"İyi mimarlık ve görgü artırımı için yurt dışı önemli"

30 Haziran 2011
 

Uysalkan Mimarlık'ın tasarım felsefesini aktarırken, iyi mimarlığın mimarlığı severek yapılabileceğini söylüyorsunuz. Siz mimarlığa nasıl başladınız ve aynı sevgi halen devam ediyor mu?

Rahmi Uysalkan: Mimarlık genelde büyük aşkla başlanan bir meslek ama Türkiye'de bu seçim, tamamen rastlantı sonucu olabiliyor. Eğer son gece, "Mühendislik donuk bir meslek, mimar ol" deyip tercihlerinizi değiştirten bir ablanız varsa, aklınızda mühendis olma fikri yatsa bile tutup mimar olabiliyorsunuz.

Önceleri Yeşilçam filmlerinde vs "taşradan gelmiş" denildiğinde çok kızardım. Ben de taşradan geliyorum, Mersinliyim. Şu anda orası da büyük şehir oldu ama çocukluğumda kasabanın hallicesiydi. Ne iyi bir mimarlık örneği ne de beslenebileceğimiz bir şey vardı, mimar ne yapar bilmiyorduk.

Mimar olacaksın dediler, gittik. ODTÜ'de zaten büyük bir kültür şoku yaşıyorsunuz. Bambaşka bir dil, bambaşka bir kuramsal söylemler demeti…

ODTÜ'yü tercih etmenizdeki temel motivasyon neydi?

Hangi bölüm olursa olsun ODTÜ'de okumak istiyordum. Tıbbı ya da hukuku hiç düşünmedim, teknik bir insan olmak istiyordum. İstanbul olmazdı çünkü beş kardeşiz ve burası ailemin bütçesini sarsacak bir şehirdi. Dolayısıyla Ankara'yı seçtim, Ankara'da da ODTÜ'yü…

Mimarlığa gireceğime pek ihtimal vermiyordum çünkü o zaman gözümde sadece mühendislik vardı. Nitelim ilk sene, ODTÜ'lü tabiriyle "rpead"ledim, yani çaktım. Sonrasında biraz gözüm açıldı. Eğer bir tane bile iyi hocanız varsa ve size bu mesleği sevdirebiliyorsa tüm olaylar değişebiliyor. Eşber Yolal hocamı buradan rahmet ve saygı anıyorum. İki jürisine katıldım, iki dersine girdim ve bu mesleğe aşık oldum. Mimarlığın ne olduğunu, nasıl olduğunu ve neden olması gerektiğini anlamaya başladım. Okulu bitirir bitirmez "bir yurt dışı yapsam dedim" -ki bu tüm Türk gençlerinin kafasında vardır- ve Avrupa'ya gittim. İyi bir mimar olmak istiyorsanız, görgü artırımı için bu çok önemli… Kafamda önce Fransa vardı, daha sonra Viyana'da karar kıldım ve orada 13 sene kaldım.

"Türkiye'de de ismim olsun deyip yola çıktım"

Oldukça uzun bir süre… Neden geri dönmek istediniz?

Bir ayağım halen orada. Eşim Avusturyalı, orada da bir evimiz var. Ama şu sıralar iş yoğunluğu nedeniyle sürekli Türkiye'deyiz.

Türkiye'ye dönme kararına gelince… Orada da iyi işler yapıyordum ama büyük ofislerde başkasının mimarlığını… Avusturya'da meslekte kurumsallaşma çoktan başlamış olduğu için yeni, küçük bir mimar olarak varolma şansınız çok az. Açık söyleyeyim, çıta da çok yüksek. Bütün hayatınızı, bütün vaktinizi buna adamanız gerekiyor. Göze batmak için öncelikle ciddi yetenek gerekiyor, sonrasında da çok çalışmalısınız. Zaten yapılacak işler de belli; yeni konut az yapılıyor, okul hiç yapılmıyor ve var olanlar kapanıyor, mevcut hastaneler kapanıyor. Büyük projeler olarak birkaç yeni havaalanı yapılıyor. Onun dışında ağırlıklı olarak dönüşüm veya dekorasyon projeleri yapılıyor.

Ben de, "Tamam burada mutluyum, iyi de para kazanıyorum ama yarışmalara gireyim, Türkiye'de de bir ismim olsun" dedim ve yola çıktım. Buraya dönmeden önce bir sene Moskova'da, bir sene de Kiev'de bulundum.


Akademik Hayattan Kurumsallaşmaya...
Yarışma ve Ödüllerle Açılan Yol...
Güncel Projeler ve Tasarım Felsefesi Üzerine...
Uysalkan Mimarlık Ekibi
Stajyerler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin