Freelon Adjaye Bond/SmithGroup, görsel: Imaging Atelier'nin izniyle

Sergi mekanları, ofisler, tiyatro ve müze koleksiyonu için depolama alanlarını içeren projenin tasarımı, Londralı mimar David Adjaye'ye ait. Taç formunda tasarlanan yapı, Afroamerikan zanaatına göndermede bulunan dekoratif bronz kafes paneller ile sarılmış. Ayrıca milli parktan giriş yapan ziyaretçiler için manzaraya uzanan geniş bir saçak tasarlanmış.

Yarıdan fazlası zemin altında yer alan yapının yer altındaki kısmı göz pencere ile aydınlatılarak seyir alanları yaratılmış.  

Freelon Adjaye Bond/SmithGroup, görsel: Imaging Atelier'nin izniyle

*

Herzog & de Meuron ­| Tate Modern Ek Binası

Herzog & de Meuron, görsel: Hayes Davidson'ın izniyle

İsviçre menşeli Herzog & de Meuron mimarlık ofisi tarafından tasarlanan Tate Modern’in Londra Southbank bölgesindeki ek binasının bu yıl açılması planlanıyor. Güney cepheye eklenen bu yeni bina, hem Tate Modern’in varolan galeri alanını ikiye katlayacak hem de müzenin sosyal ve eğitim alanlarına yer açılmasını sağlayacak.

Yatay açıklıklarla bölünen yontulmuş kristal görünümlü tuğla cephe, elektrik santralinin özgün malzemesine referans veriyor. Tuğla kısım aynı zamanda, gündüz günışığının içeri süzülmesine izin veren, gece bina aydınlatıldığında ise bantlar şeklinde parlayan delikli bölümleri içeriyor.

Herzog & de Meuron, görsel: Hayes Davidson'ın izniyle


Bu haber interiordesign.net'ten derlenmiştir.


İlişkili Haberler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin