"Teknoloji ve tekniklerin dünyasında rasyonel davranmalısınız"

27 Kasım 2014
 

‘Hiperarkaik Tektonik'ten bahsederken, rasyonel imkânlar sunduğunu vurguluyorsunuz.

Aynen öyle. Neden rasyonel? Çünkü rasyonel davranmadığın vakit modernist davranamazsın ve ileri gidemezsin. Bizim böyle rasyonel bir dünyada yaşamamız lazım. Yani söylentiyle, lafla olmuyor bu iş. Hakikaten rasyonel davranmanız lazım çünkü günümüz dünyası, teknoloji ve tekniklerin dünyası. Bilgi ve kapital öyle oluşuyor.

Rasyonel derken şöyle davranamaya çalıştık; şu anda hangi malzemeyi kullanabiliriz diye sorulunca karşımıza mermer mozaik çıktı. Mermer mozaik aslında bir karo sistemi ve dünyada bunun farklı uygulamaları yapılıyor. Silkar Madencilik - Akdo da bunun farkında ve markalarını oluşturuken bilime saygı gösteriyor. Londra Tasarım Festivali için birlikte hazırladığımız projeyle Turquality programı kapsamında Türk devletinin de desteğini aldık.







Londra'da aynı dönemde başka sergiler de oldu. Seramik kullanılarak tasarlanan modern sebilleri hatırlıyorum.

O da Seramik Tanıtım Fonu'nun Londra endeksli bir projesiydi. Onlarla da çalıştık. Bu içerik bir nevi onlarla birlikte yaptığım çalışmalar sonucunda oluştu. Birbirini bütünleyen projelerdi. Burada Türk devletine sağladığı destekten ötürü bir kez daha teşekkür etmeliyim. Gerek Seramik Tanıtım Fonu gerek Turquality bu süreçte çok önemli roller oynadı. Sonuçta mermer mozaik ticari anlamda satılabilecek bir ürün. Yani parametrik tasarım diyoruz ama son 15 yıldır gördüğümüz çoğu örnek straforla, plastik yapılan uygulamalar. Bunları binada kullanamazsınız. Archdaily'de, Dezeen'de öğrenci arkadaşlar bunu görüyor, maketler de yapıyor ama bunu hayata geçirmek için mimarlık ve yapı kültürüyle iç içe olmanız lazım.


"Kendi bilimimizin dünyaya faydasını gördük"

Az önce disiplinlerarası çalışmanın önemine de değinmiştiniz...

Ancak öyle oluyor, bunlar çok kolay işler değil. Üreticinin de yanınızda olması ve işi benimsemesi lazım. Mermer mozaikte bu desteği bulduk ve tasarımlarımızda sujeti kesim mozaik (waterjet mosaic) kullandık. Bu yöntemle mermer, yüksek basınçlı su yardımıyla 2-4 cm'lik parçalar halinde kesiliyor. Ve ilk başta yarattığımız matematik hesaplamalar, sujetine kadar aynı veri seti ile aktarılıyor. Üretim yani AutoCAD çizimi olarak aktardığımız veriler, sujeti sisteminin yazılımına geçiyor. Yani veriler hiç değişmiyor. Biz bu süreçte, mühendisler ve üreticiler arasında tasarımcı rolünü üstleniyoruz.

Buradan zanaatkârlar ile ilgili soruya geçeceğim. Sonuçta bu işi Türkiye'deki zanaatkârlar gerçekleştiriyor. Bilecik'te Silkar Madencilik'in çoğu kadınlardan oluşan 20 kişilik mozaik ekibi bunu el işçiliğiyle biraraya getiriyor. Bu dikkatli ve detaylı çalışmanın en önemli noktası da bu parçaların tek tek elde birleştirtirilmesi. Türkiye zanaat ve teknolojinin birarada var olduğu bir yer ama bunları birleştirmeniz lazım. Bence bizim şu anda yaptığımız en önemli şey, bu birleştirme konusu. Harvard'da mühendislik hesabıyla başlayan, Londra'ya geçen, İstanbul'da tasarımını gerçekleştirdiğimiz ve Bilecik'te sonuç ürünlerini aldığımız bu proje, 700 yıl evvel Anadolu topraklarında varolan bir tekniği yeniden kullanmak anlamında bize çok heyecan ve gurur yaşattı. Çünkü kendi bilimimizin dünyaya faydasını gördük. Dünya şu anda bunu kullanıyor. Tabi henüz işin başındayız.


"Bu mozaikler mimarlık projelerinde çok farklı etkiler yaratabilir"

Bu tür mermer mozaiklerin büyük ölçekli projelerin iç ve dış mekânlarında kullanılmasını önemli buluyoruz. Çünkü hakikaten rahatlatıcı ve işin içinde el işçiliği ile sonsuza giden bir matematiksel hesap var. Bunlar mimarlık projelerinde çok farklı etkiler yaratabilir. Tasarımcı olarak mimarlarla bunu konuşuyor ve teşvik etmeye çalışıyoruz.


Gökhan Karakuş ile Kuram ve Uygulama Üzerine...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin