"Stajyerlerimize anahtar verdik; buraya bürodan ziyade tasarım ortaklığı olarak bakıyorlar"

09 Ocak 2009
 



Bir büro pratiğinin nasıl olması gerektiği konusunda geçtiğimiz yıllar içerisinde aldığınız kararlarınız veya konu hakkında getirdiğiniz kanaatleriniz oldu mu?

F.H: Kanaat çok oluyor ama uygulamaya geçen fazla bir şey olmuyor. Uygulamadan kastım da işleyiş tabi burada. Şunu açıkça söyleyelim, yarışma sürecinde çok kısa sürede bir ürün ortaya çıkarıyoruz. Bu bizim biraz tembelliğimizden kaynaklanıyor. Son ana kadar düşünüyoruz, ya da bazen gerçekten tembellik yapıyoruz. Ama kalan süre de bir hafta veya belki iki hafta. Bu iki haftada tüm hayatımızı, benliğimizi buraya veriyoruz. Bu bizim hayatımızı da, ilişkilerimizi de etkiliyor. Sonrasında da hep –ki bunu söyleyen genellikle Deniz'dir, "Bir dahaki sefere mutlaka bir ay öncesinden başlıyoruz" diyoruz. (gülüyorlar) Ama belki birbirimize uyuyoruz. Örneğin ben biraz daha düzenli ve organizeyim diyebilirim. Ben +5 isem, aramızda –5,0,+5 şeklinde bir skala var ve her seferinde bir diğerine uyuyoruz sanki. Her halükarda bir türlü daha iyisini beceremedik ve artık "Belki doğrusu bu" diyoruz.

D.D: Çok da süper, şahane bir şeymiş gibi de algılanabilir bu. "Aaa, bir haftada proje çıkartıyorlar" diye. Gerçekten de bir haftada, beş günde çok proje çıkarttık ve ödül kazandık. Ama doğru değil! Ama Ferhat'ın dediği gibi bir ay öncesinden başlasak, bu sefer yine son bir haftaya kalacak çünkü tasarım hiç bitmiyor. Belki ancak doğruluğu bu noktada.

O halde "Ah keşke bir ayımız daha olsaydı, ne muhteşem şeyler yapacaktık" diyor musunuz?

D.D: Onu değil de, genellikle "Keşke bir günümüz daha olsaydı" diyoruz. (gülüyorlar)

Peki büro pratiğinizi daha profesyonel ve geniş ölçekli bir anlamda değerlendirirseniz...

F.H: Onu ortaya koymak için önce tartışmak gerekiyor. Bunu da şöyle deneyimledik: Deniz ile bir arkadaşımızın bürosunu ziyaret ettik. Onlar da üç kişilerdi ve ayrıldıklarını söyledi. Nedeni olarak da 2008 hedeflerini koyarken anlaşmazlıklar olduğunu söyledi. Sonra da tabii birbirimize dönüp "2008 hedeflerimiz ne?" diye sorduk. Bu noktada onların pratiğe gerçekten daha profesyonel yaklaştığını hissettik ve kendimize hedefler koyalım dedik. Ama uygulayamadık.

D.D: Hedeften hedefe de fark ediyor aslında. Onların hedefi belki de 2008 için bir bilançoydu. Belki bir gabari vardı. Bunun içinde falancanın temsilciliğinin alınıp, müşteri portföyünün genişletilmesi gerekiyordu. Ama işte bizim derdimiz genelde sadece mimarlık... Çok idealist bunlar denilecek belki ama...

O.E: Mesela stajyer geldiğinde –ki sonuçta bir mimarlık bürosuna geliyor – sizden bazı mimari talepleri oluyor, bir şeyler öğrenmek istiyor. Dolayısıyla çok daha profesyonel bir yere geldiğini düşünebilir. Ama bunu yapamıyoruz. Daha doğrusu onun kafasındaki şey burada gerçekleşmiyor. Mimarlık bürosu dediğiniz yerin telefonları sürekli çalar; birileri çay getirir, götürür; birileri eskiz keser. (gülüyorlar) Ama burada evde nasıl tasarım yapılıyorsa, masadan bilgisayara, oradan mutfağa ve koltuğa geçilerek tasarım yapılıyor.

Peki nasıl tepkiler alıyorsunuz stajyerlerinizden? "Süper, ben de böyle çalışmalıyım" mı?

F.H:
Burada çalışmaktan zevk alıyorlar. Bizim yanımıza gelenler zaten kendi öğrencilerimiz ve bizimle çalışmak istediklerini söylüyorlar. Staj ile başlayan öğrenciler, bizim yarışmalardaki yardımcılarımız olarak görünmeye başladılar. Ofisin anahtarını verdik; burayı bir çalışan gibi kullanmıyorlar. Kendi yarışma projeleri varsa gelip istedikleri gibi hazırlanabiliyorlar. Dolayısıyla bir büro değil de bir tasarım ortaklığı olarak bakıyorlar. O yüzden de sabah 6 – akşam 9 şeklinde bir stajyer kimliği ile gelmiyorlar.

D.D: O öğrencilerin de öğrenci yarışmalarında ödülleri vardı. Dört-beş tane ödül aldılar. Burada bence biz onlara yarışma kültürünü verdik. Paftanın nasıl katlanacağını öğreniyorlar. Biraz programlarla haşır neşir oluyorlar. Burada da en iyisini görüyor.


İkiartıbir'in Kısa Hikayesi
Taze Bir Mimarlık Girişiminin Dinamikleri
İkiartıbir İle Yarışmalar Kurumu Üzerine
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin