“Konsept projeyi hazırlayan meslektaşlarımız bizimle ilerlediğinde rahat ediyor”

08 Haziran 2012
 

Arup bir mühendislik firması ama bugün dünyada en prestijli projelerin uygulamasını üstlenen ve ismi geçtiği zaman, katıldığı bir yarışma veya davet olsun, birden bire işbirliğinde olduğu diğer mimarlık ofisine de prestij katan bir yere sahip. Siz de böyle bir şey mi hayal ediyorsunuz?

GK: Tabi, bu yolda da epey mesafe kat ettik. "Projeyi MAR Mimarlık yaptı" dediğiniz zaman şantiye ekipleri; "onlar yaptıysa daha kolay ilerleyeceğiz" diyorlar. Mühendisler, "Bu işin bir tarafında MAR Mimarlık varsa çok kolay anlaşacağız" diyorlar. Bu bizim ayırıcı özelliğimiz olmaya başladı. Piyasada yakaladığımız bir güven tabanı var. Yatırımcı, proje bize geldiği zaman birtakım lüzumsuz şeylerin ona para kaybettirmeyeceğini biliyor.

Tabi siz orada sadece uygulama detayı çizmekten bahsetmiyorsunuz. Malzemesiyle, yapım sürecinin hazırlanmasıyla, fizibilitesiyle bir bütün olarak ele alıp yatırımcıyı karlı çıkarıyorsunuz.

GK: Evet, mesela konsepti bir başka meslektaşımız hazırladıysa, onlar da kendilerini rahat hissediyorlar. Bu da önemli bir şey... Konsept projesini bir mimarın, uygulama projesini başka bir mimarın yaptığı ortak girişimler (joint venture) gördük. Uygulama projesini üstlenen mimar, projenin altından girdi, üstünden çıktı. Bu bir marifet değil, çünkü ortada varılmak istenen bir amaç varsa, ona varmak için tekniğin bütün imkanlarını zorlamak durumundasınız. O anlamda, bizimle çalışıldığı zaman, konsept projeyi hazırlayan meslektaşlarımız kendilerini rahat hissediyor. Yatırımcı, lüzumsuz şeylerden para veya zaman kaybetmeyeceğini biliyor. Şantiye ekipleri, önlerine doğru dürüst, başı sonu belli, anlaşılır bir proje geleceğini biliyor. Aynı şekilde tedarikçiler de, bizimle konuştuklarında dertlerini anlatabileceklerini biliyorlar, çünkü aynı dilden konuşuyoruz. Böyle olunca da bu, yaptığımız işi farklı bir noktada konumlandırıyor ve seçkinleştiriyor. Biz de zaten böyle bir noktaya gelmek istiyorduk. Laf olsun diye yapmak başka bir şey, her aşamada, her adımda ileriye götürmek başka bir şey. Biz, her adımda ileriye götürmeyi seçtik.

Peki sadece konsept üreten, iç mimarlık yapan ya da daha çok alan üreten bir ofis olmaktansa, hem şantiye hem de ofis tarafında uygulamayla birebir ilgilenen ve bu konuda uzmanlaşan bir yapıya sahip olmanız, sizce, AutoCAD ile tanışıklığınızdan kaynaklanan, mesleğin matematiksel tarafına eğilmenin bir sonucu muydu, yoksa daha bilinçli bir tercih miydi?

GK: Bence başarı şöyle oluyor; sizin bir yatkınlığınız, bir kabiliyetiniz oluyor. Eğer şartlar sizin bu kabiliyetinizin gelişmesine izin veriyorsa başarılı oluyorsunuz. Müzik kulağı olan bir çocuk düşünün. Eğer ailesinin de müziğe ilgisi varsa, o çocuk bu konuda ilerleyip bir noktaya gelebiliyor. Bizim de yapısal olarak bir yatkınlığımız vardı ve olaylar bizi bu noktada buldu. İkisi bir araya gelince de bu konuda başarılı olduk. Teknik Üniversite mezunu olduğumuz için teknik formasyonumuz çok kuvvetliydi. AutoCAD'le ilgilenince o da bize artı bir şeyler yükledi. Sonrasında önümüze gelen işler ve istenenler bizi bu yöne doğru götürmeye başladı. Zaha Hadid'in projesi bizim için bir milat oldu çünkü her noktasıyla teker teker uğraşılan ve çözülen özel bir projeydi. İnsanın hayatında bazen böyle dönüm noktaları oluyor. Bu projeyi, uzun süredir birlikte çalıştığımız, bizim için çok kıymetli bir müşteri olan bir inşaat firmasının ricasıyla aldık. Ve bu bizi bambaşka bir noktaya taşıdı.


Her Şey İTÜ’nün Bilgisayar Kulübü’nde Başladı
Projeler, Krizler, Muhasebe ve Hedefler
Türkiyeli Olarak Yurtdışında Mimarlık Yapmak
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin