Hilton önce ikna olmadı ama…

09 Eylül 2011
 


Kütahya Hilton Garden Inn

Türkiye'deki işverenin bazı yönlendirmeleri olduğunu söylediniz. Peki Hilton'un belli talepleri oldu mu?

TT: Cepheye ve kamusal alanlara hiçbir şekilde karışmadı. Hilton'un ya da diğer otel zincirlerinin metrekare, malzeme, donatı anlamında belli spesifikasyonları var ama renk vs size kalmış. Örneğin lobinin belli bir işleyişi var ama tek bir seçeneği yok. Çözüp gönderiyorsunuz, onaylanıyor. Mutfak belli bir büyüklükte olmalı ama balo salonuysa daha büyük olabilir. Yani teknik şartları sağladığınız takdirde bunları esnetebiliyorsunuz.

Projeniz tamamlandıktan sonra Hilton'dan nasıl bir geri dönüş aldınız?

EÖ: Tayfun'la birlikte, masamızla kasamızı geride bırakıp (gülüyor) ilk toplantıya gittik. Hilton'un mimarlık bölümündeki üst düzey yetkilileri ile bir araya geldik. Sonuçta kendimize güvendikten sonra kiminle görüştüğümüzün önemi yoktu. Hilton'un Türkiye'den sorumlu ofisi İngiltere'de, Neil de oradan gelmişti. Türkiye'de ilk defa Garden Inn projesi yapılacağı için çok önemsiyorlardı. Başarısız olma gibi bir opsiyonları yoktu, çünkü o takdirde Hilton başarısız olmuş olacak. O nedenle ilk tepkilerini anlayışla karşılıyorum.

Neil, "Siz mi yapacaksınız oteli" diye söze başladı ve "İçini de mi siz çizeceksiniz; Nasıl çizeceksiniz; Kaç kişisiniz" gibi sorular sordu. Tabi karşımızdaki Türk olsaydı bu tür sorular sormazdı ama İngiliz olunca haklı olarak bunları sorma ihtiyacı duydu. İnternete girip kim olduğumuza bakıyorlar, o zaman daha web sitemiz bile yok, sadece e-mail adresimiz var. Portfolyomuzu gösteriyoruz, iki tane bina var. Tabanlıoğlu bize çok şey kazandırmış bir mimarlık ofisi olduğundan oradaki çalışmalarımızı da belirtmeden geçmedik. Tayfun zaten Amerika'da birçok konuda tecrübe kazanmıştı. Sonra aramızda şöyle bir diyalog geçti:

"Peki ozer+tulgan olarak ne yaptınız?" / "İki tane otomobil showroom'u, bir de Garanti Bankası'na bir bina yaptık. Ama bakın, çok güzeller" / "Evet, güzeller, ama 20 bin metrekarelik bir otel yapacağınızın farkındasınız değil mi?" / "Evet, farkındayız, hiç merak etmeyin daha önce böyle projelerde çalıştık" / "Çalıştık diyorsunuz, yapmadınız" / "Evet yapmadık ama şu anda yapıyoruz". Sonuçta kimse annesinin karnından 20 bin metrekarelik proje yaparak doğmuyor. Herkes kademe kademe ilerliyor. Sonra onları ciddi biçimde…

İkna ettiniz…

EÖ: Hayır, yine de ikna olmadılar. Muhtemelen, "Kosifler de projeyi çoluk çocuğa verdi, hayırlısı" diye düşündüler. Ama itiraz da etmediler, çünkü sonuçta müşteri bizi seçmişti. Evet, veto etme hakları var ama bunu yapmaları için bizim ciddi bir problem yaratmış olmamız gerekiyor. Sağolsunlar Kosiflerin de desteğiyle her şey o kadar iyi gitti ki Hilton, herkese bizi önermeye başladı.

TT: Zaten o sayede bu kadar çok proje yapabiliyoruz.

EÖ: Bu şekilde çok iyi bir ilişki kurduk onlarla. Ama gerçekten çok çalıştık. İlk 1,5 sene ikimizin de ne gecesi ne gündüzü oldu. Her şeyi unutup işe odaklandık, bazen günlerce uyumadık.

TT: İki oteli 4–5 kişiyle yaptık.

EÖ: İnsanüstü bir çalışmaydı ve hakikaten başarılı olduk.


Kütahya Hilton Garden Inn


Tanışma ve Kuruluş Hikayesi
Tasarım Felsefesi ve Uygulamalar Üzerine
Hedefler ve Dilekler
özer+tulgan Tasarım Ekibi
Stajyerler
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin