“Almanya’daki network’ümüz ile sürekli fikir alışverişi içerisindeyiz”

07 Nisan 2011
 

Müşterileriniz, ne kadar enerji tasarrufu sağladıklarını ya da su kullanımlarının nasıl verimli bir şekilde geri dönüştürüldüğünü gözlemleyebiliyorlar mı? Aldığınız tepkiler nasıl oldu?

And: Almanya'dan bir örnek verebilirim. Demmler Evi'ni yaptığım aile, yapıya taşındıktan sonra böyle bir talep ile gelmişti. Ev sahibinin kendisi de meraklıydı; gazeteci bir bey… Birkaç yıl ölçümler yaptı. Bu veriler bizim için de önemli olduğundan paylaşmasını rica ettik.

Ev, müstakil ahşap karkas bir bina idi… İç duvarlar kerpiç, dışında saz kamışı ısı yalıtımı var. Onun dışı da ahşap bir cepheyle kaplı. Fakat kışı çok sert geçen bir yer. 240 metrekare yaşam alanı var. Güney cephesinde pasif güneş enerjisinden faydalanmak için büyük bir cam serası var. Toplanan ısıyı depolamak için ise ısı kapasitesi yüksek zemin kaplamaları yerleştirildi. Bunların hepsini böyle planlamıştık. Dışarıda hava -20 derece, ama güneşli ise kaloriferi açmıyorlar! Ev, sera etkisi ile kendi kendine ısınıyor. Sıcak su ve kalorifer için doğalgaz tesisatı var. Yıllık harcamaları: 250 Euro.

Oldukça başarılı rakamlar bunlar…

And: 250 Euro'yu birkaç yıl arayla hep tuttu. 270 oldu, 240 oldu 250 oldu… Hava şartlarına göre ne kadar kullandılarsa artık. Ama hep bu çizgide devam etti diyebilirim.

Buradan Almanya için proje yapmak planlarınız arasında mı?

Mehmet: Olabilir tabi. Almanya'dan bir talep gelirse hayır demem.

Oradaki ilişkilerinizi taze tutuyor musunuz anlamında sormak istemiştim…

Mehmet: Az önce partner sisteminden bahsetmiştik, ekip ve network… Almanya'da da bir networkumuz var. Hamburg'da, birlikte çalıştığımız bir mimarlık ofisi var. Projelerde ortak teklif verdiğimiz ofisler… Kölnlü bir mimarlık ofisi var.

O mimarlarla da sürekli bir fikir alışverişimiz oluyor. Skype'ı çok yoğun bir şekilde kullanıyoruz. Çünkü Almanya ile diyalog çok daha kolay gerçekleşiyor. Orada da bayağı fikir alışverişi oluyor. Şu anda eds-a olarak birebir projemiz olmadı ama bunların hepsinin altyapısı hazır aslında. Ortak çalışabileceğimiz ofisler var.

And: Proje olmasa da danışmanlık yapıyoruz şu anda. Stuttgart'taki Türk konsolosluğu kendi yeni binasına taşınıyor. O işi de Türkiye'den bir mimari büro yapıyor. Bizi de danışman olarak görevlendirdiler. Burada ekolojik sebepten ziyade, oradaki bağlarımızı kullanmak için bizden bu hizmeti alıyorlar. Çünkü projeleri burada çiziyorlar. Bütün uygulamalar orada Alman firmaları tarafından yapılacak. Yani bu iş, hem burada olan hem de orada onlara her türlü imkanı sağlayacak bir büro ihtiyacından ortaya çıktı. Birebir işimiz değil ama…

… bu tip fırsatlar da doğuyor.

And: Evet, öyle bir şey oldu.

Mehmet: Ada Art da böyle bir görev üstlendik. Atölye düzenleyecek olan eğitimcilerin çoğu Almanya'dan gelecek. Orada da Almanya ile yoğun bir organizasyon halindeyiz. Bunu, bizim vereceğimiz ekolojik atölyeye nasıl entegre edebiliriz? Almanlarla Türkleri orada nasıl buluşturup kaynaştırabiliriz? Hangi aktivitelerin olması gerekiyor? Akşam programının ne olması lazım? Atölyelerin bir kısmı eğitim, öbür taraftan da insanların tanışması ve diyalog haline geçmesini sağlamak… Aslında çalışmanın en önemli parçası da bu. Çünkü insanlar çalışmanın yanında o dinamiği arıyorlar. İnsan ancak öyle mutlu olur, hayat sadece çalışmaktan ibaret değil.


Marangozluktan Sanata, Oradan Mimarlığa: Mehmet Şenol
İçmimarlıktan Yapı Biyologluğuna: And Akman
Ve Ortak Hikayeleri…
Trend veya Estetik Olarak Değil, Sağlıklı Barınma Mekanları İçin "Ekoloji"
Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Bu İçeriğe Yorum Yazın
Ad Soyad
E-posta
Yorum
Kalan karakter :

YEM | Facebook YEM | Twitter YEM | Linkedin