"Türkiye'de birileri genetik olarak jüri üyesi doğuyor; kromozomları XYJ"

04 Kasım 2011
 


PET Tree


Bu sene kaç ödül aldınız?

Avrupa Birliği'nden aldığımız 7 ödül dahil olmak üzere, sadece bu sene toplam 17 ödül kazandık, ama bunu hiç konu etmedik. İstanbul taksi tasarım yarışması halk oylamasında iki dalda birinci gelmemize rağmen, ödüllendirilmede bir grupta ikincilik, diğer grupta ise mansiyon benzeri bir değerlendirilmeyle ödüllendirildik. Oyların % 42'sini toplayan ve halk oylamasında birinci olan durak tasarımımız ve % 30 oyla birinci gelen iletişim sistemi tasarımımız oy çoğunluğu ile kategori birincileri idi. Ancak değerlendirme sonucunda halk oylamasının dışında bir sıralama gerçekleşti. Yarışmalarda bu tür ilginç durumlar yaşanıyor. Kolokyuma çağrıldık ama gidip "itiraz" etmek tarzımız olmadığı için sürece katılmadık.

Diğer ödüller hangileriydi?

Red Dot'ta, konsept projelerde 5 dalda finale kaldık. Aşağı yukarı yaptığımız her ürün ya finale kalıyor ya ödül alıyor. Başarılı olamadığımız tek yarışma Design Turkey, onun da "nedenleri" var. "PET Tree" de "Pure" adlı ürünlerimiz Design Turkey'den ödül alamadı ama iki proje de Amerika'dan üçer ödülle döndü. Zaten benzer durumlara da fazlası ile alıştık diyoruz.


Pure


Sizce bu durum neden kaynaklanıyor?

Tamamen jürilerin hazmıyla ilgili. Türkiye'de bir yarışma kirliliği söz konusu. Bu konuda çok radikal görüşlerimiz var ama kabul görmüyor: Her sene yarışmayı kazananların en az yarısının bir sonraki sene jüri üyesi olmasını öneriyorum.  Böylece kimse, "bu arkadaş neden bu jüride" diyemez. Ama Türkiye'de birileri genetik olarak jüri üyesi doğuyor. Kromozomlarında J harfi var; XYJ. Hayatında bir tek ürünü olmayan, üretim konusunda bilgileri fazlası ile naftalin kokan, ama sürekli ahkâm keserek gündemi belirlemek, kaliteyi denetlemek gibi görevleri ile mesleğin önünü tıkayan sözde "meslek"taşlardan, yani eş dost, ahbap ilişkileri ile şekillenen bir gruptan bahsediyorum. Bu ülkede tasarım yarışması adı altında;  jürisi, yarışma sonuçları açıklandığında açıklanan ilginç yarışmalar yapılıyor. Logo parasına, araç yaptırmaya kalkan yarışmalar var. bu yarışmalar sözde meslek örgütünün himayesinde yapılıyor, kimsenin de sesi çıkmıyor. 

Firmalar ucuz fikir kapmak için öğrencileri kullanmaya çalışıyor, adı yarışma olan istismarlar yayılıyor. Meslek örgütlenmesinin güçlü ve etken olmadığı, mesleği icra edenlerin başka disiplinlerden gelen kişilerce değerlendirilmeye kalkıldığı yarışmalar yapılıyor. Bu kirlilik içinde "kalite" aramak şu an fantazi bile değil. Bu ülkede yarışmaların kalitesi belli bir seviyeye gelene kadar katılmama kararımızı uygulamaya koymuş bulunuyoruz.

Türkiye'de tasarım disiplininin oturmamasındaki en büyük sebep, meslek örgütlenmesinin olamaması ve bu tarz jüri olaylarının yaşanmasıdır. Onun için de hedeflerimizi tamamen yurt dışına kaydırdık. Buradan Amerika'da bir yarışmada varlık göstermek ayrı beceriler gerektiriyor. Çok kreatif olacaksınız, düzgün İngilizce raporlar yazılacak, sunumunuz ve fikriniz çok iyi olacak. Ve birtakım tasarımların mutlaka animasyonları olmalı. Simülasyonu, animasyonu koymadan karşınızdaki kişi onu tam olarak anlayamıyor. Örneğin  "FOSCAT 32" adlı teknemiz bu sene Platinum A' Design Award kazandı. Aynı projeyi daha önce başka bir yarışmaya daha yollamıştık, ama o zaman anlamamışlardı. Animasyonu hazırlayınca herkes projeye hayran kaldı.



FOSCAT 32, renderlar.


Marka Oluşum Süreci ve Ödüller Üzerine
İnovatif ve Çevreye Duyarlı Projeler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin