“Mimarım, yaparım dedim ve ofisi kurdum, çılgıncaydı!”

20 Aralık 2012
 

Ven Mimarlık 2011'de 20. yılını kutladı. ‘Yabancı şehir' Ankara'ya yerleşme, ofis kurma ve burada kök salma hikayenizi dinleyebilir miyiz?

Ankara'ya tamamen özel hayatımdaki seçimlerden ötürü geldim. Benim için çok yabancı bir şehirdi. Yüksek lisans çalışmamı İTÜ'de yürütecektim ama Ankara'ya yerleşmeye karar verince ODTÜ'nün sınavlarına girdim ve eğitimime orada devam ettim. Restorasyon anabilim dalı kesin tercihimdi ama bu oldukça uzun bir programdı ve yaklaşık 3,5 yıl sürdü. İstanbul'da okurken hocamın bürosunda yarı zamanlı çalışıyordum. İş ortamında olmanın keyfini fevkalade almıştım. Ankara'ya gelince yine bu tip bir iş aradım, onlarca büronun kapısını çaldım ama kimse beni işe almadı.



Okulu bitirmiş olmanızı mı tercih ediyorlardı?

İstanbul'da yarı zamanlı çalışma pekala olabiliyor. Ama burada öyle bir şey yok. Benim ofisimdeki çalışanlar da genelde tam zamanlı. "Haftanın bir günü geleyim, iki gün okula gideyim" olmuyor; burası Anadolu, daha klasik...
Dolayısıyla ben de yüksek lisansım boyunca sadece üniversitedeki derslerle ilgilenebildim. Arkadaşlarımdan giderek uzak kaldığım, onların mimarlığın daha çok içine girdiği, bunu yaşadığı hissine varınca da bir bunalıma girdim. Kimse beni işe almıyor, daha tez sürecim var diye…

Peki okulda döner sermaye projesi gibi çalışmalar da mı olmuyordu?

Hayır, restorasyon farklı bir dal. Binacılardan ayrı küçük bir grup. Bölümde beş öğrenciydik, dolayısıyla her an aktif olmak durumundasınız. Sonra bu sıkıntılar içerisindeyken birisi kendine küçük bir ev yaptırmak istediğini söyledi. "Ben mimarım, yaparım" dedim. O da sağolsun güvendi, "hadi yap o zaman" dedi. Bana bilgileri verdi, ben de ertesi gün (7 Aralık 1991) gidip Ven Mimarlık'ı kurdum. Bu aslında çılgınca bir şeydi çünkü elimde iş falan yoktu.

Ofisinizin adının içinde saklı olduğu SerüVEN / AdVENture de böylece başlamış oldu…

Çok doğru. Aslında ofis ilk kurulduğunda ismi Ven değildi. Adım ve soyadımdan oluşan bir mimarlık ofisiydi. Fakat bu sıkıntı veriyordu. Daha kısa olsun dedim ve bir statü tadiliyle Ven'e dönüştü. Serüven, adventure, Güven'in Ven'i, ven şeması derken, ben bu Ven'i pek sevdim.


Gül Güven'in Mimarlık SerüVEN'i
... Ve Bu SerüVENe Katılanlar
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin