“Firmayı, küçük bir el rehberi sayesinde kendine yetebilecek şekilde idare ettik”

05 Ocak 2011
 

Şanal Mimarlık'ın kurulduğu ilk yıllarda takip ettiği bu araştırma/inceleme/uygulama sürecinin ilk ürünü hangi proje oldu?

MŞ: İşler düzenli bir sıralama halinde hayata geçmedi; bu yüzden kronolojik anlamda bir "ilk proje"miz de olmadı. Çok sayıda küçük tasarım işini büyük ölçekli projeler ve danışmanlık ile eş zamanlı olarak yürüttük. Her zaman ofiste proje çeşitliliği mevcuttu. En yavaş ilerlediğimiz dönemde bile bir yandan tasarım geliştirme projeleri ile ilgileniyorduk. Kendimizi meşgul tutuyor ve bu gibi işleri gündemimizin bir parçası haline getiriyorduk.



Doluca Şarapçılık Fabrikası, Çerkezköy – "Peyzaj ve Ardıllık ile Hikaye Anlatmak" / Ekip: 2007 – 2009: Josephe Cele + Kaan Sucu; 2009 – : Begum Öner + Cibeles Sanchez / Render: Mimaj Mimarlık / Bahar 2011'de tamamlanması planlanıyor.

AŞ: Aslında bunun, yani bilgiye, öğrenmeye ve araştırmaya yatırım yapmanın ne kadar işe yaradığını, bu yatırımı ne kadar farklı alanlarda kullandığımızı görmek şaşırtıcı… Örneğin Garanti Galeri'de Pelin Derviş ile yürüttüğümüz, kentsel planlama ve sosyal yaşamı irdeleyen, üzerinde de uzunca bir süre de çalıştığımız serginin farklı olanaklar yarattığına tanık olabiliyoruz.

MŞ: Hele ki bu uğraşlar üzerinden kurduğumuz iletişim ağı… Bu kişisel bağlantılar bizim için daima ilham verici çünkü İstanbul'daki en yaratıcı topluluklardan birinin içinde yer almanızı sağlıyor.


Doluca şarap fabrikası projesinin iç mekanından bir render.

Tüm bu erken süreçte finansal ve ticari anlamda "hayatta kalmayı" nasıl başardınız?


MŞ: Küçük kaldık. Konut restorasyonları ve yenilemeleri, hocalık, tasarım danışmanlığı gibi küçük işler yapmaya devam ettik.

AŞ: Bir de elimizde küçük ölçekli bir ofisin nasıl idare edilebileceğine dair minik bir el kitabı var. O da işin muhasebesini yönetmek konusunda çok yardımcı oldu. (gülüyorlar) Gerçekten, oturup onu okuduk ve notlarımızı aldık. "Şurada para kaybedeceğiz ama burada kazanacağız" dedik ve işe yaradı!

MŞ: Profesyonelleşmenin beraberinde getirdiği bir şey tabi bu… Büyük veya küçük olmak prensipte pek az şey değiştiriyor.


Doluca şarap fabrikası projesinin iç mekanından bir render.

Yani bir el kitabı finansal anlamda başarınızı perçinledi…

MŞ: Tabi henüz başındayız! (gülüyor)

AŞ: Aslında kendi kendine yetebilen bir işletme yarattık ve bununla da gurur duyuyoruz. Şanslıyız ki her şeyi dengelemeyi başardık… Hiç para kaybetmedik demek istemiyorum ama birkaç bin Dolar ile başladık ve üzerine hiç para koymak durumunda kalmadık.

Bu gerçekten müthiş!

AŞ: Evet, kesinlikle muhteşem!

MŞ: Şöyle bir şey anlatayım… İstinye'de bir çelik fabrikasını mekan olarak kullanarak başlamıştık. Şu anki ofisimiz ise evimizdi. Ama kış geldiğinde fabrika, akşamları çok soğuyordu.

AŞ: Hepimiz eldivenler giyiyorduk; ısıtıcılarımız olmasına rağmen üstelik de…

MŞ: Projeyi geçtiğimiz yaz bitirdik ve çok keyifli bir ofis mekanına dönüştürdük. Elimizdekileri değerlendirme ve kendi kendine yetebilme hikayesinin bir parçası da buydu.


Alexis ve Murat Şanal'ın "Erken Dönem Hikayeleri"
Tespitler, Başarılar ve Hedefler...
Şanal Mimarlık Ekibinden
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin