"Son kararı veren birine ihtiyaç var"

03 Haziran 2010
 


Sezin Ergene, Tolga Yağlı, Çağrı Küçükay, Ferhat Özkan (soldan sağa)

Ofiste işler nasıl yürüyor?

Ofiste herhangi bir hiyerarşi yok ya da kendiliğinden hiyerarşi var, diyelim. Yeni gelen kişi, bir süre için alışma sürecinde oluyor ve ofisi, projeleri tanıyor, buranın dilini öğreniyor.

Yatay hiyerarşi yani?

Evet, evet.

Mimarlık hiyerarşik bir meslek mi peki sizce?

Mimarlıkta bir kişinin noktayı koymasına, son kararı vermesine ihtiyaç oluyor galiba. İşi yapmak kadar işi bitirmek de büyük bir beceri çünkü. "Bitti" diye bir şey yok mimarlıkta tıpkı edebiyatta, resimde, müzikte olduğu gibi. Projeyi değiştirmek, sürekli yeni şeyler eklemek-çıkarmak mümkün. Biten bir resme bile yıllar sona müdahale edilebiliyor, ama yapı bittikten sonra o yapıya müdahale edemeyeceğiniz için çizim süreci çok uzayabiliyor. O yüzden birinin son sözü söylemesi gerekebiliyor.

Burada son sözü söyleyen kişi siz misiniz, peki?

Her zaman değil, ama "olur"u ben veriyorum tabi. (Gülüyor) Burada olmadığım ya da o iş ile ilgilenemeyeceğim durumlarda arkadaşlarım da alınması gereken kararları alıyorlar bu arada. Sonra da beni bilgilendiriyorlar.

Yeni bir iş aldıktan sonra nasıl bir süreç işliyor sizin tarafınızda?

Bir-iki hafta hiç bir şey yapmıyorum açıkçası, o fikri kafamın içinde dolaştırıyorum sadece. Biraz yola çıkmakla ilgili bir süreç oluyor o. Nerden ve nasıl gitmek gerektiğini düşünüyorum. Biraz demliyorum düşüncelerimi. Sonra da bunları arkadaşlarla paylaşıyorum ve işe koyuluyoruz.

Ofisin işleyişi nasıl?

Bence bu ofisin en önemli özelliği, herkesin her projeyi biliyor ve her projeye mutlaka değiyor olması. Doküman anlamında, alan hesapları anlamında, tasarım anlamında, teknik resim anlamında… her anlamda yani, herkesin her projeye dokunmuş olmasını bilhassa istiyorum. Kaydırma usulü ile çalıştığımız için arkadaşların hepsi bütün projelere hakim oluyorlar zaten. Bu, küçük ölçekli bir büro olmamızın bir avantajı tabi. İş artarsa nasıl olur bilmiyorum, ama işin artmasını isteyip istemediğimiz de ayrı bir tartışma konusu.

İstiyor musunuz peki?

Battal boy bir ofis olmak istemiyorum açıkçası.

Siz ofisin bu halinden memnunsunuz, değil mi?

Evet, memnunum. Ama her zaman da değil. Genellemeyelim.


Cem Sorguç ile...
CM çalışanları ile...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin