Kordon üzerinde yükseliyor Beyaz Kule. Ege’yi arkasına alarak yüzünü
Selanik’e dönmüş. Eski Selanik surlarının, şehrin doğu tarafındaki sahil surları
ile birleştiği noktada. Beyaz değil lakin. Kiliseleri, önce camiye sonra tekrar
kiliseye çevrilmiş; aklı karışmış, yaşadığı büyük yangında benliğinin bir
kısmını yitirmiş, mübadeleyle birlikte Türkiye yollarını tutan Türklerin
arkasından gözyaşı dökmüş, yaklaşık elli bin Yahudi’yi Almanlardan
saklayamamanın ağırlığını yıllarca taşımış bu kentin acılarına tanık olan bir
yapının, “beyaz” kalması beklenebilir mi? Ki vakti zamanında bu yapıda kılıç
sesleri yankılanmış, yapı kan kızılına bürünmüşse… Taştan da olsa, Kule’nin
rengi içine gömdüğü acılardan sararmaz mı, adına “tarih” denen bu olgunun
karşısında? Hangi boya sonsuza dek kapabilir ki bunca gözyaşını?
Fotoğraflar için lütfen ilerleyiniz.