“Şu anda bizi en çok heyecanlandıran proje, Gebze Kadın Kapalı Cezaevi için yapacağımız yeni anaokulu”

04 Nisan 2016
 

nord mimarlık tasarım’ın asıl güçlü olduğu nokta hangisi? Mimari ve iç mimari projeler yapıyorsunuz ve hatta ürün tasarımı da… 

Erkan: Evet, biz de bunu kendimize hep soruyoruz. Birçok alanda hizmet veriyoruz, doğru. Ürün tasarımı yapıyoruz ve elimizde iç mekan projeleri var. Bir yandan da çeşitli mimari projeler gerçekleştirmişiz. Her ikimiz de mimarlık eğitimi aldık. Asıl uzmanlık alanımız mimarlık doğal olarak. İşlerin biraz daha yoğunlaşması  ve ofisin iki ortaklı bir yapıya dönüşmesiyle ilk saf dışı kalan ürün tasarımı oldu diyebiliriz. Ofisin lokomotifi iç mimari projeler aslında. Daha kısa sürelerle daha sık iş üretebildiğimiz için belki de. Projesini çizdiğimiz işlerin uygulamasını da genellikle biz üstleniyoruz. 

En son hangi projeler üzerine yoğunlaştınız?

Burcu: 2 ya da 3 yıldır çok sık olarak otel, hostel, yurt gibi konaklama projeleri ürettik. Konut ve ofis projelerini de çok seviyoruz. Son dönemde ise bir sivil toplum kuruluşundan gelen bir projeyle ilgileniyoruz. “İçerde Çocuk Var” adlı bu proje cezaevlerindeki çocuklara anaokulu yapmayı amaçlıyor. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki anaokulunun renovasyon projesini biz gerçekleştirdik. Sivas’taki cezaevinde de bir yenileme projesi yapıyoruz. Şu anda bizi en çok heyecanlandıran proje ise Gebze Kadın Kapalı Cezaevi için yapacağımız yeni anaokulu. Yaklaşık 1 yıldır üzerine yoğunlaştığımız anaokulu projeleri uzmanlık alanlarımızdan biri haline geldi diyebiliriz. Aslında bu proje “Uçurtmayı Vurmasınlar” filminin hikayesiyle benzerlik taşıyor. 0-6 yaş arasındaki çocuklar anneleriyle birlikte cezaevinde kalmak zorundalar. 6 yaşından sonra bir eş-dost, akraba yanına veriliyorlar; hiç kimsesi olmayanlar ise yetimhaneye gönderiliyor. Amaç bu süre içinde çocukların mümkün olduğunca ortamdan fazla etkilenmemelerini,  iyi eğitim almalarını ve dışarıdaki yaşamla aralarında bir bağ kurmalarını sağlamak. Bu projelerin tasarım sürecinde çocukların özel durumunu göz önüne alarak pedagoglardan yardım alıyoruz. Kolektif bir çalışma yürütüyoruz. 

Erkan: Biz bu süreçte çok fazla şey öğrendik. Normal şartlarda şehir merkezindeki herhangi bir anaokulu tasarlarken göz önüne aldığınız unsurlar, cezaevindeki bir anaokulunun tasarımı söz konusu olduğunda tamamen ters yüz olabiliyor. Çünkü çocuklar okul bittiğinde evine değil, koğuşa gitmek zorunda. Bu oldukça travmatik bir durum. Çocukların psikolojilerinde herhangi bir dalgalanmaya yol açmamak için de koğuş ortamıyla fazla tezat oluşturacak bir atmosfer yaratmamaya özen göstermeniz gerekiyor. Gardiyanlar nezaretinde anaokuluna gelip gidiyor çocuklar.

Ofisin en önemli projesi size göre hangisi?

Burcu: Ural Optik, profesyonel hayata başlangıç yapmamızı sağlayan en önemli projemizdir diyebiliriz. Stüdyo Santral ise mimarisini Erginoğlu&Çalışlar’ın yaptığı bir yurt projesi. Biz de uygulama aşamasında dahil olduk projeye. Öncelikle odaların iç mekan tasarımıyla başladık ama verimli bir çalışma süreci sonrasında ortak alanlar da dahil olmak üzere tüm iç mekan projesini, mimari uygulama da dahil olmak üzere bize teslim ettiler. Bizim için önemli bir deneyimdi. Daha sonraki Downtown hostel projesinin de böylece önü açılmış oldu. Bir de şu anda üzerinde çalıştığımız “İçerde Çocuk Var” projesi de bizim için önemli bir dönüm noktası olacak gibi görünüyor.

studio santral istanbul/2015

studio santral istanbul/2015 


Ofisin Kurucuları İle...
Tasarım Ekibi ile...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin