"Şehir insanda bir takım arızalar yaratıyor"

07 Ocak 2010
 


Ozan ve Zeynep, 3 ayı aşkın bir süre boyunca, gündüzleri ortağı oldukları Creative Bonanza isimli reklam ajansı için geceleri ise ajansın üst katındaki atölyede "Küpşehir" için çalışmışlar!


"Küpşehir" fantastik bir ütopya mı, yoksa bir durum tespiti mi?

Ozan: Aslında hem bir ütopya, hem de bir durum tespiti. Şehirde yaşıyor olmak, getirdiği avantajların yanı sıra insanda bir takım arızalar da yaratıyor. Dolayısıyla sergi, bu arızaları fantastik bir biçimde yansıtırken biraz da ütopya katıyor içine.

Zeynep: Şehir bizden bir şeyler alıyor, fakat aynı zamanda bize bir şeyler de katıyor. Biz şehirde yaşadığımız için böyle bir hayata sahibiz ve biz olduğumuz için de şehir böyle. Bu, bir kısır döngü aslında.

Neden bir "Küpşehir" yarattınız?

Ozan: Açıkça söylemek gerekirse "Küpşehir", tamamen benim kübik tasarımlar yapma istediğimden doğdu. Kumaşı kestiğimde ortaya çıkan iki boyutlu forma, üçüncü bir boyut daha eklemek, bir hacim yaratmak istedim.

Peki, neden bu isteğinizi gerçekleştirme aracı olarak kent konusunu şeçtiniz?
 
Ozan: Bu işte kendimi sanatçıdan öte bir tasarımcı olarak ortaya koyduğum için bir tema gerekliydi. Benim kübik şeyler yapma isteğimle, kent konusunun örtüştüğünü gördük ve çerçeveyi "kent" olarak belirledik. En temel çıkış noktamız da kentte yaşamak ile ilgili sahip olduğumuz bir takım sıkıntılardı aslında. Bu konu üzerine çalıştıkça bir anlam oturması gerçekleşti ve ortaya "Küpşehir" çıktı. Bu Küpşehir'in hepsi değil, sadece bir kısmı. Hepsini göstermek için zamanımız kalmadı. (Gülüyor) İleride hepsini gösterir miyiz, onu da bilmiyorum.

Zeynep: Tema, Ozan'ın formlarıyla örtüştü, çünkü şehirdeki formlar da keskin, sert hatlara sahip, köşeli, üç boyutlu…

Bundan sonra sergi süreci nasıl gelişti, peki?

Ozan: Biz, bu sergi ile de uyumlu olacağını düşündüğümüz için Alanistanbul'un mekanını görmeye gittik ve daha içeri girer girmez gözümüze ateş tuğlaları çarptı. –Mekânın duvarları ateş tuğlalarından örülü.- Orada, bu tuğlaların fotoğraflarını çekip, o fotoğrafları da kumaşa bastıralım ve bunları doku olarak kullanalım, fikri oluştu. Böylece mekanı da serginin içine katmış olacaktık.

Zeynep: Bunların dışında da şehirden fotoğraflar çektik, fotokolajlar yaptık. Bunları da kumaşa bastırdık. Bu fotokolajları ve fotoğrafları zaman zaman doku olarak zaman zaman da desen olarak kullandık. İşin tespit kısmı bu sanırım…

Ozan: Şehirden çok jenerik görüntüler seçip onları kullandığımız anlaşılmasın. Neyi neden yaptığımız çok net değil, ama bir şekilde bize ilham verenler, kentte gözümüze takılanlar çıktı ortaya.


Küpşehir'in yaratıcıları Ömer Ozan Erdoğan ve Zeynep Kaytancı ile…
Alan İstanbul'dan Efe Korkut Kurt ile…
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin