Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

Geçmişteki ayakkabıları giyilebilir şekilde yeniden tasarlamak

06 Nisan 2010



Kendi kalıbını ürettikten sonra süreç nasıl ilerliyor? Sen hangi kriterleri baz alarak devam ediyorsun?
Kalıp üzerine farklı modeller çalışmaya başlıyorum. Dediğim gibi süsten uzak ve belki de maskülen detaylara ilgi duyuyorum. Zaten sürekli yuvarlak ve ayağı rahatsız etmeyecek formlara kayıyorum. Bir de eski oxford, brogue ve caz ayakkabılar gibi şeyler… Eskiye ait detayları modernleştirerek tasarlamayı çok seviyorum.

Numune aşamasına gelindiğinde ise öncelikle kendi ayağıma uygun olanı imal ettiriyorum ki rahatlığını test edebileyim. Zaten çoğunlukla da ilk ayakkabıyı giyerim ve böylelikle ne gibi problemler yaşandığını görme fırsatım olur.


Solda, kült "brogue" ayakkabı. Sağda, Alexander McQueen'in 2010 sonbahar/kış koleksiyonundan "yengeç eli" ayakkabı.

Peki ayakkabı tasarlarken senin çizgini oluşturan diğer ögeler nelerdir?

Ben giyilebilir ayakkabılar yapmayı seviyorum. İnsanların almaktan korktuğu, çekindiği şeyler değil… Hani aklımızda vardır da bulamayız ya!

Örneğin moda şovlarında kullanılan ve kullanım değil neredeyse manifesto amaçlı olarak tasarlanmış ayakkabılar ilgini çekmiyor mu?

Hayır, onları da beğeniyorum. Mesela Alexander McQueen'in son sezonda yaptığı yengeç eli şeklindeki ayakkabılar beni çok heyecanlandırmıştı. Giyilebilir ayakkabı yapmak ayrı bir şey. Ama tasarımcı olarak daha şov amaçlı, daha tasarım kokan işler yapmak ben de isterim. Şu an ise bunlar için daha vaktim var diye düşünüyorum. Bir anlamda o lüksü kendime hak görmüyorum.

Oxfordlardan bahsettik… Sana ayakkabı tasarlarken ilham veren başka neler var?

Eskicileri gezmeyi çok seviyorum. Geçmişteki ayakkabıları araştırmayı çok seviyorum. Tüm bunlara belki de "re-design" diyebiliriz. Bir şekilde geçmişteki her şey, tüm o yaşanmışlık zaten içimizde var ve bence tekrarlanması gerekiyor. Hayat tekerrürden ibaret derler ya… Öte yandan –belirttiğim gibi- maskülen detaylardan da çok etkileniyorum.

Peki erkeksi çizgiler sana ne anlamda esin sağlıyor? Bunları bir kadının kullanıyor oluşu mu burada belirleyici? Yoksa genel anlamda erkek ayakkabılarını mı daha ilgi çekici buluyorsun?

Beni ilgilendiren detaylar aslında. Bağcıklı modeller, burundaki mafya detayı, belki düz ayakkabılar…

Senin bir erkek ayakkabısı koleksiyonun da var. Erkek ve kadınlar için ayakkabı tasarlamak arasında bir fark öngörüyor musun?

Kadınlar için çok fazla yapılmış şey var ama erkeklerin bu konuda şikayetçi olduklarını düşünüyorum. Bir tasarımcı olarak ihtiyaçları karşılamak da bana çok keyif veriyor. Bu yüzden de uzun süredir erkek ayakkabısı tasarlamayı istiyordum. Bayağı ilgi de çekiyor modellerim… Üstelik bu kez feminen detayları erkek ayakkabılarına taşıdım ve biraz da iddialı oldu sanırım.


Nr. 39'dan İpek Yılmaz
CicciCocco Shoes'dan Bilge Köprülü
United Nude'dan Rem D. Koolhaas
Ve Manolo Blahnik...
Boş Zamanlarında Ayakkabı Tasarımına El Atan Diğer Mimarlar...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları