"Mimar, statiği nasıl çözeceğini çok iyi bilmeli"

04 Mayıs 2012
 

Mimarlık pratiğinizi, mühendislik hesaplarını da neredeyse tek elden gerçekleştirecek şekilde bütüncül bir yaklaşımla yürütüyorsunuz. Bu tercihin ardındaki nedenleri öğrenebilir miyiz?

Mimarlık çok büyük bir sorumluluktur. Üniversite yıllarında bir hayalden yola çıkarak, kağıt üstünde kalacak projeler tasarlayarak mesleki eğitimimizi almış olsak da, profesyonel yaşama geçtiğimiz zaman, kalemimizden çıkan her çizginin uygulanabilirliği, sürdürülebilirliği ve insan mutluluğunu hedeflemesi çok önemlidir. Mimar için en büyük ödül yaptığı tasarımın ve fikirlerinin fiziksel bir forma kavuştuğunu görmektir. Bunun yolu da, uygulama alanında bizzat rol almaktır. Mimar inşaat devam ederken gözden kaçırılan eksiklikleri gidererek sonucunu görmek ister. Temel amaç bu olsa da, her zaman öyle olmayabiliyor. Mesleki otoritenizi sağladığınız oranda, bu konudaki başarı oranınız da yükseliyor.

1989'da kendi ismimle gerçekleştirdiğim ilk projem Şadan Apart Otel'dir. O yıllarda Kıbrıs'ta yapılan en büyük apart oteldi. Bu projede Kıbrıs'ta o güne kadar betonarme yapı olarak yapılan en büyük açıklık çerçeve sistem kullanılarak geçildi. Mühendis arkadaşımı zorlayarak, üst katlarda fonksiyon olarak otel odaları olmasına rağmen, zemin katta büyük salonlara yer vererek, salon ortasında kolonlar istemeğimden; büyük açıklıkları geçebilecek taşıyıcı sistemle çözüm istedim.

Radye temeli de ilk kullananlardanım. O tarihte kimse radye temelin ne olduğunu bile bilmediğinden, ustalar, kalıpçılar gidip bu inşaata bakıyordu. Bu kadar demir, bu kadar beton temele nasıl dökülür diye… Şimdi geriye dönüp baktıklarında, "siz bunu 20 yıl önce yapmıştınız" diyorlar. Bu benim için önemli bir anıdır.

Üniversitede, yapı statiği dersim çok kuvvetliydi. İlk projemde de bunun avantajını kullandım. Rahmetli hocamız Nafiz Çamlıbel, statiğin bilincini, taşıyıcı sistem seçiminin önemini bize çok iyi aktarmıştı. Statiğin mimari ile bir bütün oluşturduğunu, taşıyıcı / statik strüktürün mimarlığın geleceğini yöneteceğini söylerdi. Onun için de mimarın statiği nasıl çözeceğini çok iyi bilmesi lazım. Projelerimde bu konuyu kesinlikle tamamen mühendislere bırakmam. Kolonlar ve kirişlerle ilgili çalışmaları yapar, hesaba girer, istenilen sonuca ulaşana kadar oturup çalışırız.



Kıbrıs - Türkiye - Azerbaycan Hattında 'Zorlu' Bir Mimarlık Serüveni
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin