"Yüksek lisansım, projelerde bana ilham veren tüm ayrıntıları önüme koydu"

01 Şubat 2013
 

Yüksek lisans tezinizde, tarihi kentsel dokuda planlama ve tarihi mekanların yeniden işlevlendirilmesi konusunu inceliyorsunuz. Bu birikiminizi pratik yaşama aktarma fırsatı buldunuz mu?

Ülkemizdeki birçok proje tarihi doku içinde konumlanmakta. Tek yapı ölçeğinde mimarlık yapıldığında dahi kentsel ölçekteyiz. Sonuçta kentsel doku içinde tasarlanan projeler o dokuya eklenen yeni parçalar oluyor. Dolayısıyla yeni yapının duruşunu, çizgisini, diğer binalarla ve mevcut dokuyla bağlantılarını irdeleyebilmek için böyle bir çalışmanın içerisine girdim.


"Ofis içerisinde, kenarda ders çalışan bir patron vardı"

Anadolu'daki en eski medeniyetlerden birine ev sahipliği yapan Van'da doğmuş olmanızın da bunda etkisi olmalı…



Van kentine o bağlamda çokça merakım vardı. Şu an projesini yürüttüğümüz Urartu Müzesi'nin arazisi de Van Kalesi'nin bulunduğu yer. O proje de yine tarihi bir dokunun parçası. Yüksek lisans eğitimim, projelerde bana ilham verecek tüm ayrıntıları ve değerleri önüme koydu. Nereden başlayacağıma dair bir yol haritası çizdi. Tez çalışmam da artık bir yerden sonra bunu içime tam olarak sindirmeme yaradı. Çünkü bundan sonra her eserimizde böyle bir durumla karşı karşıya kalacaktık. Tabi bu süreçte aldığım dersler de şehircilik konusunu pekiştirme anlamında çok yararlı oldu. İçinde bulunduğumuz birçok proje neredeyse kentsel plan ölçeğinde. Örneğin şu anda, yaklaşık 2 milyon metrekareye yayılan bir üniversite yerleşkesi projesi üzerine çalışıyoruz. Dolayısıyla oradaki tüm çalışmalar, ilk eskizler kentsel planlama ölçeğinde. Sonrasında mimari boyutu çalışacağımız alt ölçeklere geçeceğiz.

Yüksek lisansta öğrendiğim her şey, şu anda bana lazım olacağını düşündüğüm şeylerdi. Tabi derslere çok zaman ayıramadım. Çok daha derin, çok daha güzel projeler yürütebilirdim. Çok gençtim, ekibim de gençti. Ofis içerisinde, kenarda ders çalışan, ödev yapan bir patron vardı. Bu çok algılanabilir bir durumdu o nedenle de garip kaçmıyordu.


  Kayseri Kadir Has Stadyumu


2009'da yüksek lisansımı tamamladığımda, Kayseri'deki mega projeler; Kapadokya Terminali, Konya Stadyumu projeleri de sonlanmıştı. Bu arada küçük bir mola verip askerliğimi aradan çıkarmak istedim çünkü seyahatlerime, hayallerime, planlarıma engel oluşturuyordu. Bunu aradan çıkarır çıkarmaz da 2010 yılının başında İstanbul ofisimizi açtık. İlk ofisimiz Kuruçeşme'de, küçük, bahçeli bir yerdi. 2 Şubat'ta İstanbul'daki üçüncü yıldönümümüzü Bebek ofisimizde kutlayacağız.

 


Bir Kurumsallaşma Hikayesi: Ofiss Mimarca'dan BKA'ya
Anadolu'daki Mega Yapılardan, Guiness Adayı Akvaryuma
Heyecan ve İllham Veren Projelerle Yola Devam...
BKA Bebek Ofisi
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin