Adı Gibi: Saf

E. Seda KAYIM / 09 Mayıs 2008
Mimar, tüm gün yeni çevre yasası, ekolojik tasarım prensipleri ve sürdürülebilir teknolojilerden sıkılmamışsa, ekolojinin gözlerden ırak olmayan bir diğer oyun alanıyla tanışmak isteyebilir. Bu merakı yenebileceğiniz Saf, gastorominin yükselen trendi organik mutfağın az bulunur örneklerinden biri.

 

İstanbul'un bir dünya metropolüne dönüşmesini kapsayan süreçte, her "moda", "trend" ve de "yenilik" gibi, yemek yeme ve yemek sunma eğilimleri de küresel standartlara ulaşmaya çabalıyor. Dünya mutfağının tanıtımı ile başlayıp, füzyon ile genişleyen İstanbul'un yemek kültürü, şimdi de en yeni çılgınlık olan "sağlıklı" ve de "organik" yemek furyasını bünyesine katarak genişliyor.

 

Endüstriyel yaşamın şehirli insanın vücuduna verdiği hasarları onarmak üzerine kurulu "detox" yaşam tarzı, öncelikle organik tarım ürünleri satan dükkanların açılmasıyla, sonra da menüsünde taze meyve suyu ve de söğüş salata seçenekleri bulunduran bistro ve de lokantalarla hayatımızın bir gerekliliği olma yolunda hızla ilerleyedursun, Saf sadece bu amaçla yemek sunan ve ileride niceleriyle karşılaşacağımızdan hiçbir şüphenin duyulmadığı "detox-lokanta"lar zincirinin Türkiye'deki ilk halkası gibi gözükmekte.

 

 

Saf, isminden de rahatça anlaşılabileceği gibi saf ve de sağlıklı yemek bileşenlerini ağır işleme ve pişirme süreçlerine tabi tutmadan "hafif füzyon" olarak tanımlanabilecek bir biçimde sunan bir lokanta. Bol tuzlu, yağlı, baharatlı ve de kalorili yemekler yemekten hoşlanıyorsanız, Saf'ın menüsü ilginizi çekmeyebilir; çünkü Saf'ta karides veya patates kızartması bulmanız mümkün değil. Bununla birlikte, Saf'ın menüsü daha çok "Detox Salata" ve "Patates Risotto" gibi gayet sade ve de sindirim sistemine yüklenmeyen türden yemeklerden oluşuyor.

 

Yaklaşık bir yıl önce, 16 Haziran'da Hayal Kahvesi ortaklığında açılan Hayalkahvesi/SAF ise, Saf restaurantlarının İstanbul'daki üçüncü durağı. İlk olarak Tünel'de kendine bir ‘fan' kitlesi edinen, fakat artık alışılmış yerinde hizmet vermeyen Saf Tünel, yalnızca müdavimlerini hayal kırıklığına uğratmamak adına, Meşrutiyet Caddesi'nde Ansen Suites'in hemen altındaki yaklaşık 15 metrekarelik bir alanda hizmet vermeye devam ediyor. Saf ise, Berlin ve Londra'da açtığı şubelerle yetinmeyecek gibi gözüküyor.

 

 

Saf'ın Tünel şubesindeki menüsü Hayalkahvesi/SAF'ın menüsünden biraz daha dar. Sınırlı seçeneklerle yetinmek istemiyorsanız Akatlar'a uğramak daha akıllıca olacaktır. Ancak fikir edinmek isteyenler için Saf'ın Ansen Suites Tünel'deki şubesi de yeterli olacaktır. Hayalkahvesi/SAF'taki menü daha geniş olmasının yanı sıra, her içecek ve de yiyecek seçeneğini vücut için neden yararlı olduğuna dair küçük işaretlerle tanıtıyor. Eğer diyetinize dikkat ediyor ve de yediklerinizin sindirim sırasında ve sonrasındaki temel işlevlerini önemsiyorsanız, menü bu konuda çok açık.

 

 

Saf'ta, modern Japon lokantalarında karşılaşabileceğiniz türden füzyonlar beklememek gerek. Restaurantlar zincirinin ünlü organik mutfak şefi Chad Sarno'nun elinden çıkma menü, her yerde karşılaşamayacağınız türden yaratıcı ve yenilikçi bileşenlerden meydana geliyor. Sarno'ya Fatih Güven'in eşlik ettiği şef takımının baştan sona 'tasarladığı' menü, kesinlikle denemeye değer tadlar barındırıyor. Küçük örnekler vermek gerekirse, antre olarak sunulan avokado soslu ve taze kırmızı biberli caju fıstığından humus gerçekten yaratıcı bir fikir. Mutfağında hayvansal ürünlere yer vermediği gibi buğday ürünlerini de barındırmayan Saf'ın patates risottosu da son derece başarılı. Aynı zamanda menünün tek sıcak ana yemeği. Daha önce denenmemiş bir tad arayanlar için ise yine soğuk Sicilian Soba Noodle Salatası, önerilenlerden... Yalnızca, Saf'ın her seferinde çok daha yeni deneyimler sunması açısından, belki daha geliştirilmiş ve çok daha farklı sürprizler barındıran gastronomik örnekler verilebilirdi. Yine de, Türk yeme-içme sahnesinde bir ilk oluşu, Saf'ın yenilikçi ruhunu sürekli revize edeceğinin bir göstergesi kabul edilebilir.

 

 

Saf, menüsündeki sağlıklı yemeklere eşlik edecek sağlıklı ortamlar da sunuyor müşterilerine. Tünel şubesi yüksek volta döşemeli ve sadece birkaç masanın bulunduğu küçük bir odada yer alıyor. Klasik anlayışla dekore edilmiş odada, kendinizi oyalayabileceğiniz, göz hizasından tavana kadar uzanan bol miktarda eski fotoğraf mevcut. Ayrıca, beyaz masa örtüleri, alçı sıvalı rustik duvarların yarattığı steril hava, kristal bardaklar ve servis takımlarının ışıltısıyla dengeleniyor. Ansen'in cephesini boydan boya kapatan camekanların önüne titizce yerleştirilmiş papatya dolu sepetler ise, kesinlikle mekanın 'sevimli' detaylarından.

 

Akatlar'da konumlanan Hayalkahvesi/SAF ise, bir spor merkezinin içinde yer alan Hayal Kahvesi ile ortak mekan ve de menü kullanıyor. Sema Topaloğlu tarafından iç mimarlık projesi yapılan bu ortak mekana ek olarak, daha serbest oturma düzenine sahip bağımsız bir başka mekanı da mevcut Hayalkahvesi/SAF'ın. Ortak mekana klasik tarzda işlemeli masa ve sandalyeler hakimken, serbest oturma düzenli alanda tek renk ve sert hatlı mobilyalar mevcut. Bakır tonlarının ağırlıkta olduğu mekanın en dikkat çekici elemanları, bezemeli metalden imal edilmiş ayırıcı paravanlar ve koltuk grubu aksesuvarları. Serbest oturma alanında herhangi bir iç dekorasyon mevcut değil, ancak Hayal Kahvesi tarafı son zamanlarda sıkça karşılaşılan endüstriyel-klasik karışımı, sert ve yumuşak hatlı formların tezatlığıyla ayakta duran bir düzenlemeye sahip. Bu düzenleme It's a Joke'taki gibi agresif bir tavır sergilemiyor; ancak göz yormayan, rahatlatıcı bir atmosfer yaratan bu dekorasyonun renk ve malzeme seçimleri daha dikkat çekici bir şekilde kurgulanabilirdi gibi gözüküyor.

 

 

Sağlıklı yaşam üzerine kurulu bir sunumu olan Hayalkahvesi/SAF'ın, içinde yer aldığı mekanların kalitesini de yemeklerinin içeriğine ve amacına yakışır bir düzeyde tutması lokantanın bir diğer başarısı. Sigara içilebilir bir alanın tabii ki yer almadığı Hayalkahvesi/SAF'ta kusursuz bir havalandırma var. Mutfak ve de başka kişilerin yemeklerinden gelen kokularla rahatsız olmadan, kendi yemeğinize odaklanabiliyorsunuz. İyi bir ışıklandırmanın da yardımıyla, hafif ve de sağlıklı yemekleri tecrübelemek rahatça mümkün oluyor  servis ve sunum ise eksiksiz.

Saf ülkemizde yeni yeni tanışıklık içinde olduğumuz sağlıklı beslenme konseptinin ilginç bir örneği olarak nitelendirilebilir. İleride benzerlerinin türeyeceğinden hiç şüphe yok, ancak o zaman gelene kadar da Saf'ın mekansal bütünlüğünü kazanması ve de menüsünün içeriğini genişletmesi, Kızılkayalar hamburgeri tüketmeye alışmış biz zararlı şeyler yemeyi seven yemek meraklılarının beğenisini kazanması yolunda çok faydalı bir adım olacaktır; hem işletme adına, hem de bizim adımıza!


 
Röportajlar
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin