Işıl Sencar

09 Mart 2012
 

ODTÜ Mimarlık Bölümü'nden 2004'te mezun oldum. Mezun olduktan sonra, hemen burada çalışmaya başladım. Hüseyin Bey'le Hilmi Bey zaten peyzaj dersimize giriyorlardı. O zamandan bir tanıdıklık vardı.  Bir sene çalıştıktan sonra başka ofisler de görmek istediğimi söyleyip buradan ayrıldım ve birkaç yerde daha çalıştım. Sonra biraz freelance olarak devam ettim. Bir yandan da ODTÜ'de yüksek lisans yapıyordum. Yüksek lisansın son senesinde değişim programıyla yurtdışına gittim. Ankara'ya döndüm, tezimi tamamladım ve tekrar buraya geldim. Mart 2008'den beri de kesintisiz olarak burada devam ediyorum. Aslında insanın çalıştığı yeri objektif bir şekilde değerlendirebilmesi çok mümkün değil ki benimki kesintilere uğramış olsa da çok uzun bir süreç. Çünkü freelance iken de buraya sürekli iş yapıyordum. Burası aslında çekirdekte oldukça yerleşik bir ofis, ama bazı dönemlerde ciddi bir eleman değişimi de olmuyor değil. ODTÜ Mimarlık'tan mezun olan birçok insan kısa süreli de olsa buradan geçiyor. Yani okulun devamı niteliğinde bir durumu var. Hilmi Güner ile birlikteyken de bu böyleydi, hala da böyle. ODTÜ'ye yakınlığı nedeniyle yüksek lisans yapan insanlar için de çok uygun bir ortam. Zaten şu anda da yarı zamanlı olarak çalışan pek çok kişi var.

Tabii arada başka yerler görmek istiyorsunuz ve gördükleriniz sizin için örnek teşkil ediyor. Ancak gördükleriniz üzerinden iyiyi ve kötüyü ayırt edebiliyorsunuz. Burada da dönem dönem problem yaşanıyor, çünkü çok stresli bir iş yapıyoruz. Ama ben hakikaten gidip başka yerler de görüp tekrar buraya döndüm ki burası aslında iyi ve kaliteli iş gelen, birçok mimarın, özellikle de yeni mezunların çalışmak isteyeceği türden işler üreten bir ofis. Bir de ne küçük ölçekli ne de çok büyük ölçekli bir ofisiz. Bu yüzden iş programı ve dağılımı açısından bazı dönemler sancılı geçebiliyor. Ufak evrak işlerinden Hüseyin Bey'i temsilen toplantılara katılma durumuna kadar farklı görevler üstlenebiliyorsunuz. Bazı şeyler de zamanla oturuyor; işe ilk başladığınızda o iletişimi ve o güveni kurmak biraz zordur ama zaman geçtikçe karşılıklı olarak denge tutturuluyor.

Genelde uygulamaları Hüseyin Bey kendisi takip ediyor. Ama onun dışında benim sorumlu olduğum projeye ben de gidebiliyorum. Görüşmelere ya da şantiyede yapılacak o tarz toplantılara zaten birlikte gidiyoruz. Ama şantiye tecrübesinde bir eksikliğimiz var. Bunun önüne geçmek için artık Hüseyin Bey de bizi daha fazla dahil etmeye çalışıyor. Çünkü uygulama çizmek hakikaten masa başında olan bir şey değil. Birçok problemin de farkında olmak lazım. Onu da yavaş yavaş edineceğiz. Ayrıca şantiye sorumlumuz Şevki Bey de bu konuda bizi teşvik etmeye başladı.

Ofisin lokasyonuyla ilgili olumsuz bir şey söylenebilecek gibi değil, çünkü ODTÜ aşığı bir insanım. Buradan yürüyerek ODTÜ'ye gitmek benim için muhteşem bir şey. Onun dışında ortamımız çok güzel. Mesaiye kaldığımız, hafta sonları da çok yoğun çalıştığımız dönemler oluyor ama onun dışında saatlerimiz esnek diyebilirim, net çizgilerimiz yok, ev yemeği yiyoruz. Cumartesileri çalışmıyor olmak bile zaten çok pozitif bir şey. Diğer ofislerle karşılaştırıldığında çok sayıda olumlu yönü var.

 


Mimari Karakter ve Ekoloji Yaklaşımı
Hasankeyf'i Yaşama Döndürecek Yerleşim Alanı Projesi
Diğer Projeler, Öncelikler, Gelecek Planları
Bütüner Mimarlık Sakinleri
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin