"Türkiye, geniş ürün yelpazesiyle tasarım alanında önemli bir odak olabilir"

14 Mayıs 2015
 

Son sorum Türkiye ile ilgili olacak. Geçen yıl İstanbul'u ziyaret ettiğinizi biliyorum. Türkiye'deki tasarım ortamı, tasarımcılar, üreticiler ile ilgili nasıl bir izlenim edindiniz?

Öncelikle insanların beni çok etkilediğini söyleyebilirim. Genç ve orta yaşlı tasarımcıların çok iyi hazırlandıklarını, çok net konseptler sunduklarını gördüm. Üretici firmalar konusunda da oldukça iyi izlenimler edindim. İç mekân ve mobilya tasarımı alanında çalışan genç tasarımcılar ile bir araya gelme imkânım oldu. Süreç yönetimi açısından kendilerini çok başarılı buldum. Ziyaret ettiğim firmalar da benim için büyük bir sürpriz ve keşif oldu. Ofis mobilyası üreten firmalarla birkaç yıl önce tanışmıştım ama elektrikli ev aletleri üreten firmaları hiç bilmiyordum.

İki kıta arasında yer alan Türkiye'nin, geniş ürün yelpazesi ile tasarım alanında önemli bir odak olabileceğini düşünüyorum. Aziz Sarıyer gibi uluslararası tanınırlığa sahip birçok Türk tasarımcı var. Onların da bizimle aynı sorunları yaşadığını görüyorum. Çok iyi projeler yapıyorlar ama kimse Türk olduklarını bilmiyor. Valensiyalı firmaları da fuarlarda görür ama nereli olduklarını çıkaramazsınız. Önerim şu; güçleri birleştirerek yerel tasarımı markalaştırmak, uluslararası pazarda mücadele için size daha güçlü bir araç  sunacaktır. Londra'da ya da ABD'de çalışsanız bile, bir İspanyol ya da Türk olarak bu kolektif prestije sahipseniz, daha başarılı olursunuz. Bu sinerjiyi yaratmak çok önemli.



İstanbul Tasarım Bienali'nin gezme fırsatım olmadı ama internetten gördüğüm kadarıyla çok etkileyici bir mekânda gerçekleşmiş. Bu tür etkinliklerin yerel tasarım üretimini ve kültürünü tanıtmak için önemli olduğunu düşünüyorum. Firmalarınız var, kültürünüz var, tasarımcılarınız var, okullarınız var. Kamu kurumlarını tasarımı desteklemeye ve okullara yatırım yapmaya ikna etmelisiniz. Geleceğin anahtarı bu... İspanya'da belki Almanya, ABD ya da İtalya ile rekabet edecek teknolojik güce sahip değiliz ama tasarımımız ile mücadele edebiliriz. Tasarım alanında sağlam bir yaklaşıma sahibiz ve gerçekten yaratıcı insanlarız. Tasarım, eğitim ve tanıtım çalışmaları  için mütevazı bir yatırım. Öyle ki hem İspanya hem Türkiye bu anlamda diğer ülkeler ile çok rahat mücadele edebilir.

Benim gözümde tasarım, refaha ulaşmanın, kültür ve farklılaşma yaratmanın bir yolu. İyi koşullarda mücadele etmek için de kamu fonlarından faydalanmamız şart. Aksi halde özel şirketler ile rekabet etmek çok zor. Devletin bu konuda pozisyon alıp, tasarımın, örneğin turizm için olağanüstü iyi bir araç olduğunu görmesi gerek. Yabancı bir turist bir anıtı, bir müzeyi ya da bir ibadethaneyi ziyaret ettiği zaman, geçtiği sokak, kent mobilyaları, grafik tasarım  vs. o ülkeye ilişkin bilgiler aktarır. Ve tüm bu öğeler o kişinin çektiği fotoğraflarda gözükür. Tasarımın niteliği, dükkânları, restoranları, müzeleri, anıtları daha da iyileştirir. Bir ülkeye ya da şehre gitmeden önce internetten o yerin adını aratırız. Valiliğin, belediyenin, turizm bakanlığının web sitesi o ülkeyle ilgili ilk izlenimimizi oluşturur. Eğer bu sitenin grafik tasarımı o yerin zenginliğini aktarmada yeterli değilse çok yazık! Belki de o sırada oraya gitmekten vazgeçeceğiz. Devlete ve kamu kurumlarına tasarımın önemini anlatmamız gerek. Zor da olsa bunu denemeliyiz. Refahı sağlamanın ve nitelikli işler yapmaya devam etmenin tek yolu bu.


Carlos Tiscar ile tasarım pratiği üzerine...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin