Özlem Orhan

09 Nisan 2010
 

14 yıl İzmir'de Nafi Çil ile birlikte çalıştıktan sonra İstanbul'a gelerek Mehmet Alper ile çalışmaya başlayan Özlem Orhan İstanbul'a geliş sürecini şöyle anlatıyor:

"Nafi Çil çok usta bir mimar, fakat İzmir'de giderek iş kapasitesi düşünce, Nafi Bey bu konuda çok seçici davrandı ve biz uzun bir zamanı sadece kendimizi geliştirmeye ayırdık. (Gülüyor) Böyle olunca İstanbul'a gelmeye karar verdim. Zaten İstanbul'da okuduğum için İstanbul hep içimde bir yerlerde vardı. Bu kararım hakkında Nafi Bey'in Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan kızı Ela Çil ile konuştum. Sonra biz dizi araştırmadan sonra, Mehmet Bey ile telefonda tanıştım ve bana ‘Buyur gel, şimdiden hoş geldin' dedi. Böylelikle yaklaşık bir yıl önce burada çalışmaya başladım."

Orhan, İzmir'deki mimarlık ortamının İstanbul'dakine kıyasla daha "sanatsal" olduğunu dile getirerek "Gördüğüm kadarıyla İstanbul'daki mimarlık ortamı ise daha piyasa odaklı" diyor ve şöyle devam ediyor:

"İzmir'de –genellemeyeyim de İzmir'de benim bulunduğum ortamlarda diyeyem- bu işin akademisi yapılıyordu, İstanbul'da ise piyasası yapılıyor. Ayrıca burada büyük bir sirkülasyon var, her şey çok hızlı."


Mehmet Alper ile...
Tures Mimarlık çalışanları ile...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin