Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

“İsim öyle bir şey ki zamanla üstünüze giyiyorsanız ne âlâ”

31 Mayıs 2018

Karbon ekibi nasıl biraraya geldi? Siz aynı zamanda bir çiftsiniz. Evlilik ve iş ortaklığı aynı döneme mi denk geliyor? 

Selen Selviler Özüekren: Akgün’le tanışıklığımız birlikte yer aldığımız bir müzik grubuna dayanıyor. İkimiz iki ayrı okulda aynı dönemlerde mimarlık okuduk ama tanışmamız müzik sayesinde oldu. Evlendiğimiz dönemde Karbon kurulmuştu, kısa bir süre sonra Akgün de Karbon’a katıldı.

Ofisi ne zaman kurdunuz?

SelenSÖ: İTÜ Mimarlık’tan mezun olduktan kısa bir süre sonra araştırma görevlisi olarak Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı bölümüne girdim. Mimarlık eğitimini seviyordum ama mimar olarak çalışmaya hazır değildim. Görsel tasarım ilgimi çekiyordu ve eğitimini almak istiyordum. Aynı bölümde yüksek lisansa da başladım. Programın ilk yılıydı ve harika bir kadro kurulmuştu. Uğur Tanyeli, Esen Karol, Güven İncirlioğlu hocalarımızdı. Oradayken yavaş yavaş bir şeyler yapalım fikri ortaya çıktı. Ofisin ilk kurucuları bir mimar (ben), bir endüstriyel tasarımcı, bir de iç mimardı. Ama üçümüz de aynı yüksek lisans programından mezun olduğumuz için görsel tasarım yapmak istiyorduk. Başladık iş yapmaya. Kimlik yapmaya çalışıyoruz ama mekâna da katkıda bulunmak istiyoruz. İster istemez mimari bakış açısı da oluyor. Ekipten biri ayrıldıktan sonra, 2005’te ismimizi Karbon olarak değiştirdik.

İsme nasıl karar verdiniz?

SelenSÖ: O zamanki üç arkadaş arasında tek itiraz etmediğimiz isim Karbon’du. Aklımızda onlarca isim vardı ama hiçbirine iki oy çıkmadı. Karbon’a kimse oy vermedi ama olmaz da demedi. Üçümüz de farklı eğitimlerden ve ekollerden geliyorduk. Tasarımın üç ayağını (mimarlık, görsel tasarım, ürün tasarımı) biraraya getirelim dedik. Üç atom, sacayağı derken, karbon her şeyin yapı taşı olduğu için onu tercih ettik. Çekişmeyle başlayan hikaye zamanla oturdu. İsim öyle bir şey ki özellikle başlarda belirlemeniz çok zor. Zamanla onu üstünüze giyiyorsanız ne âlâ. Biz bunu giyebildik, sahiplenebildik diye düşünüyorum.

Sonra arkadaşlardan biri fotoğraf üzerine sanatsal çalışmaya odaklanıp, diğeri de yayıncı olarak devam etme kararı aldı. 2007 yılında Akgün aramıza katıldı. Öncesinde uzun yıllar amcasıyla mimarlık ve inşaat üzerine çalışmıştı. Ağırlıklı olarak restorasyon alanındaydı.

Siz de mimarsınız değil mi?

Akgün Özüekren: Evet, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden mezunum. Selen’in bahsettiği gibi uzun yıllar amcam Yalçın Özüekren ile Kovuk İnşaat’ta çalıştım. 2007’de de Karbon’a katıldım.

SelenSÖ: Ben o sıralar bir iş merkezinin kimlik tasarımını ve pazarlama iletişimini yapıyordum. İşveren arkadaşımızdı. İç mimarisini de yapsanız diye teklif gelince, birlikte çalışmaya başladık. Oradan çok güzel bir iş çıktı. Mimarlar ile tasarımcıları, reklamcıları bir araya getirmek, ortak bir proje çıkarmak kolay değildir. Burada bütünlüklü bir konsept çıktı. Biz sevdik işi, müşteri de sevdi, takdir topladı, derken arada böyle beraber işler yapalım diye yola çıktık.


Ortaklar Selen S. Özüekren ve Akgün Özüekren ile...
Tasarım Ekibi ile...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları