“Tüm gayrimenkul gelişim sürecini düşey olarak entegre eden bir şirket haline geldik”

03 Aralık 2010
 

Çocukluğunuzu babanızın görevi sebebiyle çok sayıda farklı ülkede geçirmişsiniz. Bunun, sizin mimar olmayı seçmeniz üzerindeki etkisi ne kadardır? Mesleği benimsemenizi sağlayan bir an hatırlıyor musunuz?

Babam Dışişleri Bakanlığı'nda çalıştığı için Romanya, Bükreş, Danimarka, Belçika pek çok ülkede bulunduk. Değişik ülkelerde gezmenin muhakkak bir etkisi olmuştur. Değişik mimari yapısı ve zenginliği olan ülkelerde yaşadığım için, bu yerlerin mimarisinden etkilendim. Fakat beni en çok etkileyen şu oldu: Bizim binamızın zemin katında, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde okuyan mimari talebeler vardı. Onlara geceleri yardım ederdim. O ince uçlu kalemler, çeşitli pergeller, o küçük enstrümanlar benim çok dikkatimi çekmişti. Hatta onlardan ben de aldım. Resim çizmeyi sevdiğim ve bildiğim için de kendi kendime çizmeye başladım. Öyle bir heves ve tutkuyla başladım. Ondan sonra ille de mimari çizimler yapmak istedim.

1979 – 2006 yılları arasında farklı bir ekip ve bir grup ortak ile "Atelier d'Art Urbain" (AAU) isimli pratiği yürüttünüz. Acaba bu ofisi kurmadan nasıl ve nerelerde mesleki deneyim edinme şansına sahip olmuştunuz?

Mimarlık eğitimimi tamamladıktan sonra, mahalle sakinlerini savunan cemiyetlerde ve mimari arşivler organize eden, şehirde ortak yaşamın problemlerine karşı duyarlı ve örnek çözümsel projeler üreten dernek ve vakıflarda 1,5-2 yıl süre ile çalıştım. Burada mimari proje yapmadım. Sonrasında 1979 yılında kendi mimari büromuzu kurmayı düşündüm.

"Atelier d'Art Urbain"i Fransa'da, New York'ta ve Almanya'da büyük şehircilik projeleri yapan mimari bürolara şehir sanatı ve yeni şehir planlaması anlamında taşeronluk yapmak amacı ile kurmuştuk. İlk çalıştığımız kişiler üniversitelerde jüri olan, dünyaca ünlü, tanınmış mimarlardı; bu sayede de bir çok ülkede büyük çalışmalar gerçekleştirdik.

AAU'dan sonra "tek tabanca" olarak açtığınız büronun ismine "VIZZION" olarak belirlediniz. İlk ofisinizde kentsel tasarıma ve sanata vurgu yapan bir isim kullandınız. Şimdiki markanız, sizin üretiminiz hakkında ne gibi ipuçları veriyor?

Mimari büromuz 25 sene içerisinde ilk hedeflerinin dışında ve çok değişik yönlere gitti. Çünkü banka merkez binaları, büyük ofis binaları, oteller, çok fonksiyonlu alışveriş merkezleri gibi projeler derken, gitgide yaptığımız iş de değişti. Mimariden sonra mimari koordinasyon, arazi ve proje geliştirme, inşaat koordinasyon, proje yönetimi, mal sahibi temsilciliği, genel teknik koordinasyon gibi çok amaçlı ve servisli bir büro haline geldik. Yani mimariye daha küresel bir yaklaşım sergileyip, üstlendiğimiz projelerin gelişim sürecine doğrudan katılım sağlayabilmek için 2003 yılında VIZZION Europe'u kurduk. Daha sonraki adımda yaptığımız değişiklik ise şuydu: 2006 yılında, şirkete yeni bir yön verebilmek için küçük hisselere sahip diğer tüm ortaklarımla ayrılmaya karar verdik. Yeni yaklaşımımız doğrultusunda, yatırımlarını bizzat fonladığımız ve organize ettiğimiz projelerin tüm hizmetlerini verebilen bir iş modeli oluşturduk. Sonrasında ise projelerimizin gelişim sürecini doğrudan yönetmemize olanak sağlayacak şekilde tüm şirketlerimizin ismini değiştirerek VIZZION grubu altında, yani tek bir çatıda topladık. Tüm gayrimenkul gelişim sürecini düşey olarak entegre eden bir şirket haline geldik. VIZZION Europe ve VIZZION Architects'in yanında VIZZION Engineering, VIZZION Life Style, VIZZION Invest, VIZZION Participations gibi farklı alanlarda konumlandırılmış, VIZZION Grup şirketlerini kurduk. Bugün bu şekilde çalışıyoruz ve böyle bir yapıda devam etmesini planlıyoruz.


Londra Merkezli "AvcıArchitects"in Kurucusu Selçuk Avcı
Almanya'dan "Ağırbaş & Wienstroer"in Kurucu Ortağı Ercan Ağırbaş
Brüksel Merkezli VIZZION Architects'in Kurucusu Şefik Birkiye
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin