"Kenti tarihi ve problematikleri üzerinden okumak, binaları özgürleştiriyor"

08 Mayıs 2008
 

Kitabi bilgiler ve resimler binanın çevresiyle, kentle, insanlarla ve diğer unsurlarla olan ilişkilerini tamamen anlatamıyorlar. Önceden bildiğiniz yapılar arasında, bu ilişkiler açısından gördüğünüzde sizleri şaşırtan binalar oldu mu hiç?

İhsan Bilgin: Binanın kendisini görmek çok önemli. Fakat, binayı tanısak da o binanın nasıl bir çevre içinde bulunduğunu bilmiyoruz. Evet, mimariyi çevresiyle değerlendirmek gerek.New York'taki Guggenheim Müzesi'ni ezbere çizebilirdim mesela gitmeden de. Fakat ilk gördüğümde çok şaşırdım. O binanın o kadar küçük olabileceğini hiç düşünmemişim. Stuttgart'taki Weißenhof Yerleşmesi'ni görene kadar, yerleşmenin tepede olduğunu ve şehre yukarıdan baktığını bilmiyordum. Bunlar çok değiştiriyor bu çevrelerle ilgili kanaatlerimizi.



Chicago, The Loop
Fotoğraf: Cemal Emden


Sibel Bozdoğan: Ben de Dessau'daki Bauhaus'da  çok şaşırmıştım. Meşhur ve modern bir ikon, ama etrafının son derece Alman görünüşlü, heimatstil binalarla dolu olacağını hiç düşünmemiştim.

Şehri çalışmak, o şehirde bulunan modern mimarlık eserlerini çevreleriyle birlikte okumak o eserleri daha mı anlamlı kılıyor?

Tansel Korkmaz: Binalar, sadece bir imge olmaktan çıkıyor, artık deneyimlenen bir şey haline dönüşüyor. Ayrıca Modern Mimarlık anlatılarında, hep o anlatıların omurgasıyla uyumlu, ehlileştirilmiş bir biçimde bu binalara yer veriliyor. Binalar ancak çok yüzeysel, çok büyük genellemelerin parçası olarak o anlatıların içinde var olabiliyorlar.

Halbuki şehre gidildiğinde ve şehir katman katman çalışılmaya, deneyimlenmeye başlandığında, binaların başka şeylerle, daha parçalı birçok bağlamla ilişkisi ortaya çıkıyor. İnsan o zaman binanın spesifikliğini çok daha iyi bir şekilde anlıyor. Binalar artık o genellemelerin hegemonyasından kurtuluyor. Kentin tarihi ve problematikleri üzerinden okumak, onları özgürleştiriyor.

İhsan Bilgin: Tabii, onlar imge ve kurgudan ibaret değiller. Bu yaklaşımla indirgenmiş oluyorlar. Tansel'in söylediği gibi binaların bazı genel anlatıların içinde olmaları durumu çok önemli. O anlatılar yanlış değil, ama binalar o anlatılardan ibaret değil. Onların bulundukları yere endeksli olan bir dünyaları da var. Binaları deneyimlemekle, binalara yaklaşılmış oluyor aslında. Binalar böylelikle maddesellik kazanıyor, farklı yanları ortaya çıkıyor; eskimeleri ortaya çıkıyor.


Viyana-Chicago
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin