"İnsanların yapılarımdan haz alması benim için önemli"

30 Haziran 2011
 

Yapının açılış tarihinde bitmiş olmadığını savunuyorsunuz. Sonrasında yapılarınızı takip ediyor musunuz?

Tabi ki. Yapı açılış tarihinde bitmiş değildir çünkü her yapı bir öngörüdür. Buna ne zaman şahit oldum? ODTÜ Mimarlık Fakültesi çok sevilen bir okuldur, harika bir yapıdır. Proje ilk yapıldığında güzel güzel avluları var. Ama siyasi otorite, "Bu kapıları açamazsın, herkes buradan girip çıkacak" diyor ve bu alanlara çıkamadığınız için o avlular yaşamıyor. Böyle olunca Behruz (Çinici) Bey'nin öngördüğü işleyiş de yürümüyor. O bina artık çok iyi olmaktan çıkıp darbeli bir bina haline geliyor. Bu, mimarın yaptığı bir hatadan kaynaklanmıyor, siyasi konjonktürün yansıması oluyor. Aynı hatayı biz de yapabiliriz. Çizimde bambaşka bir şey kurgularız ama sonra kimsenin bu mekanları kullanmadığını görürüz.

Bir yanda da Le Corbusier'nin mobilyaları dahi sabitlediği otoriter tavır var…

Onun için binanın sevilip sevilmeyeceği önemli olmayabilir ama benim için önemli. Yapmış olduğum bir yapının insanlar tarafından kullanılıp kullanılmadığı, bundan haz alıp almadıkları önemli. Aynı mekana bir sene sonra tekrar girdiğimde o kullanılmışlık ve yıpranmışlığın oraya etkisini göz önüne alabilmiş miyim, bu da diğer bir önemli konu.

Bembeyaz bir otel yaparsam, bu süper bina olabilir. Ama bir sene sonra her taraf kir içindeyse o zaman bir sıkıntı var demektir. O nedenle yapının açılış tarihinde bitmiş olmadığını savunuyorum. Örneğin bazı yapılar vardır, kullandıkça güzelleşir. Ahşap bir döşeme yaparsınız, insanlar onun üzerinden geçtikçe beş sene sonra çok daha güzelleşir.

 


Akademik Hayattan Kurumsallaşmaya...
Yarışma ve Ödüllerle Açılan Yol...
Güncel Projeler ve Tasarım Felsefesi Üzerine...
Uysalkan Mimarlık Ekibi
Stajyerler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin