"Gazi'deki beraber yapma kültüründen ötürü birlikte çalışmaya çok alışığız"

10 Nisan 2015
 


DP+Güzey'in hikayesinden önce sizi tanıyabilir miyiz?

Bora Tubay:
Genelde, mimarlık çok kişisel bir şeydir ama biz kişi ismiyle öne çıkmak istemiyoruz. Ortakların ya da büro sahibinin ismi geçince diğer arkadaşlarla bir eşitlik olmuyor. Oysa biz her şeyi beraber üretiyor, tasarım sürecini mümkün olduğu kadar beraber götürmeye çalışıyoruz. Bizde tasarımı bir kişi yapmaz, tasarım yapılacağı zaman o projenin başında kim varsa işin yürütücüsü o olur.

İşleyiş kurgunuza geleceğiz ama sonuçta bu söyleşiyi okuyanlar Güzey'i kuranları merak ediyorlardır.

BT: Güzey Mimarlık'ı 2000 yılında Erhan Akça, Gözdem Üner Tubay, R. Faruk Şahin, Tanju Gündüzalp ile birlikte kurduk.

O dönemde hangi amaçla bir araya gelmiştiniz?

BT:
Gözdem haricinde dördümüz Gazi Üniversitesi'nden dönem arkadaşıyız. Öğrenciyken 1993 yılında bir büro kurmuştuk. Tabi o zamanki yasal bir büro değildi. İki üç arkadaşımız daha vardı, başka bürolardan taşeron çizim işleri alıyorduk. İlk bürodaki arkadaşlarımızdan İlhan (Kesmez), 1992 yılında bize AutoCAD'i öğretti. O dönem Türkiye'de daha kimse bu programı bilmediği ve kurslar olmadığı için bu konuda bir avantajımız oluştu ve Mimarlar Odası'nda ders vermeye başladık. Daha sonra program biraz yayılınca, biz de hoca olunca taşeron iş yapmaya başladık.

O ilk ekibe bir isim vermiş miydiniz?

BT:
Evet, Atölye-M. Tabi orada çok kişiydik, daha sonra parçalandık ve ortaya iki ayrı büro çıktı. İlhan ve Ayça Kesmez, Hayalgücü Tasarım ile yola devam ediyor, biz de DP+Güzey ile... Okullar ve askerlik bitince, 2000 yılında artık kendi ofisimizi kuralım dedik.

Gözdem Üner Tubay: Gazi Üniversitesi'nde tasarım stüdyoları diğer üniversitelerden farklı olarak dikey stüdyo şeklinde kuruluyordu. İkinci, üçüncü, dördüncü sınıflar aynı atölyelerde ders alıyordu. Öyle olunca da alt dönem ve üst dönem olarak beraber proje tartışmak, beraber eğitim almak gibi bir fırsatımız oldu.



O sırada Mimarlar Odası'nda bilgisayar dersi vermenin dışında bir sürü faaliyette bulunuyorduk. Hatta ben çoğu insanla İnebolu Kış Atölyesi'nde tanıştım. Bora'larla iş yapmadan önce Selda Bancı ile birlikte yarışmaya girmiştim. Farklı yaş gruplarından insanlarla beraber mimarlığı icra etme şansımız oldu. Bence o dönemin çok büyük bir etkisi var. Şu anda ekipte G.Ü.'nin daha alt dönemlerinden mimarlar var ve o beraber yapma kültüründen ötürü beraber çalışmaya çok alışığız.

Oda'yla ilişkiniz devam ediyor mu?

BT:
Hayır, çok uzun süre önce bitti. Oda'nın beraber yönetilmesi için herkese açılması gerektiğini savunduk ama başarılı olamadık. Tabi etkinliklere katılmaya çalışıyoruz. Aramızda Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nin yönetiminde bulunmuş kişiler var. Ben, 1995-97 döneminde önce yönetim kurulu üyesi, sonra sayman üyeydim. Faruk Şahin de 2002-2004 döneminde Yönetim Kurulu üyesi oldu. Bir şekilde elimizden geldiği kadar destek vermeye çalışıyoruz ama hepsi bir anda bir koltuğa sığmadı, bir şeyler yarım kalmaya başladı.


Güzey'den DP+Güzey'e...
Rusya'yı Anlamak ve İnşa Etmek
Ortak Akıl ve Paylaşım Her Yerde...
DP+Güzey Ekibi
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin