Mimarlar "ses"e kulak vermeli

03 Aralık 2008
 

Mimari bir unsur olarak "ses" mimarlar tarafından doğru değerlendirilebiliyor mu?

Yapı, sesi de belirliyor aslında. Yani ses, yaratılan hacimlerden etkileniyor.  Ses, çıktığı haliyle duyulmuyor, odanın hacminde başka seslere dönüşüyor. Sesin bu değişimi yapının boyutlarına. malzeme çeşidine bağlı. Bunların, yani yapının ses üzerindeki etkisinin çok da fazla düşünüldüğünü sanmıyorum ben.

Örneğin spor salonlarında yankılanan top sesleri, oyuncuların sesleri ve seyircilerin sesleri çok rahatsız edici olabilir. İnsanı yoran bu sesler daha az biçimde duyulur hale getirilebilirler. Konser verdiğimiz bazı sahnelerde de böyle. Sahnede konuşunken kendi sesim bana yansıyarak geliyor. Kendi sesimi duyduğumdan konuşmama devam edemiyorum. Sesime az önceki sesin yansıması karışıyor. O karışım tekrar bir ses olarak algılanıyor duvarlardan geri dönünce karmakarışık bir şey oluyor.

Sesin mimari unsur olarak biraz göz ardı edilmiş bir noktada durduğunu söyleyebilir miyiz?

Evet, bence öyle.

Yapının sesi belirlediğini söylediniz. O halde her yapının sesi farklı, öyle mi?

Evet, bence hiçbir yapının ölçüsü, malzemesi ve planın birbirinin aynı olmadığı için bunların
iç sesleri de birbirinden farklı. Örneğin bir yapıda yerler tahta değil de taş olsa, o yapıda ses farklı çıkar, duvarlar farklı olsa ses yine farklı çıkar.

Çünkü kullanılan malzemelerin de özellikleri birbirinden farklı. Örneğin Tarık Zafer Tunaya'da bir rock grubu için muhteşem bir akustik var. Tarık Zafer Tunaya'da yerler parke ve tavanda kare kare kaset döşemeler var. Tavan yerden 6-7 metre kadar yüksekte. Karşı duvarın uzaklığı da iyi hesaplanmış. Bütün bunların toplamı da orada ortaya çok güzel bir "sound" çıkmasına neden oluyor.

Fakat genellikle salonlar yükseltici aletler göz ardı edilerek düzenlendiği için konser esnasında hayal kırıklığı yaşadığımız zamanlar çok oluyor. Sahnedeki adamın mikrofonsuz olarak duyulabilmesi için salonların tasarımı sesi duvarlardan ve tavandan yansıtacak şekilde yapılmış. Sesin artması için boşluklardan faydalanılmış, tıpkı tellerin arkasındaki gitar kutusu gibi, utun arkasındaki bombe ya da sahne çukurunda olduğu gibi. Zaman zaman çıplak sese göre yapılmış bu tasarım elektronik müziğe olumsuz etkilerde bulunabiliyor. Buradan hareketle de elektronik olarak yükseltilmiş müzik yapan bizim gibi rock grupları için opera ya da klasik orkestra müziği için tasarlanmış salonların iyi bir tercih olmadığını düşünüyorum. Mimarlar bence bu konu üzerine de düşünmeli.

Yapı nasıl bize sesi hissettiriyorsa, aslında ses de mimariyi hissetmemizi sağlar değil mi?

Kesinlikle. Gelen sese göre biz, temelde yansımalardan kaynaklı olarak sesin nereden ve nasıl bir yerden geldiğini ayırt edebiliyoruz.

Örneğin dijital teknoloji sayesinde pet çok ses türetebiliyoruz artık. Kayıt edilmiş sesi, stadyum tuşunu seçerek dinlediğiniz zaman, sanki kayıt stadyumda yapılmış hissi uyandırıyor. Fakat aslında bunların da gerçeklik duygusu bir yere kadar. Bir klip çalışması için yönetmenle birlikte bizim konser görüntülerini tarıyorduk. Bir görüntü var; sahneye çıkmak üzere bulunduğumuz odadan koridora çıkıyoruz ve salondan seyircilerin, konserin bir an önce başlaması için tuttuğu alkışlar duyulmaya başlıyor. Yönetmen her ne kadar "Bu da bir şey mi, biz de daha ne alkışlar var" dese de ben o görüntü kaydındaki doğal seslerin kalmasının istedim, çünkü o alkış dijital alkış efekti gibi değildi. Yani gözünüzü kapattığınız zaman, o alkışın nasıl bir ortamdan geldiğini, bizim nerede olduğumuzu anlayabilirdiniz.

Sinemada da böyle bir şey söz konusu. Sesli çekim yapılan filmlerin tadı bir başka oluyor. Çünkü çekim sırasında aradan geçen bir arabanın sesi, rüzgarın sesi bize o mekanı daha iyi hissettiriyor. Fakat sesli çekim yapılmıyorsa örneğin, çekilen sahnenin üzerine stüdyoda kaydedilen tertemiz sesler oturtuluyor. O sahne deniz kenarında geçse de bir kez bile dalga sesi duyulmuyor. Halbuki ses, çevresel etkenlerle anlam kazanıyor.


Nejat Yavaşoğulları ile
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin