"Bilimin ve tasarımın birleşmesi gerektiğine inanıyoruz"

27 Kasım 2014
 

Öncelikle Emedya Design ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi alabilir miyiz?

Gökhan Karakuş olarak yıllardır mimarlık kuramı üzerine yazılar yazıyorum. 2007 yılında kurduğumuz Emedya Design ise, Türkiye tasarım dünyası için çeşitli projeler gerçekleştiriyor. İşe etkileşimli tasarım projeleri ile başladık.

Daha sonra yayıncılık alanına girip, içerik ve tasarım konularını birleştirmeye çalıştık. Bu süreçte çalışma alanlarımızdan biri de Ortaçağ İslami Yapı Sistemleri oldu.


    
      Ebru Ulu, İslami Geometrik Örüntü Türetimi, 2009


Beş altı yıl önce Harvardlı fizikçi Peter Lu ile İznik Vakfı sponsorluğunda konferanslar düzenledik. Sonrasında vakıf için bir araştırma projesi geliştirdik ve geçen sene bunu gerçek hayata geçirmek üzere yola çıktık. Emedya Design olarak bilimin ve tasarımın birleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü gerek yerel bilimin, gerek bilgisayardan çıkan bilimin tasarımsal anlamda çağımızın gereği olduğunu düşünüyor ve bu yolda ilerliyoruz. Etkileşimli ve hesaplamalı tasarıma ağırlık vermemizin nedeni bu...


Yani araştırmanın yanında uygulama da yapıyorsunuz...


                           


Evet, mesela 2007 yılında Barbarlar grubu ile birlikte hesaplamalı tasarım yoluyla yani matematiksel hesaplarla yaptığımız tepsiler var. Bunları hızlı prototipleme yani şu an herkesin kullandığı 3D baskı ile üremiştik.

2007- 2008'de bu Türkiye'de sadece birkaç yerde vardı. Bir dönem MIT'de ders veren sanatçı-bilgisayar bilimci John Maeda'nın yarattığı "Design by numbers" (Sayılarla tasarlamak) diye bir kavram vardır. Bizim de matematiksel hesap yaparak, oradan çıkan sonuca göre tasarım yapmak gibi bir eğilimimiz var.


"Gerçekten hesap yapma konusunda pimpirikliydik"

Hangi yazılımları kullanıdınız bu ilk dönemde?

Processing bizim için çok önemli bir araçtı. Zaten processing'de hesaplamalı tasarım anlamında çok ileri bir program bilgisi gerekmiyor, belli şeyler yapabiliyorsunuz. Baktık ki işin matematik tarafı biraz daha işbirliği içinde çalışmayı gerektiriyor. Çünkü ofisteki mimar ve tasarımcılar olarak matematik hesapları belli yere kadar getirebiliyoruz. Hesaplamalı tasarımı, filtre ya da hazır modüllerden faydalanarak "grafiksel kullanıcı arabirimi" şeklinde yapmak istemedik. Gerçekten hesap yapma konusunda pimpirikliydik, biraz fazla detaya girdik ama çağın ruhunu bu şekilde yakalayabiliriz diye yola çıktık.


"Çevresel grafik tasarım ile yön bulma tasarımı yapıyoruz"

Fizikçi Peter Lu ile çalıştığınızdan bahsettiniz. Bu farklı disiplinin projenize nasıl bir katkısı oldu?

Aynı zamanda alansal/çevresel grafik tasarım işleri yapıyoruz. Desenlerin, insanların mekan algısını çok yükselttiğini gördük. Çevresel grafik tasarım ile yön bulma tasarımı yapıyoruz aslında. Bunu ne kadar iyi yaparsanız, insanların alan algısı da o kadar net olur. Mesela Zorlu Center için hazırladığımız yön bulma projesinde geometrik desenler üzerinde giden formlar yarattık. Algılansın ama aynı zamanda mimarlıkla da iç içe olsun. Şu anda Türkiye'de çok sayıda büyük ölçekli bina var. Esas mesele ise, insan ölçeğini nasıl yakalayacağımız. Bu desenvari tasarımdan yola çıkan yön bulma çalışmalarını Zorlu Center projesine dahil etmeye çalıştık ve belli bir yere kadar getirebildik. Bunu yapmanın temel yollarından birinin karo oluşturma olduğunu gördük. Bu noktada doğal taş üretimi konusunda Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden Silkar Madencilik - Akdo ile işbirliğine gittik.

Önceki projenizde çini ile çalışmıştınız, sonrasında doğal taşa geçiyorsunuz...

Evet, çünkü çinide de benzer karo sistemleri var.

Ama İznik Vakfı ile yaptığınız proje daha desen ağırlıklıydı sanırım...

Evet, doğal taşla birlikte 3. boyuta geçtik. Çok önemli bir noktaya değindin çünkü 2. ve 3. boyut arasında ilişki var. Bunu yine Peter Lu ile birlikte araştırdık. Bundan 6 ay önce de Londra'nın önemli tasarım mühendisliği şirketlerinden biri olan; Zaha Hadid, Norman Foster gibi isimlerle çalışmış Adams Taylor Kara II ile biraraya geldik. Sonsuza giden desenler ile 2 ve 3 boyutlu bir tasarım oluşturabilir miyiz dedik ve malzeme olarak da doğal taşı seçtik. Silkar-Akdo, bu projede ortağımız ve öncü sponsorumuz oldu.


Emedya Design ve Adams Kara Talyor II'nin "Hiperarkaik Tektonik" sergisindeki çalışmalarından...


Gökhan Karakuş ile Kuram ve Uygulama Üzerine...
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin