Mimarın Yapıtı Çizdiği Projeler, Yapıların Sahibi İse Müteahhit

03 Temmuz 2009
 

Ancak işler tahmin edildiği gibi yürümez. 15 Nisan 2003'te 300 trilyondan söz edilirken, 2004 başına gelindiğinde 1,5 milyon Dolarlık kazançta kalınmıştır. Satışta istenen başarının sağlanamaması üzerine, bu defa lojman sahasındaki boş alana bir otel ve ticaret birimi kurulması görüşü benimsenir. Ardından da bu iki tesisin arsaları ihale ile satılır. Buna rağmen villalar ve çok katlı bloklardaki işyerlerine beklenen talep gelmez: Çok katlı bloklardaki 177 daireden ancak 13`üne, villalardan da 7`sine alıcı bulunabilir. Öte yandan alışveriş alanındaki dükkanlardan da ancak 17`si satılabilir. "Türkiye Ticaret Merkezi"nde alıcı bulan işyeri sayısı da 37`de kalır. Bakanlık ise bir üstadın "dokunulmaz" konutlarından para kazanamayınca çareyi, ofis olarak yer alan çok katlı iki bloğu tekrar konuta dönüştürerek satmak ve 246 bin 650 metrekarelik TBMM Lojmanları arazisini TOKİ'ye devretmekte bulur. TOKİ'nin planı ise yaklaşık 2,5 senelik muğlaklığın ardından oldukça nettir: Zengin bir yeşil alan içinde konumlanan 400 villa yıkılacak ve "İstanbul'da My World, Şehribahçe ve Ataköy Konakları'nda olduğu gibi" hasılat paylaşımı yoluyla "modern ve akıllı konaklar" inşa edilecektir. Söz konusu yüksek yoğunluklu plan için gerekli imar değişiklikleri yapılmıştır bile…



Tüm bu gelişmeler üzerine Mimarlar Odası Ankara Şubesi 2007 yılının başında Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na başvurur. Fakat lojmanların, akranı Saraçoğlu Mahallesi'nin tersine seyreden akıbeti burada da değişmez: Saraçoğlu Mahallesi'nin tescillenerek korunmasına karar veren kurul, TBMM Lojmanları için "gerekli kültür varlığı özelliği taşımadığı" kanaatine varır. Hatta Doğan Hasol'un aktardığı bir anekdot, durumun vahametini daha da açıklıkla gözler önüne serer: Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi, mimarın yapıtının çizdiği projeler, yapıların ise mal sahibinin olduğunu dile getirir. Bilirkişiye göre müteahhit projelere dokunmamakta, kendi malını yıkmaktadır. Sonuç olarak lojmanlar, 2008 yılında "yangından mal kaçırır gibi alelacele, sorumsuzca ve duyarsızca" yıkılır. Yerlerine 32 katlı ve 12 bloktan oluşan bir proje kondurmak üzere…

TBMM Lojmanları'na dair tartışmalar, TOKİ'nin yıkımı ardından neredeyse alevlenerek sürdü. Ancak projeden ilk planlar nezdinde çekilen Behruz Çinici'nin "sanatçı hakkı"yla Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne açtığı davanın Temmuz 2008'de açıklanan sonucu, belki de bu tartışmalara son noktayı koydu. Çünkü mahkemenin yıkımdan geriye kalan üç konut biriminin korunması ve yapıların girişine yerleştirilecek bir panoda TBMM Lojmanları'nın eski bir fotoğrafı ile mimarın özgeçmişine yer verilmesi hükmü, söz konusu üç konut bloğunu dahi "korumaya" yetmedi. Ekim 2008'de bu üç yapı da "nitelikli yerleşimin ‘iz'lerini silmek ve yerine yapılan devasa bloklarda yaşayacak insanların yaşam kaliteleri için kıyas bile oluşturmamak üzere" yıkıldı.


Maltepe Havagazı Fabrikası ve Elektrik Santrali (1929-2006)
Taksim Belediye Gazinosu (1938-1965)
Termal Büyük Otel (1938-1984)
Balıkesir Kervansaray Oteli (1956 - 2006)
TBMM Lojmanları (1984-2008)
Tatilya (1996-2006)
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin