"Umarım meslek içi eğitimi makul bir yöntemle uygulamaya sokmanın yolu bulunur"

03 Aralık 2008
 



Mimarlar Odası'nın eski bir çalışanı olarak, Oda'nın çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet, 1986-1988 yılları arasında profesyonel olarak Mimarlar Odası'nın Genel Sekreterliğini yürüttüm. 1988 – 1990 yılları arasında TMMOB Yönetim Kurulu'nda görev yaptım. Bizim, oda örgütünün yaygınlaşması, örgütün mimarlık ortamı içerisinde daha etkin kılınması gibi bir amacımız vardı. Fakat Mimarlar Odası, bilmem kaç tane şubesiyle birlikte devlet bürokrasisini de geçen bir organizmaya dönüştü. Bir sivil toplum örgütü olmaktan çok kanunların kendilerine verdiği yetkilere dayanan bir bürokratik güç oldu. Bu bürokratik güç büyüdükçe kendi kendini ayakta tutmak için maddi desteğe ihtiyaç duymaya başladı ve mimarlık problemlerinden başka bir tarafa doğru kaydı. Yani oda mimarlığın problemlerinden çok, üyelerini nasıl zapturapt altında tutabileceğinin derdinde.

Örneğin oda, kentsel sorunlarla ancak dava açma boyutunda ilgileniyor, öncesine bir şey yapamıyor. Üstelik bu davaların bir kısmında da bir "mimarlık örgütünün" yaklaşımını sergilemiyor. Mesela Kongre Vadisi'nin projelendirilme süreci ile ilgili belediye, Mimarlar Odası'na bir yarışma açmayı önermiş. Oda da Kongre Vadisi'ndeki dönüşüme karşı olduğunu söyleyip, yarışma açmayı reddetmiş. Halbuki dünyanın her yerinde yarışmalar, bu tür tasarım problemlerinin test edilmesinde kullanılırlar. Bir tasarımcılar örgütünün buna bir tasarım alanı gözü ile bakması gerekirdi. Oda bazı sorunları tasarım alanında kalarak çözebilecekken, daha baştan reddedip karşı çıkıyor. Bu işlerin içinde bir tasarımcılar örgütü olarak rol almayı düşünmüyor.

Oda belediyeleri takip etmeli, yapılan işleri takip etmeli, mimarlarla diyalog içinde olmalı... Bunları yapan bazı şubeler var ama en büyük 2 şubenin, İstanbul ve Ankara'nın böyle ilişkileri yok. Bu tip ilişkilerin oluşturulması ve problemli süreçlere dahil olmak için de gerekli mekanizmaların oluşturulması gerek. Bu mekanizmaları oluşturmak için çaba harcamak gerekiyor.

Sonuç olarak Odada bürokratik bir yapı oluşmaya başladı; Odanın ve reel mimarlık sektörünün projeleri sıklıkla çatışmaya başladı.


Hasan Özbay ile
Th & İdil Ankara çalışanları
Yarışma Projeleri
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin