Çok amaçlı ve kapalı bir bit pazarı mekanı: Betahaus

12 Nisan 2012
 



Bitpazarı kültürünün özellikle Berlin'de yaydığı ilhamın, kentin adeta her yerine bulaşmış olduğu aşikar. İşlev olarak farklı olmasa da, konsepti özelleşip dört duvar arasına alındığı zamanlarda da etkinlik üretimini tetikleyerek yeniden ilham kaynağı oluşturuyor. Genellikle çok amaçlı mekanlarda yerini alarak kent ve kentliyle ilişkisini devam ettiriyor.





Aralık ayının son günlerinde kentin her yanında göze çarpan kırmızı renklerin ve parlak süslerin hakim olduğu "Christmas" pazarlarından nefes almak isteyenler için, Berlin Kreuzberg'de alternatif bir etkinlik gerçekleştiğini öğrenip ziyaret etmeye karar verdim. Moritzplatz metro istasyonunda inip, arkadaşımın tarifi üzerine ilerledim. Pembe tonlarında afişini gördüğüm bitpazarı etkinliğinin açık bir mekanda olacağını tahmin etmiştim. Sokakları geçip ne zamanki dağılan ve toplanan ‘enteresan, özgün ve entel' kalabalığı fark ettim, o zaman bol ışıklı pencerelerin ardındaki bitpazarına varmış olduğumu anladım.




Etkinliğin ev sahibi, ‘Betahaus' adlı çok amaçlı, üretken ve yaratıcı bir mekan… Kendi tanımları ile burası bir ‘co-working space' (ortak çalışma mekanı). Giriş kapısı ile bulunduğu binanın köşesinden yapılan mekan, yüksek tavanlı, inişli çıkışlı ve uzunlamasına ilerliyor. Cafe, bar, sergi ve workshop mekanı, sanat galerisi ve bitpazarı! Farklı bölmeleri olan, koridoru sokak etkisi veren, farklı katmanlarda oturma seçeneği sunan ve içindeki gezintiniz sırasında bir şeyler içebileceğiniz, dilerseniz renkli sandalyelerinde mola verebileceğiniz ve sohbetinizi sürdürebileceğiniz ideal bir yer burası. Bitpazarına ev sahipliğini gerçekleştirmesi de bu nedenle çok anlamlı…




Mekanın pek çok işlevi aynı anda sunması, sizin alışveriş, sıcak şarap veya sadece sergi için geldiğinize aldırış etmediğini gösteriyor. Bar alanının önünde sohbet ederken, durduğunuz yerden kıyafetleri deneyenlere ve aksesuarların cazibesine göz gezdirebilirsiniz. Tam arkanızı döndüğünüzde de kara tahta duvara, boylamasına-enlemesine yazılan menüden dilediğinize karar verebilirsiniz. Bu biraz vaktinizi alsa da…

Bu etkinlikte yer alan bitpazarı, vintage kıyafet ve aksesuar ağırlıklıydı. Marka parçaların da yer aldığı pazarda el işi ve deri ürünler de öne çıkıyordu. Mekanın ve bitpazarı düzeninin labirent yapısı içinde yine sıcak şarap eşliğinde her bakışınızda yeni bir dokunun gözünüze ilişmesi işin sırrı sanki. Çiçekli şifon elbiseyi ikinci, fötr şapkayı ise üçüncü kadehte almış olmam bir tesadüf olmasa gerek…



Fonda akan müzik ve mekanları birbirine bağlayan sergi koridorları, etkinliğe renk katıyordu. Sanki bir evin salonunda, annenizin eşyalarını ortaya döküp arkadaşlarınızın önüne yığmışsınız ve fikirlerini alırken nostaljinin içinde ufak adımlarla dans ediyormuşsunuz hissi veriyordu. En azından ben bu şekilde not almışım.



Bazı duvarlarda gözünüze ilişen bir yazı, yazıldığı kağıdın ve öylesine yapıştırılan bantın rahat hali ile uyumlu… "I am u. We are one. U are me." Hepsi bu. Az ama öz birkaç cümle daha, bu organizasyonun felsefesini paylaşıyor belki de. Alışverişin geri planda kaldığı zamanlarda tanışılan kişiler, yeni tür müzikler ve bazen eski bir şarkı, kış günlerine sıcak bakan bir hırka, frambuazlı muffin, kahkaha atan bir çocuk, haritaların içinde kaybolmuş bir çift, pabuçlarını yere vurarak dans eden esmer kız, birden gözünüze çarpıp beyninize anlık bir şok veren gergedan posteri… Ve başka bir tarafta o anın curcunasını özetleyen sözler; "Open design city, come down and make your own".


Bitpazarı, Neden 'Bit Pazarı'?
“Baksan Göremezsin, Arasan da Bulamazsın”
Bitpazarına Kimler Geliyor, Neler Oluyor, Nasıl Pazarlık Yapılıyor?
Kente Yayılan Sihirli Toz ve İlham Perileri
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin