"Sınırlı bir alan içerisinde farklılaşmaya çalışıyoruz"

09 Temmuz 2015
 

Projelerin yarıştığı bir dönemde sizin sunduğunuz hizmet, temsiliyet ve kurumsal kimlik açısından da çok önemli. Malum, örnek daireler proje satışlarını doğrudan etkiliyor. Bu beş yıllık süreçte gözlemleriniz neler oldu?

GA: Yatırımcının belirlediği hedef kitle bizim için çok önemli. Onu belirledikten sonra mimari proje müellifi, iç mimari proje müellifi, peyzaj hepsi aslında bir bütün. O bütünü hep birlikte oluşturmak çok daha iyi bir sonuç veriyor. Ajansın belirlediği logo rengiyle satış ofisinde kullanacağımız renklerin bir bütün olması gerekiyor. O zaman daha içimize sinen, bizim de beğendiğimiz, keyif aldığımız bir proje ortaya çıkarmış oluyoruz. Projelerin en başında bu önemli kriterlerin belirlenmiş olmasını arzu ediyoruz.

YE: Kendimize göre bir çıkış noktası yaratıp projeyi oluşturuyoruz. Bazen proje ismi bile bu tasarımdan çıkabiliyor. Bir satış ofisi projesinde buna benzer bir şey olmuştu. Tasarımda pirinç ve sarı tonları kullanmıştık. Sonra dediler ki logomuzu da bu renkten yapalım, satış ofisinde güzel oldu. Yani proje adı veya logosu da iç mimariden esinlenebiliyor. Her disiplin yaratıcı anlamda bir çıkış noktası arıyor. Aslında firmanın belirlediği bir çıkış noktası olsa ve herkes bunu kullansa çok güzel olur.  

GA: Aslında baştan programlanmış olan bir şey var, bunu her inşaat firması yapıyor; satış ofislerinin açılması. Bu süreçte satış ofisinin kabuğunu oluşturan mimari grup, iç mimari grup, ajans hepsi bir araya gelmiş olsa belki iki ya da üç toplantıyla tüm projenin kimliğini oluşturmuş olacağız ama maalesef bu fırsatı çok fazla yakalayamadık. Feyz aldığımız genellikle mimari kabuk oluyor. Eğer bu kabuk tarzımıza uygunsa, hoş bir tasarımı varsa bunu iç mimariye keyifle taşıyoruz. Bir de logo olsa çok daha güzel olacak ama logo genellikle biz tasarımı tamamladıktan sonra ortaya çıkıyor. Sonra o ismi tasarladığımız mekanın içine oturtmaya çalışıyoruz.

YE: Biz çok küçük şeylerden o çıkış noktalarını yakalamaya çalışıyoruz. Mesela burada manzara çok güzel diyorlar, onu vurgulamaya çalışıyoruz. Eğer yoksa tamamen kendi hayal gücümüzle bir şeyler yaratıyoruz.

Beğenilen bir prototipten gitmek yerine projelerinizde farklılaşmaya önem verdiğinizi de sıkça vurguluyorsunuz.

YE: Bu projelerin hepsi birbirine rakip aynı zamanda. Özellikle de bölgeler birbirine yakınlaştığı zaman. Kataloglar her yerde geziyor, gazetelerde reklamları yan yana çıkabilir. Hiçbir şekilde birbirine benzememesi gerek. Etik olarak da benzememeli. Yoksa bizim elimizde türetilebilecek çok fazla malzeme var, fabrikasyon çok fazla şey üretebiliriz ama bu bizim kuruluş amacımıza da hedeflerimize de hiç uymaz.    

Dönem dönem de belli trendlerin hakimiyeti oluyor...

YE: Evet, o tabi ki oluyor, zaten malzemeler kısıtlı. Seçebileceğiniz birkaç tane yerli seramik firması var, mesela mutfak ve banyo dolapları için pvc kapak kullanıyorsunuz. Kişisel bir konut projesinde olduğu gibi bambaşka bir mutfak yaratamıyorsunuz. Renkler de herkese hitap edeceği için birbirine benziyor. Onun için de sınırlı malzemeler, renkler ve markalarla çevrili bir alan içerisinde farklılaşmaya çalışıyoruz.    

GA: Tabi bu anlamda bütçe de çok önemli.

YE: Bazen çok farklı bir şey önersek bile o standart bir malzemeye dönebiliyor.

GA: Projelerin ortak alanları haricindeki daire tipolojilerini oluştururken en önemli şeylerden biri bütçe. Bazen 250 konut varken bazen 2500 konutlu bir proje olabiliyor. O genel beğeniye de hitap etmesi gerekiyor. Bu anlamda baktığınızda ürün gamımız bayağı azalmış oluyor. Farklı bir tasarım ortaya çıkarmak adına yakın projelerde aynı ürünü kullanmayı prensip olarak çok tercih etmiyoruz. Bir de diğer yatırımcı başka projeleri gezdiği zaman o ürünün aynısını kendi projesinde görmesini istemiyoruz. Çok geniş gibi gözükse de bu kapsamda, çok küçük bir dilimin içerisinde farklı tasarımlar yaratmaya çalışıyoruz.      

YE: Kişisel bir villa ya da loft tasarımından çok daha kısıtlı alanımız var bu anlamda.

Ama siz özellikle bu konuyu tercih ediyorsunuz...

GA: Evet ve de işimizi çok severek, keyif alarak yapıyoruz. Çok da iyi bir arşivimiz oldu beş yıl süresince biriktirdiğimiz. Bunun yenileniyor olması da çok güzel...

YE: İşte o yaptığımız loft dairelerde çok daha özel ürünler kullanabiliyoruz.

GA: Ortak alanlarda da çok keyifli çalışmalarımız oluyor. Bu mekanlarda daha farklı, özel, lüks malzemeler kullanabiliyoruz.


Gönül Ardal ve Yelin Evcen ile...
Gönye Tasarım Ekibi ile...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin