"Egoları kontrol edebilmek için tasarımcı olmayan birinin aklıselimine ihtiyaç var"

06 Aralık 2013
 

Oben Bey, siz aslında siyasal Bilgiler mezunusunuz değil mi?

OK:
Evet, master ve doktoramı da iktisat alanında yaptım ama işim bu (gülüyor). Şu anda konuya biraz daha vakıf olmak için Sanat Yönetimi master'ı yapıyorum. Zaten şirket içindeki görev paylaşımında daha çok üretimle ilgileniyorum. Üretim ve uygulama kısmı benim çok hoşuma gidiyor. Genelde zamanın büyük bir çoğunluğunu atölyede geçiriyorum. Bir de Tasarım Yönetimi'nde sertifika kursu aldım, tasarımcı nasıl yönetilir onu öğrendim (gülüyor).

Ekip üyelerinin özgeçmişine baktığım zaman sürekli okuyan, kendini geliştiren bir ofis olduğunuzu görüyorum.



GE: Oben'in başka şansı yoktu tabi. Bu kadar farklı disiplinden tasarımcının bir arada olduğu yerde egoları kontrol edebilmek için tasarımcı olmayan birinin aklıselimine ihtiyaç duyulur çoğu zaman. Projeleri baştan sona planladığımız için kendimizi çok fazla kaptırabiliyoruz. O artık bizim için mimari bir proje, bir çizim olmaktan çıkıp başka bir şeye dönüşüyor. Ama burası bir şirket ve bir dolu iş devam ediyor. O bakımdan bu tür ortaklıklarda birinin meslekten, birinin dışarıdan, yönetici gözüyle bakması önemli. Çünkü benim yönetici olmadığım çok açık. Birinin ofisi ayakta tutması, beslemesi gerek, öbür türlü çok zor. Tasarımhane'nin 14. senesindeyiz. Şu ana kadar o kadar çok mücadele ettik ki... Müşteriyle mücadelemiz de ayrı bir macera. Oben olmasaydı o mücadelelerden başarıyla çıkamazdık.

Peki iş görüşmelerinde nasıl bir yöntem izliyorsunuz?

OK: Genelde ilk tanışma ya da pazarlama görüşmelerinde ben olurum. Sonrasında, müşteriyi ikna etme kısmında da Güzin olur.

GE: Oben müşteriyle tanışır, ofise gelir, o işi bizde şüphe bırakmayacak şekilde anlatmaya çalışır. Çünkü hemen bir set olur; ciddiler miymiş, gerçek miymiş? Bu istedikleri bir günde olur mu? Bunlar bu işi ne zannediyorlar?
Konuşmanın nasıl sonlanacağını bile bile, önce hep bir mücadele yaparız. Oben gerekli yanıtları verip bizi sakinleştirir, işi müşterinin dilinden bizim anlayabileceğimiz dile çevirip anlatır. Bu kesinlikle en faydalı yöntem…

OK: Yani ilk darbeyi alacak birine ihtiyaç var (gülüyor).

GE: Çünkü bizde durum hep itiraza yönelik. Tasarımcılarda hep, "böyle düşündüm çünkü bunun böyle olması gerekiyor" tavrı var. Onu istiyor ama o doğru değil. Arada yumuşak bir geçiş her zaman çok iyi oluyor.



Güzin Erkan ve Oben Karatepe ile...
Tasarım Ekibi ile...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin