"Kentsel dönüşüm Türkiye’ye ait bir kavram"

28 Şubat 2013
 

Doktora tezinizde 1980 - 2009 yılları arasında açılan kentsel tasarım yarışmalarının sürecini inceliyorsunuz. Yarışmalar konusunu akademik düzeyde ele almış bir mimar olarak, Türkiye'deki yarışmaların uygulamaya dönüşememesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

DÇ:
Ben uygulama süreçlerinden ziyade, kentsel tasarım söyleminin yarışmalar yoluyla nasıl geliştirildiğini, hangi aktörler arasında ne tür iktidar mücadeleleri olduğunu inceledim. Kentsel tasarım birçok disiplini içeren bir alan olduğu için her meslek disiplini kendi iktidar alanını genişletmeye çalışıyor. Mimarlar, şehir plancıları, peyzaj mimarları o alana dair belli sözler söylüyor ve yarışmalar da bunun için ortam oluşturuyor.

1980'lerde kentsel tasarım kavramının yerleştirilmesi amacıyla, yarışmalarda özellikle bu kavram kullanılıyor. Raporlarda kentsel tasarıma çok ciddi atıflar, vurgular yapılıyor. Ben de bu durumun, tarihsel süreç içerisinde nasıl evrim geçirdiğine, nasıl dönüştüğüne baktım. Yani bir "diskur analizi" yaptım. Yarışma dediğimiz şey aslında bir söz söyleme aracı, ortamı. Tez çalışmamda, 80'lerdeki 90'lardaki heyecanın artık pek kalmadığını ve yarışmanın bir söz söyleme aracı olma fonksiyonunun giderek daha özensiz ve yetersiz kullanıldığını gözlemledim.

80'lerdeki yarışmaların misyonu hakikaten önemli. Yeni bir şey söyleme ya da bir şeyi tartışmaya açma noktasında işlevsel olarak kullanılıyor. Kolokyumlar, jüri raporları çok ciddi metinler içeriyor. Ben özellikle bu dokümanları, kurumların olaya nasıl müdahil olduklarını inceledim. Yarışmaların, meslek alanına dair önemli katkılar sunabilecek potansiyelleri varken, şu anda jüri raporları çok niteliksizleşmiş ve içeriksizleşmiş durumda, kolokyumlar da eskisi kadar etkin kullanılmıyor. Bunun yerine son dönemde sosyal medya güçlü bir şekilde ortaya çıkmaya başladı, ama o da bu tartışmalar için yeterli bir ortam sunmuyor.

Sonuç olarak, 80'lerde yarışmalar, kentsel tasarım kavramının yerleştirilmesi için araçsallaştırılırken; 90'lardan sonra disiplinler arası iktidar mücadelesinin ortaya çıktığı ve yoğunlaştığı bir yarışma ortamından bahsedilebilir kabaca.


"Projeler, Excel mimarlığı üzerinden gelişir oldu"

Şimdi de kentsel tasarım kavramının yerini kentsel dönüşüm almaya başladı.

DÇ:
Bir söylem oluşuyor, kentsel tasarım diye bir kavram ortaya atıyor ve onun içini de kendisi doldurmaya başlıyor. Kentsel dönüşüm aslında bir disiplini değil, bir süreci tarif eder. Kendi içinde bir sürü modeli vardır. Asıl önemli olan, nasıl bir dönüşümden bahsettiğinizdir. Yoksa kentsel dönüşüm tek başına çok genel bir kavram.

SE: Kentsel dönüşüm Türkiye'ye ait bir kavram; dünya literatüründe böyle bir kavram yok. Dönüşüm kendi içinde zaten ciddi anlamda köktenci bir kavramı barındırıyor. Yirminci yüzyılın ilk yarısında ‘clearance' (temizleme, tasfiye) başlığı altında yaşananlar, bugün bizim kentsel dönüşüm dediğimiz şeye denk geliyor.



DÇ:
80 - 100 yıl geriden geliyoruz.

SE: Mekan hiç tartışılmıyor, mekana hiç bakılmıyor derken, bu sefer toplumsal dinamikler göz ardı edilerek sadece mekana bakılmaya başlandı. Excel mimarlığı, haritacılığı ortaya çıktı. Hangi değer neye tekabül eder, fizibilite ne kadar getirir, proje bunların üzerinden gelişir oldu.



DÇ: İnsanların beklentileri de bu şekilde yönlendiriliyor. Mesele, alana dair maddi bir boyuta indirgeniyor.

Bu kadar arza gerek var mı, o da bir ayrı soru işareti...

DÇ:
Zaten inşaat sektörünün ülkede bu kadar güçlü olması çok makro-politik bir durum. İspanya'nın 90'larda yaşadığı şeyi, yani ekonomik etkinliğinin önemli bir bölümünü inşaat sektörüne yönlendirmesini şimdi Türkiye'de bizzat yaşıyoruz. Tabi sonrasında İspanya ciddi bir çöküşe geçti. Halen de çok iyi durumda değil. Üretim ekonomisi olmayınca bu çöküş kaçınılmaz. İnşaat sektörü bir noktadan sonra doygunluğa ulaşacak ve düşüşe geçecek. Bu durumda, yakın gelecekte Türkiye'nin de aynı sonuçla karşılaşması çok olağan.


Devrim Çimen ve Sertaç Erten yanıtlıyor
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin