Kaymakçı Pando: "Beşiktaş'a Allah yardım etsin!"

04 Kasım 2009
 



Kaç senedir Beşiktaş'tasınız?


Ben doğma büyüme İstanbulluyum; sabahtan akşama kadar da Beşiktaş'tayım. Ailem de buralı… Şu arka sokakta doğdum. Emirgan'da, Polis Sokak 16 Numara'da büyüdüm. Emirgan'da mandıramız ve ineklerimiz olduğu için oraya taşınmıştık. Yıllarca oaraya gidip geldim. Aslen tornacıyım ben. Sonradan mesleğimi bıraktım. Kardeşlerimin okuyabilmesi için her şeyi bırakıp baba mesleğini yapmaya buraya geldim.

Babanız da kaymakçılık ile uğraşıyordu yani…

Herhalde! O zamandan beri; babamın dedeleri zamanından beri bu işle uğraşıyoruz. Ve hep bu dükkandayız, hep… Hiç değişmedi.

O zamanların Beşiktaş'ı nasıl bir yerdi?

Buradan Ihlamur'a doğru giderken bir değirmen vardı. O değirmene kadar evler vardı. Değirmenden sonra da hep meyve ve çiçek bahçeleri, mandıralar, ahırlar, şunlar bunlar… Ihlamurdere'de her gece bayram yapılırdı. Şimdi artık binalar yükseliyor da yükseliyor.

Peki sizin etrafınız?

Çarşı içinde yine dükkanlar vardı. Ama dükkanların üstünde herkesin evi vardı; orada otururlardı. Şimdi onların hepsi gitti. Zaten oturulmuyor ki gürültüden!



Bunca sene sizi Beşiktaş'a bağlayan ne oldu?

Bizi bırakmıyorlar. "Siz buradan ayrılmayın" diyorlar. Ben zaten internetteyim; dünya alem beni tanır. Gelirler; kaymağımı yer, kahvaltılarını yaparlar. Sonra da telefon edip "Biliyor musun, Pando'nun yerinde kaymak yiyorum" derler. "Çok selam söyleyin" derim, sonra da sorarım: "Kiminle görüştün?" "Amerika'yla!" Mesela… İneklerimiz, kendi mandıramız vardı ama artık yok. O yüzden sütle de işim yok. Biraz kaymak yapıyorum sadece. Onu da şu dükkanın altında yapıyorum tabi ama yetmiyor, olmuyor. E, ben titizim! Eh işte, imkan olduğu kadar bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

Beşiktaş'ın yeni sureti hakkında ne düşünüyorsunuz?

Allah yardım etsin! (gülüyor) Karışık bir şeyler oldu buraya. İnsanlar da karışık, yiyecekler de karışık… Her şey bir türlü. Zamanında bebe yoğurdu yapardım cam kase içinde. Bugün 70 yaşında kadınlar geliyor, "Ben bu yoğurdu yedim, getir de torunlar da yesinler" diyor. E, niye geliyor bunlar bana? Bugün yoğurt alıyorum, süt alıyorum. Ama yoğurt maya tutmuyor! Hepsi ilaçlı tabi! Bitti artık bunlar…

Tüm bunların ardından "Beşiktaşlı ustalara hala yer var" diyebilir miyiz?

Ustalar da aşılanıyor. Eski ustalara göre hepsi aşılı artık.

Beşiktaş zenginleşti mi sizce?

İşi bilen zenginleşiyor! (gülüyor) Normal insanlar da ekmeğini çıkarmaya devam edebiliyor. Bir de insana yaşantı lazım… Bir de İstanbul görmüş insan farklı oluyor. Yeni gelenler mesela, bir sene eve kapanıyor. Ne sinema var ne bir şey! Bol bol çocuk yapıyor. Mesela… Devir değişiyor.

Beşiktaş'ta yaşayan sizin gibi eski İstanbullu gayrimüslim kaldı mı?

Kimseler kalmadı; kimse yok. Burada bir tane gayrimüslim Rum kadın var; iki-üç tane Ermeni var. Ama hepsi yaşlılar. Bir de ben varım.


New York Times'dan...
Beşiktaş'ta Neler Oluyor, Beşiktaş'ı Neler Bekliyor
Beşiktaş, "Yerli"lerin Gözünden
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin