"Dioramanın teatral yanı"

04 Mart 2009
 



Bir anı kurgulama süreci nasıl gerçekleşiyor?
 

Sokakta gezerken, köşe başında, bir seyahate çıktığınızda yolun kenarında gördüğünüz şeyler fotografik hafızanızda kalır ya bende de öyle oluyor. Örneğin belleğimin bir köşesinde lastik tamircileri kalmış. Sakil, salaş yerlerdir bunlar. Herkesin gördüğünde algıladığı bir motiftir. Yıkık döküktür bu mekanlar. Beyaz badanaları kirlenmiştir. Kötü bir el yazısı ile "tamirci" yazılmıştır duvarlarlarına. Kenarda yığılmış lastikler vardır. Şimdilerde böyle bir diorama yapıyorum. Çünkü aklımda kalmış, aklımda kalanı da yapmam gerekiyor.

Motifler her ne kadar aklınızın bir köşesinde olsa da araştırma yapıyorsunuz değil mi?

Evet, gerçeklik hissini yakalayabilmek için, tanıdığım mekanlar olsa da bunlar araştırma yapıyorum. Zaten ben tanımadığım, hissetmediğim şeyi yapamam.

Sonra da dioramanın yapımına başlıyorsunuz...

Evet, yaklaşık üç haftada tamamlıyorum bir tanesini. Aslında dioramanın teatral bir tarafı da var, her bir dioramaya küçük bir mizansen katmaya çalışıyorum. Koca bir dioramada, köşede küçük bir kedi bir hınzırlık yapabiliyor örneğin ve o kedi, o anlatımda önemli bir rol oynayabiliyor.

Yani, dioramada bir odak noktasının olması mı lazım?

Kesinlikle evet.


Kenan Ataseven ile...
Radikal'den
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin