Come To Mama?

E. Seda KAYIM / 04 Kasım 2009
Rumeli Hisarı sahilindeki Mama, yeni nesil bir bir İtalyan lokantası olarak adlandırılabilir. İtalyanlığı ise kısmen yemeklerinde... Çünkü burada sucuk içli Pizza Mama yiyor, Güney Amerika esintili bir mekanda Küba içecekleri yudumluyorsunuz.



İstanbul Doors Restaurant Group, Rumeli Hisarı'nda yeni bir üs kurdu. Yaz başında Kitchenette'teki masaların üzerinde duran renkli kartpostallar ve üzerindeki "Come to Mama!" sloganı ile dikkatlerimizi çeken bu yeni mekan, elbette Mimarın Göbeği'nin de dikkatinden kaçmadı.

Yazının konusu olan "Mama", yeni nesil bir bir İtalyan lokantası olarak adlandırılabilir. "Tipik" olmaması ise, hem menüsündeki pizza içeriklerinden hem de mekanın dekorasyon dilinden kaynaklanıyor. Sucuk içli Pizza Mama'nın bulunduğu ve Brezilya, Küba bayraklarının boyamaları ile süslenmiş bir mekana, gerçekten de "tipik İtalyan" yaftası yapıştırmak cesaret istiyor. Mama, ortaya koyduğu karışım ve yenilikçilik anlamında iyi de bir iş çıkarıyor. Çünkü burası, daha ziyade İtalyan mutfağının en bilindik yemek türlerini alan, yalnızca temel ögelerinden faydalanan, sonra da, belki füzyon diyemeyeceğiniz, ama yine de sadece burada yiyebileceğiniz tarzdan karışımlar sunan bir mekan. Örneğin pizzaları, muhteşem olmasa da denemeye değer… Tiramisu ise İstanbul'da yiyebileceklerinizin en başarılılarından. Ancak mekanın, mimari anlamda İstanbul Doors'un en başarılı girişimi olarak adlandırılması zor görünüyor.



Mama, Rumeli Hisarı'ndaki konumunu iyi kullanmayı başarıyor. İç mekanda 100, dışarıda ise yalnızca 25 kişi kapasiteli mekan, ön cephesi boyunca yatayda kesintisiz devam eden hareketli cam doğramaları ile doğrudan karşısındaki manzaraya yöneliyor. Bir köşeden Anadolu Hisarı'nı gözleyebileceğiniz ve Anadolu yakasının Boğaza bakan yamaçlarını izleyebileceğiniz bu panaroma, İstanbul'da yiyecek-içecek sektörünün en güçlü kozlarından birini Mama'ya teslim ediyor. Üstelik de kapalı mekanın gridal masa düzeni ve yüksek tavanı, içerideki ziyaretçilerin de Boğaz keyfinin -hissiyatından olmasa da- görselliğinden faydalanabilmesine olanak tanıyor. Yani Boğaz, Mama'ya hoş, fazladan süsleme, bezeme, dekorasyon gerektirmeyen bir arka plan sağlıyor. Belki de mekan bu arka plana biraz fazla sırtını dayıyor.



Mama'nın iç mekan nitelikleri, olabildiğince yalın, "monochrome" -yani bol grili bir tek ton- ve donuk bir ahşabın egemenliğinde olarak özetlenebilir. Restaurantın, arka planındaki şaşa karşısında kendini geri çekmesi ve olabildiğine sürekli zemin dokularına yer vermesi, ilk bakışta anlamlı gözüküyor. Ancak yaklaşık 2 metre seviyesinden itibaren tüm duvarların ve alt döşemenin ahşap kaplama olması, üst döşemeye kadar ve tüm tavan boyunca da çıplak brüt betonun bırakılması, maalesef düşlenen efekti vermiyor. Girişin karşısındaki koltuklu niş, yanında karşı duvar boyunca uzanan bar ünitesi ve hemen yanında geriye çekilmiş olarak planlamış yarı açık mutfak, mekanın camlı iç cephesinin karşısını da işlevsel ve görsel olarak tanımlıyor olsa da, bu yarı-yarıya kaplama mantığı atmosferin tekinsiz bir boşluk hissine gömülmesine neden oluyor.

Ahşap ve beton dokularının tartışılmaz uyumuna rağmen sözü geçen boşluk hissine neyin neden olabileceğini tartışacak olursak, gözümüze ilk takılan mekanın derinliği ve yüksekliği oluyor. Bu denli yüksek –yaklaşık olarak 4,5 metre- bir üst döşemenin, yani halihazırda "hangar" izlenimi yaratabilecek mekansal boyutların varlığında, tam ve keskin olarak iki eşit parçaya ayrılmış iç mekan yüzeylerinin ayrıksılığı, daha da gözümüze batıyor olabilir. Öte yandan bu sürekli bir hatta devam eden doku farklılığı, mekanın mimarları tarafından yumuşatılmaya çalışılmış gibi görünüyor. Zira çıplak yüzeyler ile ahşap kaplama yüzeylerin kesişimi boyunca ankre edilmiş beyaz boyalı bir ahşap lata, iki farklı malzemenin birleşimini kapatıyor. Bu, bir yandan kötü uygulama detaylarının çıkmasını engellese de, öte yandan söz konusu malzeme ayrımını daha da belirgin kılıyor. Mimar, şunu düşünmeden edemiyor: Keşke aynı "mimari numara" hem kolonlar hem duvarlar boyunca uygulanmasaymış!


 
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin