Eelko Ferwerda: "Üzgünüm, yalnızca 9 dakika!"

07 Kasım 2008
 


American Dreams, 2007. Yönetmen: Eelko Ferwerda

Bu festivalde yer almaya nasıl karar verdiniz?

Biz, Hollanda konsolosluğu tarafından davet edildik. Daha önce festivali duymamıştık ancak geçen sene de filmimiz için böyle bir davet almıştık. Ama bu yıl, beni de festivale katılmak üzere çağırdılar.

Türkiye'ye ilk gelişiniz mi?

İstanbul'a üçüncü kez geliyorum. Bir kez de Türkiye'nin tamamını gezmek üzere gelmiştim. Benim için yalnızca birkaç gün için bile olsa burada bulunmak çok güzel. Çünkü filmimizin diğer ülkelerden nasıl bir tepki aldığını görmek istiyoruz.

Türk film endüstrisi hakkında her hangi bir izleniminiz var mı? Filmleri izlediniz mi?

Hayır, maalesef.

Tam zamanlı mı yönetmenlik yapıyorsunuz?

Tam zamanlı olarak film çekmiyorum, ancak reklam filmleri ve video klipler yönetiyorum. Hollanda'da ortağım ile birlikte animasyon üzerine uzmanlaşmış bir şirket yönetiyoruz. Daha çok görsel efekt ve post-prodüksiyon ile ilgileniyoruz.

Festivalde gösterilecek "American Dreams" isimli filminizden biraz bahsedebilir miyiz? Proje nasıl ortaya çıktı?

Sanırım 7 yıl önce babam bana, yaşadığım şehri ve geçmişte olanları ilgilendiren tarihsel bir gerçeği anlattı. Ne olduğunu söyleyemem çünkü film tamamen bunun üzerine. Ben ise bunu duyduğumda o kadar şaşırdım ve heyecanlandım ki, bunun bir filme dönüşmesi gerektiğini düşündüm. Öncelikle bir yapımcı ile birlikte çalışarak hikayeyi geliştirdim. Ama onun çok daha farklı bir yaklaşımı vardı. Uzun metrajlı çekmek istiyordu. Bense mutlaka bir kısa film olarak kalması taraftarıydım. Sonuç olarak ayrıldık ve proje olduğu gibi birkaç sene boyunca ofisimde yattı. Bir-iki yıl önce projenin tamamlanması gerektiğine karar vererek yeniden yazmaya başladık. Sonrasında genç yetenekler için açılan bir projeye gönderdik ve senaryomuz seçilen beş işten biri oldu.

Filmi özellikle kısa metraj çekmek istemenizin nedenini biraz daha açabilir misiniz?

Babamın sözünü ettiği tarihi gerçeği duyduktan sonra aklıma ünlü bir İngiliz yazar geldi. Her daim kısacık hikayeler yazar ve sonunda tüm kurgu tersine dönerdi. O ana kadar okuduklarınızı unutmanız ve çok şaşırtıcı yeni bir gerçeği anlamanız gerekirdi. Gerçekten de bizim hikayemizin de onun hikayeleri ile paralellik gösterdiğini ve böyle anlatılabileceğini hissettim.

Öte yandan bir hikayeyi 9 dakikada anlatabiliyorsam, neden 90 dakikalık uğraş vereyim?

Peki sizce kısa filmin büyüsü nereden kaynaklanıyor?

Bence kısa filmin özelliği, izleyiciyi bu denli kısa sürede şaşırtabilmesi. Bir yönetmenin sizi "Daha çok görmek istiyorum" duygusu ile baş başa bırakması... Ama o yalnızca 9 dakika, yönetmenden sadece 9 dakika alabilirsiniz ve kısa filmde hikaye budur. Gerçekten çok iyi yapıldığında izleyici olarak heyecan ve kızgınlıkla baş başa kalırsınız. O ise, üzgünüm, yalnızca 9 dakikadır. Bu nedenle kısa film yapmak zordur; sadece yapmak değil, aynı zamanda izlemek de. Sanırım kısa metrajları bu yüzden seviyorum.

Filminiz başka uluslararası festivallerde de gösterildi mi?

Evet. Gerçi filmi tanıtmak konusunda pek başarılı olamadık. Kendi işlerimizle o kadar meşguldük ve yeniden para kazanmaya o kadar ihtiyacımız vardı ki, filmi bitirdikten sonra onunla yeniden hiç uğraşamadık. Elimizden gelen tek şey festivallere yollamaktı. Bazılarında seçkiye girdik. Hollanda'da ve Hollywood'da birer ödül de kazandık. Bu da bize işlerimizin tanıtımı için daha çok çaba sarf etmemiz gerektiği konusunda bir ders oldu. Bir filmi yazmak ve yönetmek bir yana, bitirdikten sonra da yönetmene çok iş düşüyormuş.


Bir Festivalin Hikayesi
Yönetmenlerden Kısa Film Üzerine
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin