"Cam dışındaki her türlü kaplama malzemesi korkunç bir şey olarak karşımıza çıkıyor"

01 Ekim 2015
 

Uluslararası piyasayı takip eden bir mimar olarak Türkiye'de üretilen malzemeleri nasıl değerlendirirsiniz?

OH: Türkiye'deki imalatçıların ve yatırımcıların kendilerini bu konuda geliştirdiklerini düşünüyorum. Nasıl ki biz bu fuarlara gidiyorsak, onlar da katılım gösteriyorlar. Dolayısıyla nelerin yapıldığını görüyorlar. Bugünkü ekonomik konjonktürde yabancı malzeme kullanımındaki kur farklarından ötürü çok insanın canı yandığı için yerli imalata dönüş var. Dolayısıyla Türk malzeme üreticilerinin ellerinde potansiyel olarak büyüyebilecek ciddi bir müşteri kitlesi olacak. Fakat buna cevap verebilme kısmı önemli. Türkiye'de inşaat sektörü alanında gelişmesinin faydalı olacağını düşündüğüm birkaç konu var. Mesela brüt beton kavramı... Malzemelerin çıplaklığıyla kullanılabilmesi maalesef bizde zayıf. Beton dökülüyor, kalıplar çıkartılıyor ve sıvanacağı için görsel olarak önemsenmiyor. Çelik yapılar, dış cephe kaplama malzemeleri de sıkıntılı konular. Cam dışındaki her türlü kaplama malzemesi korkunç bir şey olarak karşımıza çıkıyor.

Siz dikkatle tasarlıyorsunuz ama uygulaması aynı özenle yapılmıyor.

OH: Tasarım yapıldıktan sonra bütçesel gerçekler ortaya çıktığında, ona uygun yerli bir alternatif bulmakta çok zorlanıyoruz. En son önünüze "bakın bu da şu renk, şu dokularda geliyor" diye konulduğunda hangisini seçeyim diye ağlamak istiyorsunuz. Buna karşılık gelişen sektörler var. Mesela yerli parke sektörünün iyiye gittiğini düşünüyorum. Yurtdışında neler yapılıp edildiğine bakıp, biz de benzerini yapabiliriz diye çalışıyorlar.

FB: Aslında çok daha iyi olması gereken bir konu. Eskiden doğal parke çok yaygın kullanılırdı. Tabi uzak doğu işin içine girince maliyetleri çok düşürdü. Getirip yapmak üretmekten daha hızlı ve kolay. O yüzden doğal parke kullanılmaz olmuştu ama şimdi geriye dönüş var.

OH: Sadece mimarlık ve inşaat sektöründe değil, sanat ve yaratıcı sektörlerde de iyi örneklerin gelişmesine ve artmasına o kadar ihtiyacımız var ki. Bu konularda yapıcı olmak gerektiğini düşünüyorum. Eksikleri dile getirirken potansiyelleri de göz ardı etmemeliyiz.



Osman Hacıoğlu ve Fatoş Başaran ile...
Atelier 187 Ekibi ile...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin