Mimarizm
Mimarizm
Etkinlikler
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Yarışmalar
OcakŞubatMartNisan
MayısHaziranTemmuzAğustos
EylülEkimKasımAralık
Mimarizm

Ek bina için 9 alternatif

09 Eylül 2009

Proje süreci sancılı başladı, tıpkı işin sancılı başladığı gibi. Mevcut yapının dik açıdan kurtulmuş plan geometrisini ek binada da sürdürmek istemiş ve ana önerimizi, üçgen, dikdörtgen ve daire gibi temel geometrik formların biraraya gelmesiyle oluşan, heykelsi bir tasarım olarak kurgulamıştık. İkinci önerimiz ise bir iç sokak üzerine gelişen bir kurgu idi. (Burada bir hatırlatma yapmak lazım: o dönemde ihalelerde ön proje öncesinde iki adet teklif / konsept proje istenir; mimarlar da bir "esas öneri" bir de "formalite öneri" hazırlardı.) Özellikle esas önerimizi çok severek geliştirmiştik. Her iki önerimiz de hiç benimsenmedi. Özellikle bizim esas önerimiz "Böyle Bakanlık binası olmaz!" diyerek hiç tartışılmadı bile.

Daha sonra üçüncü, dördüncü ve beşinci öneriler birbirini kovaladı. Mal sahibi idare olan  Dışişleri Bakanlığı bu önerilerin hiçbirini beğenmedi. "Çok iddialı olmuş...", "Bu 'ek bina', basit olmalı...", "Biz galerili iç mekanlar istemeyiz...", "Yüksek olmasın!" gibi gerekçelerle hiçbiri uygun bulunmadı. Dışişleri Bakanlığı'ndaki yetkili meslekdaşımız, eliyle kutu işareti yaparak "Bu bir aneks binası, son derecede basit olmalı" diye tarifler veriyordu. Sonunda bize, sözleşmeyi fesh etmek için Bakan makamına yazı yazdığını bildirdi.

Fesih yazısı Bakan'ın önüne gelmeden, daha önceki dönem Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yapan o günün Dişişleri Bakanı Safa Giray'dan Nuran Ünsal'ın yardımı ile randevu aldık. Kendisine son bir öneri daha sunduk. Bakan projeyi inceledi ve uygun bulduğunu belirtti. Bu gelişme üzerine sözleşmenin feshi sorunu ortadan kalktı ve hızla projeye başladık.

Yaptığımız son proje, Dışişleri'ndeki meslekdaşımızın bize tarif ettiği gibi, dikdörtgen alana oturan yalın bir forma sahipti. Ancak bu yalın form, kütleden parçalar koparılarak, üçüncü boyutta zenginleşiyordu.

Uygulama projeleri, statik projeyi yüklenen mühendisin önce ameliyat olması, sonra askere gitmesi gibi nedenlerle çok uzadı. Bunun üzerine statik mühendisini değiştirdik ve projeyi cepten finanse ederek tamamladık. Statik projenin tamamlanması için Alhan Gedik'den yardım istemiştim. O da çok yoğun olduğunu söyleyerek beni Atilla Eser'e yönlendirdi. Atilla ile o zaman tanıştık ve o günden bugüne pek çok projeyi birlikte gerçekleştirdik.

Projeler bittikten sonra inşaat ihale edildi. İşi alan müteahhit biraz fazla kırmıştı. Ancak şanssızlık yakamızı bırakmadı ve temellerin bitmesine yakın bir tarihte müteahhit öldü. İş yine yarım kaldı. İşin yeniden ihaleye çıkması kolay olmadı. Bu arada inşaatın çukurunda biriken suda bir kişinin boğularak ölmesi üzerine, yeni bir ihale açıldı. Bu ihaleyi alan müteaahhit firma, yapıyı altı sene içinde tamamladı.


Hasan Özbay'ın kaleminden
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

Bölüm Sponsorları