“Rantların oluşması kaçınılmaz, önemli olan bunun nereye yönlendirildiği”

05 Mayıs 2011
 

Sizce rantın önüne geçilebilir mi?

ÖSB: Emsal böyle değerlendirilebiliyorsa o zaman satılabilir bir şey olmalı. Gerçekten satılabilir bir meta olursa, kimse rant üzerinden yasal olmayan gelirler elde edemez ve oluşan değer kamuya mal edilir.

OB: Kentsel alanlarla oluşturulan rant, alanın kullanıcısına ya da sahibine belli bir avantaj sağlayabilir. Zaten kentlerin dinamiğinde eşitlikçi bir yapıdan söz etmek çok da kolay değil. Burada oluşan rant büyük oranda kamuya aktarılabiliyorsa, o zaman bunu sineye çekebiliriz. Ama bizde böyle olmuyor.

Üstelik de belli çevrelere aktarılan rantlar nedeniyle kentsel hayat her geçen gün diğerleri için daha da zorlaşıyor. Altyapı yetersiz kalıyor, ulaşımla ilgili sıkıntılar yaşanıyor. Kamu, birilerinin doğrudan elde ettiği yarar uğruna, bir süre sonra çok daha farklı maliyetlerle karşılaşıyor. Selçuk'un dediği gibi, elde edilen rantın bir kısmı kamuya ayrılıyor olsa, belki bu curcuna ortaya çıkmadan bir çözüm üretebilme şansı yakalanabilecektir.

ÖSB: İmar yönetmeliğine konmuş, aleni, çarpanı olan bir kazancı hayal edebiliyorum. Bunun öyle bedelleri olur ki, gerçekten ekstra bir yapı yapmak istediğinizde, onu rasyonel olmaktan çıkarabilir.

OB: Örneğin bazı Avrupa ülkelerinde birçok bölge için yapılaşma yasağı konmamıştır. Bunun yerine, orada yapı yapmak isteyenler için konulan çok yüksek vergiler vardır ve bu da o insanları caydırır.

Ofisimizin yanı başında Beykoz ormanları var. 1990'lı yıllarda, buradaki bir gecekondu bölgesinin dönüşümüyle ilgili bir proje geliştirmiştik. Eğer bu proje o tarihlerde uygulanabilmiş olsaydı, orman alanlarına daha fazla tecavüz edilemeyecekti. Oysa bugün bu alanlar, artık gecekondu kavramının 70'li yıllardaki barınma amacını aşan iş merkezleri ve çok katlı yapılar ile doldurulmuş durumda. Her geçen gün daha fazla orman alanı yok oluyor.

Bugün 3. köprü nedeniyle kaybedilecek milyonlarca ağaçtan söz ediliyor. Her geçen gün belli güzergahlar söyleniyor ama tam yerini bilemiyoruz, çünkü proje bir türlü alenileşemedi.

Onu da "rantın önüne geçmek için" açıklamadıklarını söylediler.

ÖSB: Ama birileri bunu biliyor ve oralarda spekülatif amaçla arazi satın alıyor.

OB: Böyle bir süreçte yeni kentsel rantların oluşması kaçınılmaz. Önemli olan bunun nereye yönlendirildiği ve kimlere yarar sağladığı. Yani bir taraf bu ranttan maksimum derecede pay alırken, kentin önceden oluşmuş bölümlerini bir tür kentsel yoksulluğa mahkum etmek çok adaletsiz bir tavır.

Ne yazık ki Türkiye'deki projelerde Avrupa'daki gibi bir katılım süreci söz konusu değil. Örneğin Hollanda'da bir proje uygulanacağı zaman, projenin hazırlanması bir birimlik vakit alıyorsa, orada yaşayan insanların bu konuyla ilgili görüşlerinin sorulması ve onların ikna edilmesi on birimlik bir zamana yayılıyor. Ondan sonraki birkaç birimde de işin uygulaması yapılıyor. Böyle bir katılım bizde yalnızca yasalarda yer alıyor. Yalnızca koruma amaçlı nazım imar planlarında halkın katılımı toplantıları düzenlenmesi öngörülüyor, ki onun da amacı ne kadar karşıladığı ve bu sürece nasıl bir girdi sağlayabildiği pek belli değil.

Ancak birebir ilgilenenlerin haberi oluyor.

OB: Planlar askıya çıkarıldığı zaman ilan edildiği varsayılıyor. Hatta askı süresi içerisinde itiraz dilekçesi vermemeniz durumunda, ileride dava açma hakkınız da olmuyor. Bazı sınırlamalar tanımlamayı tabi ki yanlış bulmuyorum, ama planlama yaşamım boyunca sıra dışı örneklerle karşılaştığımı da itiraf etmeliyim. Özellikle bazı turizm bölgelerinde, planları belediye başkanına teslim ettiğimizde, başkan kimseye güvenmediği için planları kasasına kilitlerdi. Bu çok adaletli bir yöntem değil çünkü askı süresi dolduktan sonra şapkadan ne çıkarsa herkes ona razı olmak durumunda kalıyor. Bu durumun zaman içerisinde iyiye doğru evrileceğini umuyoruz. Yine de içinde dans etmek zorunda olduğumuz böyle bir zemin var ve biz de bunun içerisinde iyi işler yapmayı hedefliyoruz.

 


Ö. Selçuk Baz ve Okan Bal ile disiplinlerarası saadet üzerine
Yalın Mimarlık Ekibi
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin